Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

27.07.2020

Nuh Tufanı, bütün kutsal kitaplarda yer bulan bir olay.
Bunun tarihsel gerçekliği nedir acaba diye merak eden bir grup bilim adamı, jeolojik testlerle bu konuyu araştırmaya yönelmiş.
Henüz insanların yeryüzünde bulunmadığı dönemlerden yakın bir zaman sayılan 1000 yıl öncesine kadar çeşitli taşkın kalıntılarına ulaşmışlar.
Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan deniz dibi araştırmalarından elde edilen sonuçlar bazı denizlerin birinden diğerine büyük taşkınlarla boşaldığını ortaya çıkarmış.
Yazarlar diyor ki, bu taşkınlardan birinin, yaklaşık 7 bin yıl önce gerçekleşmiş olması ve buna Nuh Tufanı denmiş olması en büyük ihtimaller içinde sayılıyor.
Ancak Jeologlara göre tüm dünyayı aynı anda içine alan, tüm yer yüzünü aynı anda kaplayan bir taşkın bulgularına rastlanmamış.
Kitapta ayrıca eski çağlardan bu yana aktarılan çeşitli tufan hikayelerine de yer verilmiş.
Harika bir ilk çağ tarih kitabı ortaya çıkmış.
Meraklısına kesinlikle tavsiyemdir.
27.07.2020

Yazarın diğer romanları gibi bu da antik toplulukların günümüzdeki yansımaları üzerine kurgulanmış bir roman.
Kutsal kitaplara göre ilk insan Hz. Adem’in oğlu Kabil ilk katildir.
Kardeşi Habil’i öldürerek insanlık tarihinin ilk katil olduğunu söyler kutsal kitaplar.
Genetikçiler, öldürmenin de genetik bir sorun olduğunu, genlerinde yoğun olarak bunu taşıyanların öldürmeye daha meyilli olduklarını söylerler.
Kötü genlerin aktif hale gelmesi hem şekilsel bozukluklara, hem daha zayıf bağışıklık sistemine yol açmakla birlikte davranış olarak da kötü davranışlara yol açan genlerin de serbest kalmasına yol açıyor.
İspanya’nın Bask bölgesinde yaşayan Cagotlar (Cagots) adlı bir topluluk vardır.
Bunlar toplumdan tecrit edilmiş ve kendi içlerine kapanmaya zorlanmışlardır.
İlerleyen zamanlarda ise dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmışlardır.
Farklı yerlerde işlenen vahşi cinayetler dedektiflerin dikkatine çeker.
Öldürülen kişilerdeki bariz şekil bozuklukları ise ayrı bir dikkat çekici noktadır.
16.07.2020

Felsefe içerikli romanlardan hoşlanıyorsanız tam size göre.
Öyle yalın bir felsefe de değil, dolu dolu mizah yüklü aynı zamanda.
Robot keşişlerin vaaz verdiği bir kilisede, cemaati gerçek keşişin eksikliğini hissetmeden ibadetine devam ettiği bölümler hem gülmenize hem düşünmenize sebep olacak.
Gittikçe olaylar biraz daha karmaşıklaşır.
Bir adam av tüfeğiyle öldürülmüştür.
Ruhu bedenden ayrılır ve ortalıkta dolaşmaya başlar.
Evine, ofisine, dağ evine gider. Alışık olduğu hayata yaşamak istemektedir ama beden olmadan mümkün olmamaktadır.
Sevdiği yiyecek, içecekleri yemek istese de bir beden olmadan olacak iş değildir.
Kardeşi onun bulunması için bir dedektif tutar, bu da komik gelişmelere neden olur.
Konu boyunca Schrödinger'in kedisi” ne bol bol atıf bulacaksınız.
Felsefe ve mizah bir arada güzel bir kitap.
12.07.2020

Bu kitap, yazarın Piyon, Kale ve At üçlemesinin ikincisi.
Acı hissetmemek nasıl bir şey?
İnsan acıyı arar hale gelebilir mi?
Acı, belki de bir şekilde ben varım, hayattayım demenin tepkisel hali.
Ancak acı duymayanlar da var, bunlara CIPA hastalığı deniyor ve fazla uzun yaşayamıyorlar.
Hiçbir acı hissetmiyorlar. Bedenlerinde, yanıklar, kesikler, hatta kopmalar olsa da acı hissetmiyorlar!
Yazar romanlarını güzel bilgiler de dolduruyor.
Bu romanında da CIPA hastalığının yanında, yangın ile ilgili teknik bilgiler var.
Bir yangının kasıtlı çıkarılıp çıkarılmadığı nasıl anlaşılır tüm detaylar kitabın içinde.
Peş peşe kundaklamalar olmaktadır.
Dedektifler, yanan binalar arasındaki bağlantıyı bulmaya çalışırken, bir taraftan da kaçırılan kadınlar vahşice öldürülmektedir.
Tam yanan binalar ve öldürülen kadınlar arasındaki bağlantılar ortaya çıkmak üzereyken acı hissi olmayan bir CIPA hastası....
29.06.2020

Yazarın çeşitli bilim dergilerinde yayınlanmış makalelerinden oluşan bir kitap.
Kitap adını ilk makaleden almış.
İngiltere’de kralın ya da yüksek bürokratların özel papazların olmasına atfen, ilgili makalenin konusu Darwin’in çalışmaları ile olduğu için ve Darwin’in aynı zamanda bir papaz olmansa rağmen çalışmaları da din öğretileri ile çeliştiği için ona şeytanın papazı yakıştırmasını yapmış.
Dawkins evrimi bir teori olmaktan çıkartıp onu bir olgu haline getiren bilim adamları arasında en önemli yere sahip.
Dawkins’in en önemli çalışmaları DNA üzerine.
DNA’nin kendine özgü harf dizilerinden oluştuğunu, yakın akrabalar içinde eşleşen DNA harflerinin çok sık olmasına karşın akrabalık derecesi azaldıkça eşleşen DNA harflerinin sıklığının da azaldığını açıklar ve ekler.
Birbiri ile ilgisizi iki canlı arasında, mesela bir kertenkele ile bir yonca arasında dahi eşleşen DNA harfleri bulunmaktadır!