Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Turhan Yıldırım
1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır.
Eserleri
Kara Gergedan (Öykü), 2021
Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023
Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
Postmodern edebiyatın önde gelen romanlarından biri olan Foucault Sarkacı, İtalyan yazar Umberto Eco'nun sekiz yıllık çalışmasının ürünüdür. Albay Ardenti karakterinin anlatımından Tapınak Şövalyeleri tarihini, tarihsel üstkurmaca yöntemiyle bu romanda görürüz. Keza romanın üç önemli karakterinden biri olan Jacobo Belbo'nun bilgisayarı Abulafia'da yazdıkları da üstkurmacadır.
Kitabın bölümleri Kabala'da yer alan 10 sefirottan oluşmuştur. Bunun haricinde bölüm başlarında bulunan epigraflarla da metinlerarasılık söz konusudur. Postmodern polisiyenin varlığı, geçmişte yer alan çeşitli ezoterik tarikatların tarihlerinin anlatımı, gizem unsurunun devamlı surette canlı tutulması, romana ismini veren dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü kanıtlayan Foucault Sarkacı'nın kitapta irrasyonel düşüncenin bir aracına dönüşmesi gibi pek çok unsur bulunmaktadır. Umberto Eco'nu başyapıtı olan bu roman nitelikli okurlar tarafından mutlaka okunması gereken çok özel bir eser.
Elvan Kaya Aksarı'nın ikinci romanı Saatçi İbrahim Efendi Tarihi, daha kapağı, iç tasarımı, kitap içi görselleri ve kurmaca arka kapak yazılarıyla okuru metne giriş yapmadan tarihi atmosferin günümüzle buluşmasına davet ediyor. Sanki 19. yüzyıl romanlarından çıkma ama esasen 1939 doğumlu olan karakterimiz saatçi İbrahim Aslan devletine ömrü boyunca hiç yük olmamış sade bir vatandaştır. Ama tıpkı Gogol ya da Aziz Nesin öykülerinden fırlamışçasına sahneye çıkan bürokrasinin ana karakterimizin hayatını toptan değiştirişine şahit oluyoruz. Romanda postmodernizm günümüz zamanıyla geçmişin dilini birleştiren "ben" sesli yazar anlatıcının anlatımıyla daha çok görülüyor. Fakat eserin beşinci bölümünde yer alan kum saati şeklindeki metin, bu romanda biçimsel anlamda da postmodernizme yer verildiğini bize gösteriyor. Hem dili hem de anlatım biçimiyle gayet başarılı bir roman Saatçi İbrahim Efendi Tarihi.
Benden'iz James Joyce, İrlandalı yazarın tüm eserleri üstünden kurgulanmış nefis bir postmodern roman. Metin, Ulysses'in anlattığı gün olan 16 Haziran'ı bu sefer Gezi Parkı Olayları sırasında, 16 Haziran 2013 olarak başlatıp James Joyce'u büyülü gerçekçi bir anlatımla mezarından kaldırıp İstanbul'a getiriyor. Çevirmen karakteriyle Joyce'u buluşturup ileri ve geri farklı zaman dilimlerinde okuru gezdiren metin, İstanbul ve Dublin ekseninde mekanlar arası yolculuğa çıkarıyor.
Dipnot üzerinden kurgu anlatıcısının olması, çevirmen karakterinin Joyce'un gençliğine gidip kitaplarının yazılış süreciyle ilgili olarak tavsiyeler vermesi, Joyce'un bir kurmaca karakter olarak kendi yapıtlarının yazılış sürecini anlatması, bu romanın Ulysses bölümlerinin ana hattı üzerinden kurgulanması, son bölümünde 15 sayfalık noktalama işaretleri olmadan bilinç akışı anlatım ve okurun son sözü gibi biçimsel hareketleriyle oldukça dolu bir roman.
Tuncer Erdem'in Gece Kitabı, Bilge Karasu'nun Gece romanındaki birinci kısımda yer alan otuz üç bölüme dayanmaktadır. Metaforik anlatıma sahip çok etkileyici bir romanı resimlemek ve onu böylesi bir çizgi romana dönüştürmek harikulade iş. Çizerliği haricinde kendisi de ödüllü yazar olan Tuncer Erdem gayet güzel bir eseri ortaya koymuş. 1970'li yılların baskıcı, kaotik ortamını gece metaforu üstünden anlatan Gece romanının en azından ilk kısmını çizimler yoluyla görsel olarak da hayal edebilmek metni çok daha anlamlı kılıyor ve zengin bir okuma imkanı sağlıyor. Gece Kitabı'nın mümkünse Bilge Karasu'nun Gece romanıyla birlikte okunmasını tavsiye ederim. Böylelikle zor bir eser olarak addedilen Gece'yi çok daha rahat okuma şansınız olacaktır.
Oulipo grubunun önemli yazarlarından biri olan İtalyan yazar Italo Calvino'nun ilk olarak 1972 yılında yayımlanmış olan anlatısı Görünmez Kentler, mekan kavramının pek çok şekilde irdelenmesiyle oldukça önemli bir yapıt. Venedikli gezgin Marco Polo ve Moğol kağanı Kubilay Han üzerinden ilerleyen bu yapıt, dokuz bölüm, beşerli on bir alt başlıktan oluşmaktadır. Anlatılan her kurmaca şehir bir kadın ismiyle nitelenmiş olup kentleri on bir farklı kavram üzerinden de sınıflandırmış. Marco Polo ve Kubilay Han üzerinden hem kimi felsefi konulara değinmekte hem de mekan, zaman, hayal gibi kavramlara dokunmakta. Tarihi üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz bu postmodern anlatının dilimize çevirisi de bir o kadar güzel.