Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

06.06.2016

Kur’an ayetlerinin büyük çoğunluğunun yaşanan olaylar üzerine indiğini biliyoruz. Dolayısıyla Kur’anı anlamak için öncelikle ilgili vak’ayı ve ayetin iniş sebebini, iniş ortamını bilmek gerekiyor. Bu çalışma tüm ayetlerin tek tek hangi olaylar üzerine, nerede ve ne zaman indiğini açıklıyor. İslam’ı Kuran’dan öğrenmek isteyenler için güzel bir çalışma.
Kur’an zaman zaman da örnek kısalar üzerinden bir tasavvur, mümine yakışır bir hayat, doğru kişilik ve doğru akıl yürütme kabiliyeti kazandırır. İyi ile kötüyü, hak ile batılı ayırt edebilme yeteneği vererek kim hakikat karşısında nerede durmaktadır sorusunun peşine düşer ve inanlara da aynısını yapmayı öğütler. Bu çalışma bu anlamda sureler içinde dikkat çekmeyi bekleyen bu ayetleri okuyucunun önüne koyarak işini kolaylaştırmaktadır.
04.06.2016

Türklerin İslam’a geçmeden önce, MÖ 3.000 yıllarına uzanan tarihi araştırmalara dayalı bir akademik çalışma.
Kitabın hazırlanışında Çin kaynaklarından çokça faydalanıldığı görülüyor. Zaten bu konuda en büyük kaynak Çin arşivleri.
İlk Türk kelimesinin nerede geçtiğine dair ilk bulgular ve daha öncesine ait araştırmalar hakkında arşivsel bilgiler. İlk Türk kelimesi Gök Türk devleti ile kurumsallaşıyor. Türk kelimesinin o zamanlardaki söylenişinin Türük ya Törük olduğu, sonraki yıllarda Türk’e dönüştüğü kabul ediliyor. Peki Türük kelimesi nasıl ortaya çıkmış, bu konu üzerinde de kafa yoran çok tarihçi var. Yine genel kanı, bunun töreye uyan anlamına gelen törük şeklinde ortaya çıkmış olabileceği kanısı yaygın. İşte hangi töre dediğimizde bu cevap ile karşılaşıyoruz, Gök Tanrı töresi. Çinliler Türkler için; “kutsal bir dağda (Tengri Dağı) kendilerine indirildiklerine inandıkları kurallarla yönetiliyorlar ve adına töre diyorlar” kayıtlarını düşmüşler kendi kaynaklarına.

04.06.2016

Kitabın hem yazarı hem de konusu oldukça ilginç. Hatta yazar kitaptan daha ilginç diyebilirim.
Yazar 1501 yılında İran’da Şah İsmail öncülüğünde kurulan Safavi devletinin 1600 yılında İspanya’ya gönderdiği diplomatlardan biri. Adı Oruç bey. Bayat boyundan bir Türkmen ailesine mensup. Safavi ordusunda, Osmanlılara karşı savaşlara katılmış. Bu yönüyle de tabi Osmanlılara bakışını fazlasıyla belli ediyor. 1560 doğumlu ve İspanya yolculuğuna çıktığında 40 yaşında. İspanya’da kaldığı süre içinde Katolikliği benimsiyor ve İspanya kralı onun çalışmalarından memnun kaldığından Don nişanı ile ödüllendirip Juan adını veriyor.
Kitap Safavi hanedanlığının tüm detaylarını anlatıyor. Önemli yerlerde editör devreye girip dip notlarla güzel açıklamalar yapıp yarım kalan, yeterince anlaşılamayan yerleri tamamlıyor.
400 yıl önce yazılmış ve pek çok tarihi vakanın birinci elden tanığı olan bir kitabı merak edenler için değişik bir örnek olabilir.
25.05.2016

Yazarın Hac'cı sosyolojik ve felsefi açıdan ele alışının hikayesi. Yazar kendi Hac ziyaretinden de yola çıkarak hem tecrübelerini, yaşadıklarını, hem de konu hakkındaki derin bilgisini kitaba yansıtmış.
Görüyoruz ki Hac bir turistik gezi değildir. Gitmişken Hac görevimi de yerine getireyim bari diyerek yapılacak bir ziyaret hiç değildir.
Hac sadece dinsel değil sosyolojik ve psikolojik bir eylem aynı zamanda. Haccın karakterleri, sahneleri, sembolleri, kostümleri ve rolleri ile Hac tam bir yaratılış gösterisidir yazara göre.
Orada cinsiyet, şan şöhret, mevki makam, zenginlik yoksulluk sıfırlanır,
Hacca gitmeyi düşünenler gitmeden önce bu kitabı okurlarsa konunun manasına erme bakımından faydalı olacaktır.
25.05.2016

Hz Muhammed'in vefatı ve 4 halife döneminden hemen sonra başladı İslam'dan sapma. Özellikle emeviler vurdu en büyük darbeyi İslam'a. Bu kitapta uydurma hadis, hurafe ve batıl inançlarla İslam’ın maruz kaldığı yozlaştırma saldırısı konu ediliyor. Yazar tesbitlerinin birer hüküm olmadığını, onların da eleştiriye açık olduğunu belirterek kitabına başlamış ki, elbette doğru olan da budur. Birbirinden çok farklı karaktere sahip Müslüman grupları en iyi Müslim olarak kendilerini görüyorsa ortada yanlış anlaşılan bir şeyler var demektir.