Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Turhan Yıldırım

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır. Eserleri Kara Gergedan (Öykü), 2021 Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023

Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar

16.03.2025

Dino Buzzati'nin ilk olarak 1940 yılında yayımlanan romanı Tatar Çölü, modern edebiyat döneminin en önemli eserlerinden biridir. İkinci Dünya Savaşı zamanında yazılmış olan romanda, savaşta muhabir olarak görev yapan Buzzati'nin hayatından otobiyografik bir etki de bulunmaktadır. Kitap, kuzeyde yer alan ve önünde Tatar Çölü olarak adlandırılan uçsuz bucaksız ıssız bir bölgenin bulunduğu Bastiani Kalesi'ne atanan genç subay Giovanni Drogo'nun yaklaşık otuz yıllık hayatını bizlere anlatmaktadır. Kahraman olma güdüsüyle kaledeki hayata kendini mahkum eden, konfor alanında çıkmayıp yıllarca süren bir uyuşukluğun kollarına bırakan Drogo, yaşadığımız hayatı sorgulama adına oldukça önemli biridir. Savaş döneminin kasvetli havasını ve askerlerin zihnini gayet başarılı bir şekilde bizlere aktaran roman, son bölümüyle Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanına da ilham vermiştir.
12.03.2025

Nobelli yazar William Faulkner ilk olarak 1932 yılında yayımlanan romanı Ağustos Işığı, temelde kuzey - güney çekişmesini, siyahlara yapılan ayrımcılığı, dönemin toplumunun kadına olan bakışını irdelemektedir. Metine Lena Grove karakteriyle başlayıp onun hikayesiyle sonlanmaktadır. Fakat romanın ana karakteriyse Joe Christmas adlı hem travmatik çocukluğu hem de toplumun onun siyah kökenleri nedeniyle ayrımcılığı sebebiyle uyumsuz ve dışarıda kalan bir tiplemedir. Yetimhanede büyüyen bu karaktere yazar kötücül özellikler de yüklemiştir. Metinde bolca geriye dönüş tekniği kullanılmış olup sürekli olarak ana karakterin çocukluğuna ve gençliğine gideriz. Yazarın Ses ve Öfke ile Döşeğimde Ölürken adlı romanlarından sonra yayımladığı bu eseri için kitabın çevirmeni Murat Belge'nin önsözü de ayrıca değerlidir. Ses ve Öfke ile Döşeğimde Ölürken'in yeri çok ayrı olsa da Faulkner külliyatı içerisinde önde gelen eserlerden biridir Ağustos Işığı.
07.03.2025

Kamil Erdem'in Sait Faik Hikaye Armağanı ödülüne layık görülen Yok Yolcu isimli öykü kitabı, yazarın üçüncü eseridir. Daha önce Bir Kırık Segah kitabıyla da Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanan yazar, harikulade anlatım dili ve anlattıklarıyla farkını belli ediyor. İki bölüm ve on öyküden oluşan bu kitapta çoğunlukla birinci şahıs anlatıcı kullanılmış olup dilimizin tüm inceliklerine şahitlik ediyoruz. Kimi zaman bir ozanın cenazesinin, kimi zaman badanacının ve kimi zaman da çıkmaz sokağın hikayesi anlatılıyor öykülerinde. Ayapera bölümündeyse İstanbul'dan üç öyküye tanık oluyoruz. Kamil Erdem, öykülerinde biçimsel farklılığı da ihmal etmiyor. Şiir biçimiyle yazılmış iki öyküyle birlikte yazarın anlatıcılara müdahale edip metnin bir parçası olduğu metin de bulunmakta. Özellikle çıkmaz sokağın dilinden anlatımı olan metni ve Orhan Pamuk'un "Merhaba poğaçacı" söylemine kurmaca içinde eleştiri getirdiği "Koyu Kırmızı" adlı öyküsü de bence ayrıca özel.
23.02.2025

İlban Ertem'in çizimleri harika. Kitap kuşe kağıdına basılmış, ciltli kapak ve olması gerektiği gibi atlas boyutunda. Tam bir koleksiyonluk eser. İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası zaten tüm okuyanların bildiği gibi nefis bir roman. Onun bir de çizgilerle buluşması, tarihsel anlatımın görsellerle aktarımı muazzam bir grafik romanı karşımıza getirmiş. İlban Ertem'in yıllarca üstünde çalışarak meydana getirdiği bu eser, şüphesiz ki edebiyatımızda grafik roman denilince akla gelebilecek en iyi örneklerden biri. Edebiyat tarihimizin tarihsel üstkurmacaları arasında en iyi örneklerinden biri olan Puslu Kıtalar Atlası, ona yaraşır bir grafik romanla taçlanmış. Zaten eseri daha ilk elinize aldığınızda etkileniyorsunuz. Hele benim gibi çocukken atlaslarla oynayan biriyseniz, yaşanılacak etkinin büyüklüğünü daha iyi anlarsınız. Kısacası evinde kitaplığı olan her nitelikli okura tavsiyemdir. Kitap fiziksel olarak da fazlasıyla ağır olduğundan şimdiden kollarınıza kuvvet.
19.02.2025

James Joyce'un ilk romanı olan Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, bildungsroman (oluşum romanı) türünde değerlendirebileceğimiz yazarın çocukluk ve gençlik yıllarını detaylıca ve gayet objektif bir şekilde yansıttığı otobiyografik romanıdır. Tabii ki kurmacanın kendine has bir gerçekliği olduğundan, klasik bir otobiyografiden farklı olsa da yazarın biyografisiyle karşılaştığımızda anlattıkları yaşadıklarına yakındır.

Ana karakterimiz Stephen Dedalus James Joyce'un kendisini, Simon Dedalus karakteriyse babası John Joyce'u nitelemektedir. Dedalus ismi Yunan mitolojisindeki Daedalus figüründen gelmektedir. Yazarın gençliğinden itibaren bulunduğu toplum ve ailesiyle ayrışmasını anlatan bu roman, Joyce'un gönüllü sürgününün nedenlerini de bizlere göstermektedir. Edebi olarak anlatımın lirik ve felsefi olduğunu söyleyebiliriz. Bu da onun diğer romanlarından ayrıştıran bir özelliktir ama yazarın ayak seslerini yavaş yavaş duyduğumuz bir metindir Portre.