Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

feamarth Tarafından Yapılan Yorumlar

24.09.2007

sandman'in en beğendiğim özelliklerinden biri de koskoca çizgiromanın bir kaç karesinde görünen karakterin bir kaç kitap sonra karşımıza çıkabilmesidir. İlk kitapta uyuyan Unity Kinkaid çıkıyor bu kez karşımıza; "Girdap" olan torunuyla beraber.

Sandman bir kez daha fethediyor benliğimizi. Sadece açılışındaki Nada'nın hikayesi için bile alınabilir...
24.09.2007

İlk kitapla birlikte Endless ailesinin sadece 2 üyesiyle tanışıyoruz; Death ve Sandman ile. Kitap gerçekte yaşanmış bir takım olayları Rüya Lordu'nun tutsak edilişine bağlamasıyla bitirmişti beni zaten. Tüm Sandman çizgiromanlarının en eğlenceli bölümlerinden biri olan "Cehennemde Bir Umut" bu kitapta bulunmaktadır.

Sandman apayrıdır. Başlanıldı mı bırakılmak istenmez. Sandman mutlaka okunmalıdır.
24.09.2007

K Dergide şiirinin bir bölümünü okuduktan sonra hemen koşup aldım Novalis'in Geceye Övgüler'ini... Ama maalesef koca kitapta bir tek zaten okumuş olduğum şiirin bulunduğu kısımdan zevk aldım. Belki de "romantizm akımını ateşleyen en önemli öncülerdendi" ama benim ilgimi çekmedi kitap ve sıkıldım bir yerden sonra okurken...

Pek tavsiye etmiyorum diyeceğim ama yine de "öncü, çarpıcı,romantizm akımını ateşlemiş" bir kitaba "ı-ıh, olmamış" demek garip geliyor...

"Meraklısına..." diyelim.
24.09.2007

Kitap dönemi Nereden, Nasıl ve Nereye ana başlıklarıyla ele almış. Aziz Nesin'den Muzaffer İzgü'ye, İnci Aral'dan Işıl Özgentürk'e bir çok yazar barındıran kitaba antolojiyi oluşturan yazar da katkıda bulunmuş kendi yazılarıyla.

Son zamanlarda artan ilgimi tatmin edebilmiş çok güzel bir antoloji Bir Tersine Yürüyüş : 12 Eylül Öyküleri... Aynı konuyu, aynı dönemi; bir çok farklı bakış açısından görmemizi sağlayıp, yüreğimizi sızlatarak bizi içine çekiyor ve son bulana kadar bırakmıyor.
24.09.2007

Latife Tekin'in mutlak bir sona varmayan bu romanı iki karakterin birbirleriyle ilk başta anlamsız gelen; ama zamanla manalarını kavradığımız konuşmalarıyla canımızı acıtır. Yasemin ve Emin'in kararsızlığıyla afallar, savruluşlarıyla savruluruz okumaya devam ettikçe. "Tanrı onları birbirine bırakıp gitmiştir". Ve biz bir üçüncü şahıs olarak onlarla incinir, onlarla gülümseriz.

Yine de herkes için bu kadar önem arz etmeyebilir Ormanda Ölüm Yokmuş. Zaten her kitap yaşanmışlıklarımızla örtüştüğü sürece etkiler bizi. Güzel ya da kötünün ötesinde zaten Ormanda Ölüm Yokmuş; olsa olsa, kendi gibi...