Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Turhan Yıldırım
1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır.
Eserleri
Kara Gergedan (Öykü), 2021
Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023
Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında üç kez tutuklanıp hapse giren yazar, o dönem yaşanılanları bu eserinde oldukça başarılı bir şekilde ve güçlü bir dille bizlere aktarmıştır. Romanın ilk cümlesi "Nurilerle doluydu koğuş," diye başlar. Nuriler bir leitmotif olarak roman boyunca tekrarlanır. Karakterimiz koğuşta yatan tek siyasi hükümlüdür. Onun için burada gördüğü herkes bir Nuri'dir. Ruhu, bedeni gördüğü işkenceden yaralıdır. Roman hapishanede başlasa da geriye dönüş tekniğiyle karakterin yaşadıklarına sürekli gider geliriz. Bu eser boyunca yazar "sen" anlatıcı kullanmıştır. Bu anlatıcı tipi sayesinde karakterin yaşadıklarına, şahit olduklarına çok yakın bir noktadan ama mesafeli bakma şansımız olmaktadır. Yazarın anlattıkları çok acı gerçekler olmakla birlikte kullandığı edebi dil sayesinde bu romanı bitirebilme şansına erişiyoruz. Özellikle işkencenin, aşağılanmanın sahne sahne anlatıldığı bu roman ülkemiz tarihinin önemli bir dönemini detaylıca anlatmasıyla değerli bir kitaptır.
Vüs'at O. Bener'in tüm eserleri için kaleme alınmış inceleme, eleştiri yazılarıyla birlikte söyleşilerin de bulunduğu, son kısımda yazarın kendini her zamanki farklı üslubuyla anlattığı bir bölümün olduğu nefis bir kitap. Edebiyatımızın en özel yazarlarından biri hakkında bu kadar kapsamlı bir çalışmanın yapılması çok sevindirici. Kitabın boyutu, baskı kalitesi, kapağı, içindeki yazara ait görseller, geniş kapsamlı biyografi gibi unsurlar bu yapıtın niteliğini daha da artırıyor. Yazarın öyküleri, romanlarıyla ilgili detaylı yazılar mevcut ama özellikle oyunları için de böyle nitelikli metinleri okumak kendi açımdan çok sevindirici oldu. Vüs'at O. Bener gibi okurlarımız tarafından ne yazık ki az bilinen ve eserleri zor okunan yazarı doğru tanıtabilmek için böylesi bir kitap gerekir. Edebiyatımızda yazarlar için kaleme alınmış kitaplar arasında şüphesiz en iyilerden biri. Norgunk Yayınları çok iyi iş çıkarmış.
Vüs'at O. Bener'in edebiyatına vakıf olmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Reyhan Tutumlu'nun çalışması fazlasıyla kapsamlı, akademik bir dile sahip olmasına rağmen bir o kadar da anlaşılır. Özellikle yazarın Buzul Çağının Virüsü ve Bay Muannit Sahtegi'nin Notları gibi edebiyatımızın en zor romanlarından olan yapıtlarını çok daha iyi anlamamızı sağlıyor. Okurları bilirler ki Vüs'at O. Bener'in anlatım dili zordur ve ben iyi okurum, diyenleri dahi sonuna kadar zorlar, çuvallatır. Böylesi özel bir yazarın eserlerini anlamamız, hayatıyla birlikte yorumlayabilmemiz açısından muhteşem bir kılavuz kitap Yaşamasız Yazabilmek. Bu iki romanı dışında Reyhan Hanım'ın otobiyografik dörtleme olarak değerlendirdiği, yazarın oto-kurmaca ile otobiyografi arasında gidip gelen son dönem eserlerini sınıflandırma, onun yaşamı üstünden incelenmesi de ayrıca güzeldi. Benim gibi edebiyatı sırf kurmaca değil kurmaca dışı eserler üstünden de okumayı sevenler için başucu kitabı.
Mesut Barış Övün romanı Salınımlar'dan sonra ilk öykü kitabı Neyse ki Günler Uzadı'yla karşımıza çıkmış. On iki öyküden ve toplamda seksen altı sayfadan oluşuyor Yazar, ister üçüncü şahıs isterse de birinci şahıs kullansın anlatıcısını gözlemci olarak kullanmayı tercih etmiş. Bu da okuru metinlere çok yaklaştırmadan, belirli bir mesafeden anlatılana bakılmasını sağlamış. Kimi zaman aile içi, kimi zaman da toplumsal meseleleri olağan hayat akışı içinde aktaran öyküler mevcut. Anlatıcılar mesele edindiklerini usulca söylemeyi tercih ediyorlar. Tıpkı kitabın isminde olduğu gibi eserdeki metinler. Önemli bir konu hakkında konuşurken birden meseleden kaçmak ve mevzuyu kapatmak için günlerin uzamasına sığınanları anlatıyor kitaptaki öykülerin pek çoğu. Genel olarak anlatımı temiz, pek eksiği gediği olmayan, belirli bir seviyede anlatı diline sahip öykülerle karşılaşıyoruz Neyse ki Günler Uzadı'da.
Romanda, arızalı bir karakterin iç dünyasını başarılı şekilde aktarması bakımından modern edebiyatın önemli yapıtlarındandır. Svevo, arkadaşı James Joyce'tan ve Sigmund Freud'un psikanaliz yönteminden etkilenmiştir. Romanın ana karakteri Zeno Cosini'nin iç monolog ve yer yer bilinç akışına kayan anlatımı bu etkilenmeyi bize göstermektedir.
Romanda Zeno'nun sigara bağımlılığını, babasıyla olan problemlerini, sevdiği kadın Ada yerine, reddedildiği için onun kardeşi Augusta'yla evlenişini, pek başarılı geçmeyen ticari hayatını onun ağzından okuruz. Fakat anlatıcımız Zeno bir psikiyatri hastası olup güvenilmez anlatıcıdır. Kurmaca gereği psikanaliz tedavisini yarıda bıraktığı için psikiyatristi onun notlarını yayımlar. Bunlar aslında karakterin hayatının belirli dönemlerini anlattığı notlarıdır. Bundandır ki metin aslında Zeno'nun içini dökmesidir. Fakat sadece romanda tek bakış açısıyla anlatım yapıldığından bizlere aktarılanın kurmaca içinde ne kadar doğru olduğunu bilemiyoruz.