Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Turhan Yıldırım
1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır.
Eserleri
Kara Gergedan (Öykü), 2021
Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023
Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
Tugay Kaban'ın Orhan Pamuk'a Satmak İstediğim Roman adlı kitabını tam bir postmodern anlatı olarak değerlendirebiliriz. Ecce Novel, Ecce Homo ve Ecce Vivet adlı üç bölümden oluşan bu metin "Öykü Prospektüsü", ters yazının kullanıldığı bölüm, James Fenimore Cooper'ın Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi ve James Joyce'un Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi adlı kitaplarından bir bölümün çevirisinin yer alması, yazarın kendisinin romanın bir karakterine dönüşmesi gibi farklı teknikler kullanılmış. Postmodern edebiyatın üstkurmaca, metinlerarasılık, pastiş, çoklu anlatıcı gibi çeşitli yöntemlerinin kullanıldığı bu roman aynı zamanda üçlemenin de ortanca kitabıdır. Üçlemenin ilk kitabı 2019 yılında yayımlanan Erotik Poetika olup sonuncu kitapsa halen yazım aşamasındadır. Üçlemenin ilk kitabını okumuş biri olarak üçüncü kitap Diorama'yı da merakla bekliyorum.
İlk olarak 2020 yılında yayımlanan bu roman, farklı adı ve kapağıyla ilgi çekiyor. Romanda hem ikinci şahıs anlatıcı hem de Onnik Efendi üzerinden birinci şahıs anlatıcı kullanımı söz konusu. Çoklu anlatıcısıyla teknik olarak da öne çıkan bir eser. Romanda, yakın siyasi tarihimizin en acı olaylarından biri olan 6-7 Eylül Olaylarını Onnik Efendi üzerinden anı yoluyla bize aktarırken diğer karakterimiz Hami Pazarlı'yı da sen anlatıcı üzerinden kitabın adına ironik bir yaklaşımla "çıkışsızlık" üzerinden anlatıyor. Bu romanı rahatlıkla bir postmodern anlatı olarak değerlendirebiliriz. Ausgang'da daha çok postmodern edebiyatın ilk dönemlerindeki anlatım tarzına yakın, metin içinde oyuna yer verilmesi söz konusudur. Hem farklı anlatı tekniklerinin kullanılması hem de meselesi itibarıyla öne çıkan, özellikli bir roman Ausgang.
İspanyol yazar Felipe Alfau'nun ilk olarak 1936 yılında yayımlanan, akabinde ABD'de 1987 senesinde tekrar basıldıktan sonra yazarına popülerlik getiren romanı Locos, 8 öyküden oluşan çerçeve hikaye tekniği kullanılarak romanlaşmış bir metindir. Ülkemizde ilk olarak 2016 yılında Monokl Yayınları tarafından yayımlanan bu eser, üstkurmaca tekniğini ve özellikle 1960'lı yıllardan sonra postmodernistlerin çokça kullandığı metin içinde oyun tarzını görebiliyoruz. Karakterlerin farklı hallerde ve şekillerde öyküler boyunca göründüğü enteresan bir roman Locos. Özellikle 1930'lu yılların ikinci yarısından itibaren görülen farklı anlatım biçimlerinin kullanıldığı özellikli metinler içerisinde gösterebileceğimiz değerli bir eser. Öncül bir metin olduğundan dolayı sonrasındaki yıllarda elbette çok iyi postmodernist anlatılar geldi ama bu eseri bir başlangıç kitabı olarak görmekte fayda var.
Türkçeye Ağaca Tüneyen Sweeny olarak çevrilen Brian O'Nolan'ın Flann O'Brien takma ismiyle 28 yaşındayken 1939 yılında yayımladığı "At-Swim-Two-Birds" modern edebiyat tarihin en farklı kurmaca metinlerinden biridir. 244 tane satıldıktan sonra yayınevi deposunun patlamayla yerle bir olması nedeniyle kalanı yok olan, döneminde James Joyce ve Jorge Luis Borges gibi iki büyük yazarın övgüyle bahsettiği bu roman, oldukça zor ama bir o kadar da keyifli bir metin.
İç içe geçmiş anlatıcılardan oluşan bu üstkurmaca metin için kitabın önsözünde Armağan Ekici, James Joyce'un Ulysses ve Aldous Huxley'nin Ses Sese Karşı romanlarıyla olan metinlerarası bağlantıyı dile getirmiştir. Çerçeve hikayede İrlandalı bir genç "ben" anlatıcıyla başlayan metin daha sonra kurmacaya yazar Trellis ve onun yarattığı kurmaca karakterlerin romanı ele geçirişiyle bambaşka bir metne bürünür. Roman içinde roman anlatıcı içinde anlatıcı döngüsünün başarılı şekilde uygulandığı bir kurmaca.
1950 yılında Gouncourt Ödülü'nü kazanan asıl adı Louis Poirier olan yazar Julien Gracq'in başyapıtı Sirte Kıyısı, modern edebiyatın anlatım yönüyle en özel romanlarından biri olarak öne çıkıyor. Orsenna ve Fargistan adlı iki hayali ülkenin üç yüz yıllık soğuk savaşının anlatısı olan bu metne ismini veren Sirte, Lİbya'nın Akdeniz kıyısında bir kenttir. Ana karakter Aldo'nun dilinden bizlere aktarılan metinde, miskin bir bekleyiş içinde olan askeri birliğin ve yöre halkının yaşanan olaylar sonucunda yeniden tetiklenişi gerçeküstü öğelerin varlığıyla birlikte anlatılmaktadır. Zaman olarak tahminen Ortaçağ'ın son dönemlerinde geçen romanı, tarihsel üstkurmaca bir metin olarak ifade edebiliriz. Bu romanın çevirisi de harikadır, kitabın çevirmeni Aykut Derman'a ayrıca teşekkür ederim.