Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

yesevihan Tarafından Yapılan Yorumlar

15.09.2003

Oğuzname adı ile bilinen ve Türklerin türeyiş destanı olan Oğuz Kağan Destanı'nın tam metninin bulunabileceği tek ciddi kaynak.
Türk tarihinin en eski destanlarından birisi olan Oğuz destanını sağlam bir şekilde neşreden Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'ı Türk çocuklarına milli bilinç kazandıracak bir temel kaynak olan bu eseri vesilesiyle rahmetle anıyorum.
15.09.2003

"Edebiyatımızda İslami Kaynaklı Sözler" Mehmet Yılmaz tarafından özellikle eski edebiyatımızı anlamak için gerekli olan bir başvuru kitabı. Divan şiirinde kalıp şeklinde kullanılan bir çok ayet ve hadis eserde alfabetik olarak sıralanıp Türkçe anlamları veriliyor. Böylece eski bir metinde karşılaştığı ibarenin anlamını kavrayan okurun metni çözmesi çok kolaylaşıyor. Emeği geçenlere bir teşekkür borçluyuz.
15.09.2003

Uzun yıllardır Medine-i Münevver'de ikamet eden Mihr Ali Süleyman'ın hazırladığı bu eser, Rasulullah'ın şehrini tanımak için bulunmaz bir fırsat sunuyor. Kitabın benim için sürprizi, Medine-i Münevvere'nin güzide konuklarından olan ve çeşitli kereler dergahında ziyarete ettiğim Türkistanlı Şeyh Muhammed Zekeriya Buhari'yi anlatan satırlara ve fotoğrafına rastlamam oldu.
15.09.2003

Tarikat Kıyafetlerinde Sembolizm, Yahya Agah B. Salih el İstanbuli adlı müellifin Süleymaniye kütüphanesindeki bir tarihi el yazması kitabı esas alınarak hazırlanan ilgilisi için baha biçilmez bir eser. Türk kültürünün manevi iklimini oluşturan tasavvuf akımının yaşayış tarzlarını oluşturan ekollerin zaman içinde oluşan sembolik yaklaşım farklılarını ve bu farklılığın kılık,kıyafet, davranışlar ile gündelik hayata yansıyışını bu kitabda görmek mümkün.
15.09.2003

Arminius Vambery adlı yahudi kökenli Macar gezgini ve İngiliz devletinin Osmanlı nezdinde görev verdiği casusun İstanbul'dan yola çıkarak Tahran, Buhara, Semerkant, Herat şeklinde bir seyirle Orta Asya'ya yaptığı gezinin notlarına dayanan bir kitab. Kitaba "Sahte Derviş" adı verilmesinin sebebi ise, Vambery'nin Türkistan seyahatini yaparken tanınmamak için Bosnalı bir derviş kılığına girmesi. Bu rolünü iyi oynayabilmek için Vambery 4 yıl süre ile İstanbul'da kalıyor ve bir müslümanın bilmesi gereken hemen herşeyi ve bu arada İstanbul Türkçesini iyice öğreniyor. Bir seyahat için katlandığı bu zahmet nedeniyle Vambery'i takdir etmemek mümkün değil. Konusu itibarıyla çok ilginç olan kitabda Semerkand'dan itibaren gidilen yerlerin çok yüzeyden anlatılmış olması bir eksiklik. Vambery, en ayrıntılı olarak Tahran-Hive-Buhara arasındaki ve bugünkü Türkmenistan-Özbekistan'da Türkmenler arasında geçen kısmı anlatıyor. Buhara'da kalenderhane adı verilen esrar tekkelerindeki durumu anlatan satırları çok ibret verici buldum. Vambery'nin Buhara, Semerkand gibi 15. yüzyılın bilim zirvesi medreselerini barındıran kentlerdeki ahalinin içine düştüğü cehalet bataklığını birebir müşahede ile dile getirdiği satırları tekrar tekrar okumak gerek. Kitabın verdiği en ilginç bilgilerden birisi ise Mezar-ı Şerif şehrinde bulunan Hz. Ali kabrini ve dolayısıyle üzerine yapılan türbesini ortaya çıkaran rüyanın Sultan Alparslan'ın torunu Sultan Sencer'e izafe etmesidir.
Kitabın stratejik açıdan dikkate değer bir yönü Vambery'nin daha 1860'larda Türkistan'a Rusların göz koyduğunu sezmesi ve ancak Rus işgalinin Türkistan'da uzun ömürlü olamayacağını anlattığı yorumları. Hepsi gerçekleşen bu yorumlarını okuyunca insan Vambery'nin gerçekten de analitik düşünebilen bir zekaya sahib olduğunu anlıyor. Türk dünyası konusuyla ilgili ve seyahatname okumayı seven herkese öneririm.