Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

07.05.2020

Bu yazar çok güzel işler çıkarıyor. Almanya’da ve pek çok ülkede yayınlanmış 10 romanı var, ancak bunlardan sadece 3’ü Türkiye’de yayınlandı.

Yazarın bu romanında ele aldığı konu travma, travmanın insan hayatında bıraktığı etki.
Travma insan hayatında yıkıcı etkiler bırakabiliyor.
Travmanın sebebi de önemli bu arada.
Hipnoz yöntemi travmaları tedavide önemli bir yöntem.

Aachen cinayet büro departmanından alınmış nefes kesici bir konu.

Çok zeki bir psikiyatrist, zihinlere inanılmaz derecede isabetli okuyabiliyor.
Cinsel istismar mağduru çocuklar.
Ve cinayetler.
Psikiyatrist, suçluların yakalanmasında dedektiflere yardımcı oluyor.
Bu arada kendi bireysel araştırmaları var, onları sürekli dosyalıyor.
Bu araştırmalar gün geliyor aranan bir suçluyu ortaya çıkarıyor, ancak suçlu herkesi çok şaşırtıyor.
29.04.2020

Neler yapıyoruz kendi kendimize?
Kat kat betonlar, betonlar içinde şık bölmeler, şık bölmeler içinde esir hayatlar, ulaşılacak hedefler, hedefler.
Ne uğruna tüm bunlar.
Nasıl bir tuzak bu insanların kendi kendine kurduğu.
Elimizdeki gibi kitaplar çoğalırsa bu tuzaklardan kurtulur muyuz bir gün?
Siz de bir bakın ve öyle karar verin en iyisi.
29.04.2020

Beynin detaylarının çok azı keşfedilebildi henüz, keşfedilemeyen kısımlarda büyük sırlar gizli.
Elimizdeki kitap, elektronik beyin uzmanı bir yazarın, uzmanlığı kapsamında beyin üzerinde yapılabileceklere dair bir kurgudan yola çıkarak meydana getirdiği bir gerilim romanı.
Sibylle hastaneden kaçar ve evine gelir. Kocası onu tanımaz ve onun Sibylle olmadığını söyler.
Sadece karısının bilebileceği sorulara verdiği cevaplarla kocasını ikna eder, evine girer.
Kadın endişe ile oğlunu sorar. Ancak kocası bir oğulları olmadığını söyler.
Eşi ile fotoğraflarda başka bir kadının resmi vardır.
Para biriktirdiği kavanozu bulur, paraları yerindedir, onları alır.
En yakın arkadaşını arar, onunla buluşur, ama o da sen benim arkadaşım değilsin der. Oğunu sorduğunda ise senin bir oğlun yok hiç olmadı der.
İşyerine gider ama patronu onu tanımaz.
Sibylle kaybolmuştur...
Artık kim olduğunu kendisi de bilmemektedir...
Tam her şeyden vazgeçip pes ettiği sırada...
24.04.2020

Bu kitabı okumadan önce şunu düşünmenizi ve kendi kendinize şu soruyu sormanızı öneririm; hangi düşünce gerçekten kendi düşüncemiz, hangi düşünceyi sadece büyük bir kitle benimsediği için benimsiyoruz?
Bu her açıdan olabilir, din ideoloji, birine sempati ya da antipati.
Hangi fikri inandığımız için benimsiyoruz, hangilerini bir kitlenin mensubu olmak için ya da bir kitleden dışlanmamak için benimsiyoruz?
Bir olaya şahit olduğunu söyleyen çok kişi varsa palavra olma olasılığı da o kadar fazladır diyor yazar. İnsanlar, bir kez ateşlenen bir görgü tanıklığını, çoğu kez kendi de şahit olmuş gibi benimser ve kitlelere mal olması bu şekilde gerçekleşir diyor yazar.
Çoğu kez akıl mantık aranmaz kitlelerin kabul ettiği bir konuda. Kitlenin kabul ediyor etmesi yeterlidir.
23.04.2020

İnsan İçgüdüsü adlı eseriyle okuyucunun ilgisini çeken yazar, bu sefer de İnsan Beyni adlı eseri ile harikalar yaratmış
Birbirinin aynı olan iki beyin yoktur diyor yazar.
Beyin hücreleri arasında iletişim kanalları bulunuyor. Bunlar bir nevi hücreler arası patikalar. Beyin ne kadar aktif kullanılırsa bu patikaların sayısı artıyor ve bu da sorun çözme kabiliyetini geliştiriyor.
Beyin insan ömrü süresinde dahi geliştirilebilen bir organ. Sürekli beyin egzersizi yapan, kitap okuyan, bulmaca çözen kişilerin beyni yaşam süresi boyunca gelişebiliyor.
Bazı gelişmeler ise yıllar iççinde kalıtsal hale geliyor ve sonraki nesillere aktarılıyor.
Beyin her zaman en kötü ihtimali dikkate alıyor. Ormanda yerde unuttuğumuz bir ipi yılan sanabiliriz. Gece ormanda yürürken kocaman bir kayayı ayı sanabiliriz. Beyin burada en kötü ihtimali dikkate alarak savunma geliştirmeyi öne alıyor. Beyninizi daha iyi tanımak ve kullanmak için bu kitabı kaçırmayın.