Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar
Güçlü bir hatipti. Özellikle varoş kitleler onu ilgiyle takip ediyordu. Devlet imkanlarını kendine bağlı bir ordu kurmak ve halk kitlelerini kendine bağlamak için kullandı. Caesar’ın Roma Cumhuriyeti’ndeki devlet adamlığının büyük bölümü çeşitli eyaletlerde vali olarak geçti. Ama o valilik ile yetinecek bir yapıda değildi. Tüm Roma’ya hakim olmalıydı. Roma’nın tüm zayıf noktalarını kullanmaya başladı. Kendisine tahsis edilen orduyu, Roma içindeki en güçlü ordu haline getirdi. Valilik görevinde iken bir gece rüyasında annesine tecavüz ettiğini gördü. En ünlü müneccimlere rüyasını yorumlattı. Müneccim, “tecavüz ettiğin sadece kendi annen değil, tüm Roma’dır, sanırım yakında tüm Roma aynı akıbete maruz kalacak!” demişti. Caesar hitabet yeteneğini de daha çok varoşlar üzerinde kullandı. Elit kesime söyleyecek pek bir şeyi yoktu. Varoş halkını ikna edebiliyordu. Roma'yı ne bekliyordu? Tavsiye ederim.
Henüz 20’li yaşlarında Şark’a yaptığı bir gezide hayran kaldığı bölgeye sık sık ziyarette bulundu, Arap yarımadasının vahşi kabileleri arasında yolculuk etmekten keyif aldı. Buralarda aldığı notlar, çizimler ülkesinde büyük ilgi gördü. 1912 yılına gelindiğinde günlüğüne düştüğü bir not vardı; "Osmanlı giderek batıyor, hükmettiği Ortadoğu toprakları kapanın elinde kalacak. İngiliz devleti elini çabuk tutmalı" 1914'te savaş gelip çattığında Gertrude İngiliz devleti için çok önemli oldu. Bölgeyi iyi bilen birkaç İngilizden biriydi. Gertrude çok tutkulu aşklar yaşadı. Ama hiç biri Dick Doughty gibi olmadı. Dick evliydi ancak Gertrude’un umurunda değildi. Bir düzine karın olsa da umurumda değil diyordu ona. Artık onun için yaşıyor gibiydi. Ancak gün geldi Çanakkale savaşı patlak verdi. Dick savaşın ilk günlerinde öldü. Gertrude’nin yaşama nedeni, yaşama sevinci yoktu artık. Hayatının bundan sonrasında hiçbir şey onu hayata bağlamadı. Gertrude adeta intikam almaya yemin etmişti.
Düzenli siparişlerim nedeniyle hediye olarak gönderilen Ayraç Dergisi için Kitapyurdu'na teşekkür ederim. 94. sayı da dolu dolu. Can Yücel şiirleri ve eserleriyle baş köşeyi kapmış. Yeni çıkan kitap tanıtımları kitap kurtları için rehber niteliğinde. Turgut Güler'in Akşemseddin konulu "Değirmen Taşı" adlı romanı bu tanıtımlar arasında ilgimi çekti ve okuma listeme eklendi.
Spinoza 1632-1677 yılları arasında Hollanda’da yaşamış. Yahudi bir tüccar ailenin çocuğu. Ailesi dini eğitim alması için cemaate teslim etse de bu onu pek sarmamış ve cemaati terk etmiş. Bununla birlikte ailesinden de uzaklaşmış. Hayatını basit işler yaparak kazanmış. Yazdığı kitapların büyük kısmı ölümünden sonra yayınlanmış.
Spinoza bu eserinde Tanrı, zihin, duygu, akıl gibi kavramları matematik yöntemlerle kanıtlamaya koyulmuş ve çeşitli formüller geliştirmiş.
Bilinen bir önyargı var diyor Spiniza; tanrı dünyadaki her şeyi insan için, insanı da kendisine tapması için yarattı. Bu yanlış bir yaklaşımdır diyor ve bunu matematik formülerle izaha koyuluyor. Bu izahlar ve formüller okumaya değer.
M.Ö. 3000 yıl öncesine kadar varan İran tarihini kahramanlık hikayeleri ve sözlü rivayetlerden derleyerek yazıya aktarılan tarihi bir ilk el kaynak. Yazımı 35 yıl sürmüş. Firdevsi Bu eseri nedeniyle İran'da milli şairi olarak kabul ediliyor. 940 yılında İran kökenli Samaniler’in egemenliğindeki Buhara’da doğmuş. 1014 yılında eserini tamamladığında artık Samani devleti yıkılmış, Gazne kurulmuştur. Gazneli Mhmut Firdevsi’yi pek iyi karşılamaz. Sultan Mahmut’un Firdevsi’yi pek iyi karşılamamasının altında bu eserinde sürekli İranlı tarihi kahramanları abartılı ifadelerle anlatması, İranlıların cesaret ve hünerde başta Türkler olmak üzere diğer milletlerden ne kadar üstün olduğunu anlatmasıdır.Hatta Sultan Mahmut Firdevsi’ye, “koca eserde hep Rüstem’i anlatmışsın ama bilmez misin ki benim Alplerimin içinde yüzlerce Rüstem vardır” demesi üzerine Firdevsi, “alpleriniz içinde kaç Rüstem olduğunu bilmem ama Allah şimdiye kadar Rüstem gibi bir yiğit yaratmadı” deyince ipler iyice kopar. .