Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

18.08.2016

Zaman M.Ö.550 li yıllar. İran Turan savaşlarının tarihte yaşanmış en çetin çarpışmalarından biri Saka’ların başında Tomris hanın bulunduğu zamanda gerçekleşiyor. Bu hem İran arşivlerinde hem de Heredot tarihinde bulunuyor. İran tarafında İran hakimiyetinde bulunan tüm devletler ile Sakaların tarafında Türkçe konuşan tüm devletlerin karşı karşıya gelmesi ile dönemin bir nevi dünya savaşı niteliğindedir bu savaş. İran kralı Kirus Hindistan’dan doğu Avrupa’ya kadar tüm bölgeyi ele geçirmiş ve şimdi sıra kuzeye, Sakaların yaşadığı bölgeye gelmiştir. Sakaların güçlü lideri Alp Han ölmüş, yerine eşi geçmiştir. Saldırmanın tam zamanı diye düşür Kirus. Kirus 500.000 kişilik bir ordu ile Saka toraklarına girer. Tomris han ise 100.000 kişilik bir ordu ile Kirus’un ordusunu beklemektedir. Tomris Han ve kurmaylarının planladığı olağan üstü savaş taktikleri ile Sakalar İranlıları unutulmayacak bir hezimete uğratır ve Kirus’u kendi elleri ile öldürür.
08.08.2016

Yarı tarih, yarı hikaye bir eski İstanbul romanı. Osmanlı’nın saray tarihini okuduk çoğunlukla, saray dışında da bir hayat var elbette. Osmanlı’nın İstanbul’unda, arka sokaklarda neler yaşanıyordu? Dilenciler teşkilatı, kumarhaneleri, hırsızları, hafiyeleri, zaptiyeleri ile nasıl bir İstanbul vardı, hayat çizgilerinin birbirleri ile kesiştiği noktalar nelerdi? Yarı tarih yarı hikaye ile okuyucu güzel bir arka sokak tarihi içine çekiliyor. Birbirinden farklı hikayelerle yazar bu konuları okuyucular ile buluştururken yine birbirinden farklı hikayelerin kahramanlarını da ustalıkla bir yerde birbirleri ile yollarını kesiştirmeyi başarmış. Öyle ki okuyucuyu sürekli bir merak içine bir sonraki hikayede okuyucuların nerede bir araya geleceklerinin yolunu gözler oluyor.
08.08.2016

Hapishanelerin, özellikle de yasa dışı örgüt üyeliğinden hapiste yatanların hapishane içi yaşamlarını ilk elden okuyabileceğiniz nadir kitaplardan biri. Cezaevi içinde örgütlerce kurulan hapishanede yaşananları okurken kanınızın donduğunu hissedebilirsiniz. Hele 17 yaşındaki örgüt üyesi kıza hapishane içinde örgüt arkadaşlarınca yapılan akıl almaz işkenceleri, işkenceden çektiği acılardan sığınacak yer ararken anne anne diye tüm ceza evini inleten çığlıklarını, sonunda da yine örgüt arkadaşları tarafından boğularak öldürülmesini kolay kolay unutamayacaksınız.
Örgüt disiplinini canlı tutmak adına cezaevindeki kendi örgüt arkadaşları tarafından şiddetli işkencelere maruz kalan ve öldürülen daha nicelerinin kan donduran hikayelerini okuyabilirsiniz bu kitapta.
14.07.2016

Rus resmi Tarihindeki adıyla 4. İvan Rus tarihinde de dünya tarihinde de önemli bir yere sahip. 1530-1584 tarihleri arasında yaşamış ve 1547’de henüz 17 yaşındayken taç giymiş ve Rusya’yı Çarlık sistemine geçirmiş olan İvan Osmanlı ile Rus ilişkilerinde de etkisi uzun süre devam eden etkilere neden olmuş, ilk Osmanlı – Rus savaşları İvan döneminde başlamış. Zira gün gelip el attığı yerler Osmanlı sahası olmuş. Bunların en önemlisi ise Kırım. İvan’ın çar olduğu yıllarda Osmanlı tahtında Önce Kanuni Süleyman, sonra 2. Selim, sonra da 3. Murat var. Kitabı okurken zihnimin Osmanlı tarihi ile paralel düşünerek gitmek bir kıyası da beraberinde getiriyor ister istemez. Zaten Ruslar’ın en fazla mücadele ve savaş içinde olduğu ülke Osmanlı. İkinci düşmanları ise iç isyanlar. Kayda değer üçüncü bir düşman yok. İvan da 1582 yılında kendisine ihanet ettiği gerekçesiyle oğlunu idam ettiriyor, ancak Rus sarayında sistematik ve kurumsallaşmış bir şehzade katliamına rastlanmıyor.

14.07.2016

Neden Avrupalılar Amerika’yı keşfetti de, yerli Amerikalılar Avrupa’yı keşfedemedi? Neden Avrupalılar Afrikalıları köle yaptı da, Afrikalılar Avrupalıları köle yapamadı? Kitap asıl olarak bu sorulara cevap bulmak üzere kurgulanmış.Çağdaş dünyadaki eşitsizliklerin kökeni ta tarih öncesine dayanıyor. Tarih, farklı halklar içinde farklı yönde gelişti ama bu çevresel farklardan dolayı böyle oldu, o halkların biyolojik farklarından dolayı değil. Hayatta kalmak için aklını çalıştırmak zorunda olan topluluklar zaman içinde diğerlerine nazaran daha gelişmiş toplum olurlar. Soğuk ülkelerde yaşayanlar sıcak ülkelerde yaşayanlara nazaran daha çok akıllarını kullanmak zorundadır. Kalabalık topluluklar toplumsal düzen kurmak ve tarıma yönelmek zorundadır, bu da aklı daha fazla kullanmayı gerektirir. Küçük topluluklar toplumsal düzen kurmadan ve avcılık ya da toplayıcılık yaparak yaşamalarını sürdürebilirler, akıllarını yorma ihtiyacı duymazlar.