Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
yesevihan Tarafından Yapılan Yorumlar
"Cemile" adlı bu kitap Aytmatov'un yazı hayatının daha ilk yıllarından itibaren nasıl güçlü bir kaleme sahip olduğunun kanıtlarını tartışmasız olarak ortaya koyar. Sovyet döneminde henüz milli konulara girecek kadar ünlenmemiş Aytmatov'u büyük yazar kategorisine sokan ilk eseri diyebileceğimiz bu kitap Aytmatov'un diğer eserleri ile kıyaslanırsa "light" bulunabilir. Eserde umduğunu bulamadığını ifade eden Dilek Ünsal adlı okur kısmen haklı olmakla beraber "aşk"ın inşa edilebilir bir süreç olduğunu işleyen bu eseri de Aytmatov'un derin bilincinden izleri sergilemektedir. Sonuç olarak her genç kız okumalı; hayatlarında karşısına çıkabilecek Danyar'ların gönlünün kırılmasına yol açmamaları için...
Cengiz Han'ın efsanevi kişiliğinden yola çıkılarak yapılan zulmun yapanın yanına kar kalmayacağını anlatan bir destan. Cengiz Han'ın haksız denebilecek ancak toplum yararı düşünülerek onaylanabilecek bir acımasız kararı üzerine kendisine küsen bir bulutu olduğunu anlatan bir efsaneden yola çıkılarak güncel konulara geçiliyor. Gün Uzar Yüzyıl Olur da işaret edilip geçilen bu destan komünizmin çökmesinden sonra yayınlanabilmiştir. Komünizmin fikir özgürlüğü ve milli duyarlılık konularında ne denli acımasız olduğunu ortay seren bu eseri Gün Uzar Yüzyıl'ın arkasından okumak; daha yararlı olacaktır. Aksi halde konu kısmen boşlukta kalabilir.
Elveda Gülsarı'da Aytmatov'un komünizmin hükmünü sürdürdüğü o zulüm günlerinde; Sovyetler Birliği'nde en güçlü dönemini yaşayan sistem eleştirilerinin ilk ve açık denebilecek örnekleri sergilenmektedir. Aytmatov'un bir aydın olarak sergilediği bu "muhalif" çizgisiyle ortaya koyduğu kalibresini anlamak için o yılların Sovyet sistemine içeriden eleştirinin ne anlama geldiğini biraz bilmek gerekir.
Bu eseri Aytmatov geleneğine tanıklık etmek isteyen her okurun dikkatle okumasını tavsiye ederim. Eser Sovyet döneminde nefis görüntüleri hala gözümden gitmeyen sahnelerle ile dolu bir film olarak da çekilmiş ve bu film Sovyet Filmleri Haftası çerçevesinde Türkiye'de gösterime girmişti. Bir at ile sahibi arasındaki duygusal birlikteği anlatan eser; gelenek;törelr ve sistem çatışmasını nefis bir üslup ile dile getirmektedir.
Balık avlamak için denize açılan ve aralarında bir dede ile torunu da bulunan birkaç insanın arasında cerayan eden bir öykü nasıl bu denli derinleştirilebilir. Denizde susuz kalan bu insanlar sırasıyla kendilerini feda ederler ve en sona bir kişiye zor yetecek kadar bir su ile en küçükleri yani çocuk kalır. Çünkü o gelecektir. Aytmatov'un sembolizmini bilenler için o çocuk Türk soyunun geleceğidir. Sovyet döneminde filme de alınan bu yalın öykü defalarca okunsa yeridir. Aytmatov'un Beyaz Gemi- Gün Uzar Yüzyıl olur kitaplşarı ile adeta organik bir bağı bulunan bu eserin milli varlığın korunması ekseninde dedenin torununa aktardığı bilgelik dolu nasihatleri her Türk gencinin beynine kazıması gerekli; hele de bu günlerde...
Daha önce Cem yayınevinde Mehmet Özgül imzası ile aslı olan Rusca'dan çevirisi yapılan eserin Refik Özdek tarafından Fransızca'dan tercümesi yapılan bir versiyonu Ötüken yayınlarında çıkmıştı. Elips Kitap ; eseri yayınlayan üçüncü yayınevi oluyor. Aytmatov eserleri arasında bence en öne çıkan ve dünya ölçeğinde etkileri olan bu kitabı her Türk aydını okumalı. . Özellikle kitabı ilk kez okuduğum sıralarda doğan kızıma NAYMAN ANA adını vermemi bile düşündürecek kadar beni etkileyen NAYMAN ANA DESTANI'nı günümüze yansıyan yönleriyle tekrar tekrar okumak gerekiyor. Bu destanda Nayman Ana'nın oğlu ekseninde oluşturulan MANKURT adlı tiplemenin sosyoloji literatürüne girmiş olması bile eserin önemini anlatmağa yeterli.
Köklerinden uzaklaşmış her ruhsuz insanın kendinden bir şey bulacağı "MANKURT" kavramı günümüzdeki aslına yabancılaşan tipleri işaretle kullanılan "YUPPİE" deyimi yerine kullanılması gereken bir içeriğe sahip... Hararetle tavsiye ederim !!! Hem kitabı hem de gördüğünüz her YUPPİE'ye MANKURT diye seslenmenizi; mutlaka dönüp aptal aptal size bakacaktır... Deneyin isterseniz... Mankurtizm hakkında yazılmış bazı değerlendirmeler http://tr.wikipedia.com adresindeki sanal ansiklopedide yer almaktadır. Son yıllrda özellikle Servet Kabaklı; Yavuz Bülent Bakiler gibi birkaç şuurlu yazarın sık sık vurgulamaları ile "mankurtluk" terimi Türk edebiyatında da yerini almış bulunuyor.
Cengiz Aytmatov başka hiç bir eser vermemiş olsaydı bile tek başına bu kitabı O'nu dünyanın en büyük yazarlarından birisi yapmağa yeterdi.