Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Turhan Yıldırım

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır. Eserleri Kara Gergedan (Öykü), 2021 Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023

Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar

10.04.2025

İlk olarak 1859 yılında Rus yazar Ivan Gonçarov tarafından yayımlanan bu roman "Oblomovluk" kavramıyla döneminin en önemli psikolojik romanlarından biridir. Ivan Gonçarov, 1849 yılında Oblomov'un Rüyası adıyla bir öykü olarak yazdığı bu metni 10 sene sonra roman haline getirmiştir. Daha çok Oblomov, Ştoltz ve Olga karakterleri arasında geçen eserde Oblomovluk kavramı haricinde Rus toplumunun dönüşümünü de görürüz. Metnin başından sonuna Oblomov karakterindeki iflah olmaz uyuşukluk halini, arkadaşları bu durumdan kendisini çekip çıkarmaya çalışsa bile bundan vazgeçemeyişini okuruz. Meşhur hırkası ve saf iyimserliğiyle Oblomov, klasik edebiyatın en önemli anti-kahramanlarından biridir. Rus edebiyatında pek çok önemli kurmaca karakter mevcut elbette ama bunların en önemlisinin Oblomov olduğunu söylesem sanırım hatalı bir söylem olmaz. İsmiyle bir psikolojik rahatsızlığın, ileri seviye ataletin adıdır Oblomov. Mutlaka okunması gereken romanlardan biri.
09.04.2025

Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'ı üstkurmaca bir eserdir. Tutunamayanlar'da görülen aydın yalnızlığı bu romanında yazarın yaşamındaki olumsuz dönemin de etkisiyle daha fazla yer almıştır. Hem karakter düzleminde hem de içerik olarak Tutunamayanlar'ın devamı gibi olan Tehlikeli Oyunlar, daha derli toplu bir metindir. Metinlerarasılığın bolca yer aldığı metinde, ironi, parodi, karnavalesk ve postmodernist oyunu bu romanda gözlemleriz.

Bu kitapta Turgut Özben yerini Hikmet Benol'a bırakırken Olric'in yerine de Hüsamettin Tambay geçmiştir. Hikmet'in komşuları Nurhayat Hanım ve Hüsamettin Albay her ne kadar romanın başlangıç kısmında gerçek roman karakterleri olarak bize gösterilmiş olsa da ilerleyen bölümlerde üstkurmaca katmanının gereği olarak bunların Hikmet'in hayali karakterleri olduğunu görürüz. Kitabın adını taşıyan "Tehlikeli Oyunlar" da metnin ana düzlemi olan Hikmet Benol ve Hüsamettin Albay'ın birlikte yazdığı oyunlardır.
08.04.2025

Miguel de Cervantes Saavedra'nın modern anlamda romanın ilk öncüsü olarak kabul edilen eseri La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote, edebiyat tarihinin en önemli anti-kahramanlarından birini gün yüzüne çıkarmıştır. Şövalye romanslarının parodisinin yapıldığı bu eserde okuduğu kitapların büyüsüne kapılmış bir adamın dönüşümünü izleriz.

Tıpkı Don Quijote gibi hayatının pek çok döneminde çeşitli talihsizlikler yaşayan Cervantes'in bu metinde özellikle Binbir Gece Masalları'ndan etkilendiğini görebiliyoruz. Kendinden önceki pek çok metinle metinlerarası ilişki halinde olan bu roman, ayrıca üstkurmaca bir metindir. G.K. Chesterton'ın Don Kişot'un Dönüşü adlı romanı ve Jorge Luis Borges'in öyküsü "Don Kişot'un yazarı Pierre Menard" adlı metinlerden de görebileceğimiz gibi pek çok yazarı da etkilemiştir.
06.04.2025

Vüs'at O. Bener'in ilk romanı Buzul Çağının Virüsü, tıpkı ismi gibi imgesel anlatıma sahip edebiyat tarihimizin en zor okunan eserlerinden biri. 1945-1982 yılları arasında uzun bir zaman dilimini çoğunlukla ana karakter Osman'ın sesinden okuduğumuz romanda, hem üçüncü şahıs anlatıcı hem de birden çok birinci şahıs anlatıcı kullanımı mevcuttur. Zaman kronolojik akmaz, mekanlar değişkendir. Akçay, İstanbul, Ankara hattında mekan değişimleri yaşanır ama Akçay haricindekileri anlamak pek kolay değildir. Yazarın gerçek hayatıyla örtüşen unsurlar metnin ana hikâyesinde bulunmaktadır. Buzul Çağının Virüsü ifadesi başkalarının yaşamına tutunarak var olan, yalnız, aksi, bulunduğu topluma yabancı bir adamı tanımlar. Bu kişinin gençliğinden yaşlılığına doğru yaşamının önemli bir kesitine tanık oluruz. Kısa bölümlerle ilerleyen fragmanter yapısı ve özellikle Vüs'at O. Bener'e özgü şiir dilinin baskın çıktığı anlatımıyla gayet farklı bir roman. Edebiyatımızın şüphesiz en özgün eserlerinden biri.
02.04.2025

Vedat Türkali'nin iki roman ödüllü Bir Gün Tek Başına adlı kitabı, tarihimizin önemli bir dönemini başarılı şekilde anlatan bir eserdir. Evli bir adamla genç bir kadının aşk hikâyesi üstünden 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin hemen öncesindeki zamanı kitapta görürüz. Toplumcu gerçekçi edebiyatta kimi kitapların düştüğü tuzaktan kendini koruyan bir eser Bir Gün Tek Başına. İdeolojik bir göz yerine, döneme olabildiğince tarafsız yerden bakan, aşk hikâyesi üstünden olay örgüsünü kuran, siyasetten çok kadın-erkek ilişkisi yer veren bir kitaptır. Ayrıca anlatım tekniği de özeldir. Üçüncü şahıs anlatıcıyla Kenan ya da Günsel'in iç monoloğunu bir arada görürüz. Elbette o dönem yaşanan DP - CHP çekişmesini, halkın iki tarafa bölünmesini, devrin solcularının yaşadıklarını da özellikle "Baba" karakteri üstünden anlatır yazar. Bence romandaki en başarılı yan, askeri darbe zamanını işlemeyip hemen öncesini, 1959-1960 yıllarını anlatmasıdır.