Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

zafer saraç

1980 yılında Elazığ’da doğdu. İlk orta öğrenimimi aynı ilde tamamladı. Laboratuar, Biyoloji ve Tarih eğitimi aldı. Biyoloji bölümünü derece ile bitirdi. Tarih bölümünü bölüm ve fakülte birinci olarak tamamladı. 2019 yılında "Bazı Çin Seyahatnameleri Üzerine Bir Değerlendirme (MÖ 139- MS 984)" isimli tezi ile Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'de Yüksek Lisans öğrenimini tamamlayarak mezun oldu.2015 yılında arkadaşlarıyla beraber Elazığ'da Telmih Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat dergisinin kuruluşunda görev aldı. www.kitapsuuru.com sitesinin genel yayın yönetmenliği, Telmih dergisinin editörlüğü görevini yürütmektedir. Yayımlanmış Seyahat Diyen Kitaplar isimli bir kitabı bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli yayın organlarında yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır.

zafer saraç Tarafından Yapılan Yorumlar

16.01.2019

Türk tarihinin kan ve ateş kokan karanlık sayfalarına bir şekilde ışık tutulması zaruridir. Ama yaşanılan acının boyutları bazen o kadar geniş olur ki bunları izaha yeltenen kalem yazamaz hale gelir. 16-17. yüzyıl Osmanlı Anadolusu için benzer tespitler söz konusudur. İsyanlar acılar soğuk soğuk resmi evraklara dökülürken devrin hafızası olan kaynakları bile bazen sessiz kalır. Böylesine kaotik bir ortamda edebi unsurların duygulara tercüman olması bile pek beklenilen bir şey değildir. Kaynak üretme konusunda benzer tespitler günümüz içinde geçerlidir. Edebiyatçılarımız tarihçilerimiz mezkur dönemi yazı ve makalelerle beslemeye yanaşmazlar. Ama Kutlu Altay Kocaova bu eksikliği ortadan kaldıracak kadar güzel bir eser kaleme almış, artık Celali Dönemi Anadolusu'nu bilmek isteyenlere önerebileceğimiz bir kaynak var. Okuyup anlamak ders almak, hiç olmadığı kadar mühim. Allah dirliğimizi birliğimizi bozmasın.
16.01.2019

Türklerle ilgili Batıda oluşan yargılarda genellikle Müslüman Türk'tür; Türk Müslümandır. İslamın bayraktarlığını yıllarca yapan bir millet için bu aynileştirme gayet normal. Ama basit olarak dışarıdan değerlendirdiğimiz bu yorumun derinlemesine bir terkibi de söz konusu... Koray Er bu kısımda devreye girerek Hristiyan dünyasındaki Türk akislerini satırlara taşımış. Türkler hakkında düşünülenler yanlışlardan doğmuş ve devam etmiş. İnsanı sarsan dumura uğratan "korkunç Türk" imajının nasıl oluştuğu Batılının yüksek hayal gücüyle cisimleşmiş olduğu kesin... Çünkü Müslümanlarla ve Türklerle muhattabiyet ve temas olmaksızın yapılan yorumlar gerçeklerle bağdaşmıyor. Fakat günümüzden geçmişe doğru baktığımızda, neden Avrupalı olamayacağımızın ipuçları ortaya çıkıyor. Batının Türklere karşı olan düşman algısı hiç değişmedi sadece kimi zaman maskelendi.
16.01.2019

Bukowski'nin yazdığı sunuş yazısı oldukça etkileyici... Bukowski devasa bir okyanusun içinde ceviz kadar bir inci bulmuşcasına seviniyor Fante'nin kitabını bulduğu zaman. Kitabın Bukowski için bu kadar anlam içermesi, Arturo Bandini karakterine duyduğu yakınlıktan olduğu açık. Eserin başında sonuna kadar devam eden şiirsel dil Bukowski'yi etkilediği kadar okuru da etkileyeceğine şüphe yok. Eserin konu ve kurgusunun zayıflığı, müphem sonu, duygusallıkla karamsarlık arasında kalmış hikayesi kısacası bütün olumsuz olarak telakki edilebilecek yönleri, Fante'nin etkileyici anlatımının gölgesinde kaldığı kesin. Karamsarlık eserin kahramanı Arturo Bandini'nin üzerinde siyah bir perde gibi ama kimi zaman bu perde Bandini'nin umut, aşk, azim gibi ruh halleriyle yırtılmakta... Yaşanılan duygusal karmaşanın neden olduğu tavır tutarsızlıkları çok iyi işlenmiş, yazıya dökülmesi zor olan bu tablonun zenginliği yüksek bir edebi performansa neden olduğu bariz.
03.01.2019

Kelimeler hakkında fevkalade denemeler okumak için kapağını aralamak yeterli. Bir denemenin içerebileceğinden çok fazlasını bünyesinde barındıran muhtevaya sahip. Okumak çok farklı bakış açıları kazandırır.
03.01.2019

Batıdan doğuya doğru seyyahların sıkça geldiği malum tam tersine uzun bir yol izleyerek yeni dünyayı keşfeden bir doğulunun gözünden canlı anlatım. Ama dini anlatının seyyahin meslegine istinaden fazla olması yeni kıtanın sosyo kültürel yapısına ilişkin anlatının kısıtlanmasına neden olmuş.