Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

29.03.2018

İslam’ı ve Hz. Muhammed’i bir sosyolog gözüyle okumak, tanımak isteyenler için harika bir eser.
Bu kitap onun 1965- 1967 yılları arasında Meşed üniversitesindeki ders notlarından oluşturulmuş. İran gibi köklü bir kültür nasıl oldu da çölden çıkma ilkel bir bedevi kültürüne yenik düştü diye soruyor. İslam aracıları aradan çıkardı, kul ile Tanrısı arasında kimseyi bırakmadı. “Kullarım sana beni sorarlarsa, benim onlara yakın olduğumu söyle (Bakara,186)” “Biz ona şah damarından daha yakınız (Kaf 16)” Bu nedenle İslam’da din adamlığı sınıfı yoktur. Dinin teşkilatlanması sonraki asırların icadıdır. Hicri 5. Yüzyıldan itibaren Türkler geldi ve İslam’da düşünce kapısına kilit vurdu Eğer Nizamülmülk ve Nizamiye medreseleri İslam’ın ilk yıllarında vücut bulsaydı İslam fikri yönden asla gelişemezdi diyor. Nizamülmülk Selçuklunun ilk sadrazamıdır fakat İran asıllıdır ve İran devlet sistemini Selçukluya uyarlamıştır, sonraki tüm Selçuklu sultanlarının adı da İran milli kahramanlarının adıdır.

29.03.2018

İşin en güzel yanı aslında dünyanın kimseye kalmayacak olması.
Acaba gelecekte de böyle mi olacak?
Ekonomik, siyasi, askeri, bürokratik güçleri ellerinde tutanlar diğerlerinin hayatlarını satın alabilecek duruma gelebilir mi!?
İlginç bir bilim kurgu romanı
Dünya artık tamamen egemenlerin kontrolündedir. Her şeye hakimdirler. Kendileri dışındaki insanların bedenlerini de kullanmaktadırlar. Onları dondurup, kendi bdenleri öldüğünde onların bedenlerini kullanmaktadırlar.
Hafızaları da harici bir bellek içinde depolanmakta, yeni bedene girdiklerinde bellekleri de yeniden yüklenmektedir. Çünkü ölen sadece bedendir, bellek ve ruh ölmemektedir.
Önemli bir kişi ölmüştür veya öldürülmüştür. Yeni bedenine girdikten sonra kendisini kimin öldürdüğünü bulmak üzere bir uzman tutar. Uzman da aynı zamanda eğitimli bir askerdir ve o da yeni bedenine yeni girmiştir.
Sonuna kadar yüksek temposunu hiç düşürmeyen bir roman.
16.03.2018

Her ne kadar Moğolların gizli tarihi dese de, ağırlıklı olarak Cengiz Han’ı anlatıyor. Cengi Han tarihi deseler daha isabetli olurdu aslında. 1240 yılında yazılmış, orijinal metin elde yok. Cengiz Han’ın ilk eşi Börte’nin evliliklerinden kısa bir süre sonra Merkitler tarafından kaçırılması kitapta geniş yer tutuyor. Cengiz Han eşini ancak aylar sonra kurtarabilir ve kurtardıktan kısa süre sonra en büyük oğlu Cuci doğar. Cengiz Han Cuci’yi kendi oğlu olarak kabul ettiğini beyan eder. Cengiz Hanın babası Yesugey Tatarlar tarafından bir dost yemeğinde zehirlenerek öldürmüştür. Tüm bu olanlar Cengiz Han’ı iyice bileyecek, o da devam eden yıllarda intikamını başka masum insanlardan alacaktır. 13. yüzyıla kadar adı sanı duyulmayan bir kavim olan Moğollar Cengiz Han ile birlikte tüm dünyaca tanınır olmuşlar. Kitabın ilk bölümü Cengiz hanın soyağacından oluşuyor. Cengiz hanın büyük büyük dedesi annesinden kutsal bir nur ile babasız doğmuş. Daha fazlası için kitabı tavsiye ederim.
12.02.2018

427-347 yıllarında yaşamış Platon Atina’da zengin bir Aristokrat ailenin çocuğu olarak doğmuştu.
Sparta ile 27 yıl süren Poleponnesos Savaşı sonucunda Atina Spartalılar’ın egemenliği altına girdi. Bu ortamda doğup, büyüyen Platon’un içine sinmeyen bir şeyler vardı. Hukuk, idari ve ahlaki yapıda hatalar olmakla birlikte 399'da hocası Sokrates’in halkı düşünmeye çağırıyor, uyandırıyor diye zehirlenerek öldürülmesi onu etkiledi. Akademi adını verdiği okulunda hukuktan, ahlaka, idareden felsefeye pek çok eser meydana getirdi. Son olarak da devlet yönetimini anlatan bu kitabı yazdı. Platon; "Yasa bir edebiyat eseridir. Yasa koyucunun sorumluluğu ozanınkinden daha büyüktür" "Yasa koyucu en iyi ve en güzel tragedyayı yaratan bir sanatçıdır. Nitekim onun kuracağı en güzel ve en iyi yaşamı sergileyen gerçek tragedyadır" "Yasaların çiğnendiği, mahkeme kararlarının güçsüz kaldığı ve yok sayıldığı bir devlet ayakta kalamaz" diyerek 2400 yıl öncesinden sesleniyor.
04.02.2018

Düsseldorf yakınlarında Neander vadisinde 1856 yılında bulunan çene kemiği insanlığın geçmişi ile ilgili bugüne kadarki tüm bilinenleri alt üst etti. Bambaşka bir kafatası yapısına işaret ediyordu bu çene kemiği, yeni bir insan türüne. Bu yeni insan türüne Neander vadisine atfen Neandertal dendi.
Bundan sonraki arkeolojik kazılarda bu algı ön plana çıkmaya başladı. Ardı ardına bulunan yeni bulgular bu konuda bilinenleri artırdı. 250 bin yıl öncesine tarihlenen bu bulgulara göre Avrupa’da bambaşka bir insan türü yaşamıştı. Onlar da zamanla Avrupa’ya sığmayıp Ortadoğu’ya, Kafkaslar’a ve İç Asya’ya kadar dağıldıkları anlaşıldı.
Derhal DNA incelemeleri başladı. Günümüz insanının DNA’ları ile karşılaştırıldı ve sonuçlar dehşet vericiydi!
Bu kitap Neandertaller konusunda bugüne kadar yapılmış tüm bulguları derli toplu bir halde okuyucuyla buluşturan bir çalışma niteliğinde. Meraklıları kaçırmasın.