Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hasanburkan Tarafından Yapılan Yorumlar
Prof. Dr. Gürsel AYTAÇ'ın Thomas MANN'ın bu romanındaki edebî kimlikle alakâlı çalışmaları edebiyat ve Alman edebiyatı ehlince malumdur. Maalesef Thomas MANN, Dostoyevski kıvamında bir yazarken ülkemizde hak ettiği tirajı elde edemediğinden Can Yayınevi vakt-i zamanında eserleri tercüme ettirmekle vakit kaybetmek istemese de, Gürsel Hoca her zaman olduğu gibi elini taşın altına koyarak çeviriyi tamamlamıştır. Almanca ve Alman Edebiyatı konusunda Türkiye'deki en ehil isimlerden biri olan Gürsel Aytaç'ın tercümesi sizi asla pişman etmeyecektir.
Kitaba gelince, Thomas MANN kendini çağının "Goethe"si olarak gördüğünden, hem Goethevarî bir üslûp kullanmış, hem de Goethe'nin eserinin devamı niteliğinde bir eser yazmıştır. Ultra-gerçekçi ve "Modern-Klasik" tabirine tam olarak uyan bu eser, pek çok "edebiyat" tutkununu memnûn edecektir. (Yaldızlı çok satan kitap düşkünleri ise "Ne sıkıcı kitap yaaaa..." demeye devam edeceklerdir.)
Selçuklu Tarihi üzerine çalışanların bir numaralı kaynaklarındandır bu harika eser. Size "Gerçek Tarih"i sunar. Akademik, yoğun, bilgi dolu bir çalışmadır. Merhum Osman TURAN Beyefendi'nin de en önemli eseri diyebileceğimiz "Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti"(Türk Cihân Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi de bittabî hayli kıymetlidir) Türk araştırmacılar tarafından yazılmış en detaylı ve kapsamlı Selçuklu tarihidir. Ahiren kitabın son bahislerinde değinilen Türk-İslâm Medeniyetini de unutmamak gerekir... Ötüken Yayınevi'ne de bu hacimlice ve kaliteli baskılı kitaba böylesine cüz'i bir miktar ücretlendirme yaptıkları için sonsuz teşekkürler! Saman kâğıda basılmış, küçük boyutlu romanları bile otuz liraya satan birtakım yayınevlerine ithaf olunur.
Ferdi Tayfur, ömründe hiç okul okumamıştır. Evet, babası vurulunca, ağabeyi mahpus damlarına düşünce, anasıyla birlikte ırgatlık yapmıştır, rençperlik yapmıştır, okumayı bir "hamal"dan öğrenmiştir. Ancak tüm bunlara rağmen, kendisini öyle geliştirmiştir ki bugün bir roman-anlatı-deneme yazabilir hâle gelmiştir. İşte, inanç ve güvenin getirdiği nokta! Hamaldan öğrenilen harflerle, edebiyat dünyası içerisinde kendisine yer ayıran bir anlatı yazmak... Benim yaşımda olanların çok aşinâ olduğu bir isim Ferdi Tayfur. Senelerdir çektiğimiz her acının şarkısını yapmış insandan, hepimizin hayat hikâyesini okumak. Her yönüyle sanatçı olan değerli insana selâmlarımla; okumanızı tavsiye ederim. Ancak, beklentilerinizi çok yüksek tutmayın. Bu klasik algılardan uzak bir samimî iç döküştür.
Zahid Kotku'ya yalnızca bir "şeyh" gözüyle bakmak yanlış olur. O yetiştiği toplumun tüm özelliklerini bilen, Türkiye'nin gelişmesine büyük ölçüde katkı sağlamış biridir. İlk Türk motorunun yapımına, çizimlerine yardımcı olmuş, bu ülkeye bir başbakan (Erbakan) ve bir cumhurbaşkanı (Özal) kazandırmıştır. Zahid Kotku, alışageldiğimiz burnu Kaf Dağı'nda, milleti dolandıran meşayih grubundan hiç değildir! Caminin önündeki arabaları işaret edip: "Rahatsız oluyorum! Rahatsız oluyorum! Kardeşlerimiz ekmek parası için gavur diyarına (Almanya'ya) giderken, sizin burada bu arabalarla gezmenizden rahatsız oluyorum!" demiştir.
Ezcümle, o, kendini nefsini terbiye etmeden başkalarına "nefsinizi terbiye ediniz" diyen bir ahlâk nutukçusu değildir. Kitap, oldukça güzel, halk diliyle hazırlanmış ve gönle hitâp ediyor. Tarikat-tasavvuf algısıyla çeliştiğim yerler olduğu için büsbütün tasdik etmesem de, Zahid Kotku'yu gençliğimden beri okuduğum için özlediğimi fark ettim.
Okuyunuz. Ancak biliniz ki bu merhûmun satırları tek başına yeterli değildir. Öğütlerini de tutunuz...
Keşke boyutu daha büyükçe olsaydı da dipnotları okumaya uğraşırken, oya ören kadınların gözlerini bozma tehlikeleri gibi endişeler yaşamasaydık :) İslâmoğlu, ümmete hizmetten gayrı maksat gütmeyen değerli bir müellif, değerli bir müfessir. Tefsirî meâli de tam umduğum gibi, senelerdir alışık olduğumuz o tatlı üslûpla yazılmış. Kur'ana dair her şeyi okumak isteyen, ilahî kitapla hemhâl olmak isteyenlere bittabî tavsiye edilir.