Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Turhan Yıldırım

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır. Eserleri Kara Gergedan (Öykü), 2021 Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023

Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar

24.12.2024

A'dan X'e ya da alt başlığıyla söylersem John Berger Tarafından Kurtarılmış Mektuplar,sunuş kısmında bir üstkurmaca bulunan, terör örgütü lideri olmak suçuyla iki kez müebbet hapse mahkum olan Xavier ile ona derin bir sevgiyle bağlı eczacı A'ida arasındaki aşkı A'ida'nın mektuplarıyla gördüğümüz,bu mektupların hemen arkasında da Xavier'in hapishanedeki notlarını okuduğumuz bir kurguya sahip romandır.

Aida ve Xavier isimleri nedeniyle bir Latin Amerika ülkesindeki baskıcı rejimin anlatıldığını düşündüğüm,mekanları ve zamanı bilmediğimiz,yaşamın felsefesine,siyasete,dünya düzenine,küresel ekonomiye dair pek çok cümlenin yer aldığı bir eser A'dan X'e. Bununla birlikte kavuşulması imkansız yıllarca süren ama süresini bilmediğimiz güçlü bir aşkın izlerini de sürüyoruz.John Berger'ın kaleme aldığı Sunuş kısmını bir yana bıraktığımızda kurmaca tamamen A'ida'nın mektupları ve Xavier'in hapishane notları üzerinden ilerlemektedir.Sırf bu yanıyla dahi teknik anlamda da özel bir roman.
22.12.2024

Ateş Ten Gölge belki yazar Uğur Deveci'nin ilk öykü kitabı ama karşımızda olgun bir eser var. On altı öyküden oluşan yüz altmış sayfalık hacimli bir kitap Ateş Ten Gölge. Öykülerde doğaya, hayvanlara ve ötekine karşı gösterilen hassasiyeti görüyoruz. Meselesini doğrudan değil de çoğunlukla alttan alta anlatan metinler bunlar. "Eksik Kalan" ve "Çamlar Altında Sandal" öykülerinde kurguda metinlerarası inşanın iyi örneklerine denk geliyoruz. Hem hacimleri hem de anlatımları sebebiyle "Yoğken", "Delice" ve kitaba ismini veren "Ateş Ten Gölge" bence öne çıkan öyküler. Finaldeki öyküyse yazarın sayılarla olan bağını okuruna apaçık gösterdiği bir metin. Favori öykümse "Tövbe De!" Sonuç olarak incelikli dili, atmosferleri, kurguları ve yazar zekâsıyla tertemiz bir kitap olmuş Ateş Ten Gölge.
19.12.2024

Georges Perec'in ilk romanı Şeyler, onun Oulipo grubuna katılmadan önce yazdığı bir eserdir. Bundandır ki kitapta daha çok Fransız Yeni Roman akımının etkisi görülmektedir. Eserin başlangıç sayfalarında çok detaylı nesne betimlemeleri görürüz. Sonrasında Sylvie ve Jerome karakterleri üstünden o dönemin Fransız gençliğine dair bir anlatım bulunmaktadır. Aslında yazarın 1960'lı yıllar için çizdiği modern insan panoraması günümüzü dahi yansıtmaktadır. Anketörlük yapan karakterlerin Paris ve Tunus maceraları üzerinden roman, eşyalarla kurulan bağı, tüketim toplumunu, sistemin çarkları içinde yer bulabilme telaşını ve yaş ilerledikçe kök salma isteğini bizlere ifade etmektedir. Şeyler, yazarın ilk romanı olmasına rağmen modern edebiyat açısından düşündüğümüzde kıymetli bir eserdir.
18.12.2024

Sait Faik Abasıyanık'ın vefatından önce yayımlanan son öykü kitabı olan Alemdağ'da Var Bir Yılan, yazarın değişen öykücülüğünü bizlere gösteren bir eserdir. On yedi öykünün bulunduğu kitapta gerçeküstünün gerçekliğin içine yerleştirildiği metinleri görmekteyiz. Özellikle "Öyle Bir Hikâye" öyküsünde, Hidayet karakterinin anlatıcının paltosunun cebine girmesi ve "Yılan Uykusu"sunda evin içine ağacın, bulutun, karın girmesi gibi unsurlar mevcuttur. Keza "Panco" adlı hayali (muhayyel) karakteri baştaki dört öykü olmak üzere kitap boyunca kimi öykülerde görürüz. Bu eserde Sait Faik'in yazma ve yazarlık üstüne metinlerine de denk geliriz. Özellikle "Eftalikus'un Kahvesi" bunun en tipik örneğidir. "Dülger Balığının Ölümü" ve "Hişt, Hişt!" öyküleriyse doğa, yaşam, ölüm gibi konuların incelikli bir şekilde incelendiği metinlerdir. Esere adını veren "Alemdağ'da Var Bir Yılan" ise hem adında yer alan farklı söz dizilimindeki şiir dili hem de gerçeküstü anlatımıyla öne çıkan bir öyküdür.
17.12.2024

Güneş Ülkesi, 17. yüzyılın başlarında yazılmış edebiyat tarihinin önemli kitaplarından biridir. Kendisi bir din adamı ve filozof olan yazar, aykırı duruşu nedeniyle yıllarca hapis yatmış, işkenceden geçmiştir. Hapis yıllarında binbir zorlukla kaleme aldığı yapıtında ideal bir devlet düzenini düşlemiştir. Güneş adlı metafizikçi filozofun başında olduğu ülkede, Güç, Bilgelik ve Aşk'ı temsil eden üç yönetici daha vardır. Özel mülkiyetin ve ailenin olmadığı yapıda, ön planda eğitim bulunmaktadır. İnsanlar ne fakirdir ne de zengin. Değerli madenlere önem verilmez, kıyafetlerse tek tiptir. Günümüzden bakıldığında distopya denebilecek kadar sıkı bir yapıya sahiptir Güneş Ülkesi. Bunda yazarın yaşadığı çağın, özgür düşünceyi tamamıyla bastırmasının ve cezalandırmasının etkisi vardır. Bu da çıkış yolunun ancak tamamen idealize edilmiş bir devlet düzeninde yattığını ona düşündürtmüştür. Hospitalius ve Cenovalı Denizci arasındaki diyaloglarla ilerleyen bu metin döneminin çok ötesinde.