Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

22.10.2019

Genin yapısı ile başlayan kitap, genin nesiller boyu kendini kopyalayarak nasıl bir varoluş gayreti içinde olduğunu ortaya koyarak ilerliyor.
Görüyoruz ki genin tek amacı var varlığını sonraki nesillere aktararak ve kopyalayarak varlığını devam ettirmek. Gen ayrıca diğer genlerle bir savaş içinde, hangisi baskın çıkarsa diğerini yok ediyor ya da pasifize ediyor ve kendi varlığının devamını sağlıyor.
Ayrıca aktarılan genler içinde ölümcül, yani bulunduğu bedeni öldüren genler de bulunuyor fakat bunlar yaşatıcı genler tarafından pasifize ediliyor, eğer aile akraba içi üreme olursa pasifize olmuş (çekinik)ölümcül genler aktif hale geliyor ve aktarıldığı bedeni öldürüyor.
Eğer genler sonraki nesillere aktarılarak ve güçlü gen zayıf geni yok ederek ya da sonraki nesillere aktarımını bloke ederek var olma savaşı veriyorsa, birçok gen var demektir. Bu durumda geriye doğru gen yolculuğunun başlangıcına kadar takip edebilme imkanı olsa?
Çok çarpıcı bilimsel bilgilerle karşılaşacaksınız.
22.10.2019

Kutadgu Bilig, Türkçe olarak yazılmış en eski eser olması bakımından önemli. Karahanlılar döneminde bugün Kırgızistan sınırları içinde bulunan Balasagun’da başlamış, 1070 yılında bugün Uygur Özerk Bölgesi içinde bulunan Kaşgar’da tamamlanmış ve Uygur alfabesi ile yazılmış.
Balasagunlu Yusuf, bu eseri sultana takdim edince Has Hacib ünvanı ile ödüllendirilmiş.
Diğer taraftan Türklerin İslam’a geçiş sürecinin devam ettiği bir dönemde ve henüz önceki inanış ve adetlerin kısmen devam ettiği bir dönemde yazılmış olması açısından da önemli.
Günümüze ulaşan üç el yazması nüsha var.
Bunlardan orijinali Fergana Müzesinde bulunanı ve bu tercüme Fergana müzesindeki esas alınarak hazırlanmış.
Daha sonraki tarihlerde Arap harfleri ile el yazması olarak kopya edilmiş Mısır ve Viyana nüshaları var.
Kutdgu Bilig, kut alma, kutlanma, mutlu olma bilgisi olarak günümüz Türkçesinde izah buluyor.
Aklın süsü dildir, dilin süsü söz. Kişinin süs yüzdür, yüzün süsü göz.
21.10.2019

Nobel ödüllü yazardan muhteşem bir kitap.
Bir dolandırıcı nasıl doğar büyü gelişir. Hangi şartlar onu böyle olmaya iter.
Etrafımızda Felix’lerden çok var.
Felix, evet dolandırdım, ama bir dinleyin bakalım niye dolandırdım diyor.
Varlıklı bir ailenin çocuğudur Felix. Tuzu kuru diye tabir edilen şanslı azınlıktandır. E bu durumda da hayat sıkıcı şeylerle uğraşılmayacak kadar değerlidir.
Çocuklukta babasının yazı ve imzasını taklit ederek okuldan izin almayla başlayan masum sahtekarlıklar bir sonraki adımda hasta taklidi yaparak okuldan kaytarmalara kadar varır. Hasta taklidinde o kadar başarılıdır ki doktor dahi onun gerçekten hasta olduğuna inanmaktadır.
Her ilerleyen adımda sahtekarlık da bir üst seviyeye çıkar. Bakkalı oyalayıp şeker dolabından şeker, çikolata aşırmaya seviyesine geçilmiştir artık.
Bir gün baba iflas eder ve intiha eder. Artık önlerinde bambaşka bir yaşam vardır ailenin.
18.10.2019

Bu romanında, ustanın kendi kumar alışkanlığı ile mücadelesini anlattığı da söylenir eleştirmenler tarafından.
Ivan, Almanya’da Roulettenburg’da yaşayan bir Rus’tur. Otelde yaşayan emekli ve muflis emekli bir generalin ailesine eğitim hizmeti vermektedir. Ivan Generalin üvey kızı Polina’ya da aşıktır, hatta onun kölesi haline gelmiştir, ne derse yapmaktadır. Ve Polina birgün ihtiyacı olan parayı elde edebilmek için Ivan’dan kumar oynamasını ister.
Ivan tahmin ettiğinden de fazla para kazanır.
Emekli generalin borcu hayli kabarıktır, 75 yaşındaki çok zengin ve hasta halasının ölümünü beklemektedir.
Ailede herkes aynı beklentidedir aslında.
Generalin sevgilisi de. Ondan kalacak miras ile refaha kavuşacaklardır. Fakat ölümü beklenen hala bir gün sapasağlam çıkar gelir. Hasta halinden eser yoktur, neşeli ve kıpır kıpırdır, hareket ve heyecan aramaktadır.
Ivan onu kumarhaneye götürür!
Bu gerçek hayattan esinlenilmiş hikayenin detaylarını kitapta ilerleyen sayfalarda bulacaksınız.
10.10.2019

Kitpyurdu'nun okurlara hediyesi Dergah Kasım sayısı, yazar söyleşileri, kitap tanıtımları, röportajlarla yine dolu dolu ve keyifli...
Teşekkürler Kitapyurdu.