Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın yaşadığı kasabada tanık olduğu, işleneceğini herkesin bildiği ama engellemek için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsü. Bir töre cinayeti söz konusu olan. Töre konuştu mu herkes susar. Kolombiya’da olsa bile. İsimleri çıkararak okursanız Anadolu’da bir kasabada yaşanmış olduğunu bile düşünebilirsiniz.
Toplum psikolojisi ne demek yazar bunu da çok güzel yansıtmış. Zaten bu yüzden de 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü almış.
Konunun sonu baştan belli olmasına rağmen kitap baştan sona sürükleyici bir anlatıma sahip. 100 küsür sayfalık kitabı elinize aldığınızda 1 günde bitirebilirsiniz.
Şantaj üzerine psikolojik gerilim üzerine kurulu bir roman. Psikolojik romanlardan hoşlananlar için güzel bir seçenek. Yazarın bir psikolog olması, Freud'dan etkilenmiş bir kişi olması, psikolojiyi öykülerine nasıl ustalıkla yerleştirdiği konusunda bir fikir veriyor elbette.
Viyana doğumlu yazar Nazi zulmünden kaçmak için birçok kez göç eder. En son göç ettiği Brezilya'da ise karısıyla birlikte intihar eder. Bu romanını da ölümünden kısa süre önce tamamlamış.
Roman, ailesi ile mutlu mesut yaşayan bir kadının başka biriyle yaşadığı bir ilişkinin biri tarafından öğrenilmesi ve bunun üzerine kurulan bir şantajın öyküsü.
Bir gemi yolculuğu. Yolcular arasında bir satranç şampiyonu. Ancak son derece kendini beğenmiş, ukala ve soğuk bir tip. Gemide bulunanlardan biri onunla bir karşılaşma yapmak ister. Şampiyon prensip gereği parasız oynamayacağını, 250 dolar karşılığı isteyen kişiyle oynayacağını söyler. Teklif kabul görür. Kendisine karşı bütün gemidekiler birleşmiş olarak oynayabilir. Karşı tarafa her hamle için on dakika süre tanır ve bu süre içinde oyun salonundan dışarı çıkacağını söyler. Oyun bu şekilde başlayıp sürerken ve yolcular ittifakı yenilmek üzere iken bu ittifaka esrarengiz biri katılır. Hem de tam mat olmaya sebep olacak bir hamleden hemen önce. Oyun esrarengiz oyuncunun katılımıyla birden tersine döner ve berabere biter. Bu kişi şampiyonun hemen dikkatini çekmiştir. Ona teke tek bir oyun teklif eder. Ancak esrarengiz oyuncu oyun oynayabilecek durumda değildir. Çünkü o güne kadar herhangi bir rakibe karşı oynamamış, son 25 yıldır ise eline satranç taşı almamış bir kişidir.
Gregor bir sabah uyandığında kendisini hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur. Onu gören aile bireyleri terlik fırlatarak peşine düşer. Annesi, kız kardeşi çığlık atarak ondan tiksinir. Gregor onlara kendini anlatmayı bir türlü başaramaz, onların karşısına her çıktığında şiddetli bir terlik saldırısı ile karşılaşır. Bu saldırıların bazılarında yara alır ve aldığı yaralar ona derin acılar verir. Tam yaraları iyileşip tekrar karşılarına çıktığında kendisine fırlatılan maddeler nedeniyle tekrar yaralanır, incinir. Sadece aile içinde değil, iş hayatında da durum hiç farklı değildir. Kitap bittiğinde ise anlıyoruz ki aslında Gregor hamamböceğine dönüşmemiştir. Çevresini saran baskılara karşı direndiğinden horlanmış, itilmiş, dışlanmıştır. Ona atılanlar, onu yaralayıp incitenler aslında terlik ya da başka maddeler değil, incitici sözlerdir. O kendini ifade etmek için ailesinin ya da çevresindekilerin karşısına her çıktığında incitici, yaralayıcı sözlerle saldırıya uğramakta yaralanmaktadır.
Düzenli siparişlerim nedeniyle her ay kargoma hediye olarak eklenen Ayraç Dergisi nedeniyle öncelikle Kitapyurdu'na teşekkür ederim. Her ay gündemdeki ilgi çekici yazar ve kitapları ele alan Ayraç, bu hafta da Yuval Noah Harari ve son kitabı Home Deus'u, genç yazarlardan Hasan Harmancı ile röportjı ve diğer bir çok ilginç kitap ve yazarlar ile keyifli bir sayı olmuş.