Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Mehmet Poyraz
Gazeteci ve araştırmacı yazar. Gazetecilik mesleğine Adana’da başlayan, basın sektöründe muhabir, editör ve yayın koordinatörü olarak çalışan Mehmet Poyraz 27 Mart 1974 tarihinde Osmaniye’de dünyaya gelmiştir. Sebilürreşad ile Derin Tarih dergilerinin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde de yazıları yayımlanan Poyraz, araştırmalarını daha çok Rusya ve buradaki Türkler üzerinde yoğunlaştırmasıyla bilinmektedir. Basın Kartı sahibi de olan Mehmet Poyraz aynı zamanda gercektarih.com.tr’nin de genel yayın yönetmenidir.
Mehmet Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar
922 yılında İslamiyet’i kabul eden İdil Bulgarlarının bu haliyle bölgenin ilk Müslüman devleti olma özelliğinin detaylandırılarak işlendiği çalışmada, Moğolların yine bölgede aldıkları ilk büyük mağlubiyeti, Cengiz Han’ın savaşçılarının Bulgarlar tarafından nasıl pusuya düşürüldükleri de anlatılmış. Uzunca süre Ruslara hükmeden Bulgarlar bir müddet sonra bölgedeki hakimiyetlerini yitirirken geriye kendilerini anlatan doğru dürüst bilgiler de bırakılmaz. Günümüzde dahi İdil Bulgarları fazlaca bilinmez. Müellifi bir zoru başarmış ve anlatmaya girişmiştir. Oysa onlarda Türk idi ve ordularında da muazzam Kıpçak savaşçıları da bulunuyordu. Bu uygarlığın İslam’ı seçmesinden sonra hakimiyeti altındaki pagan inançlarına sahip Finli kabilelere hoşgörüyle yaklaşması da dikkat çekmektedir. Hülasa bu çalışmayı okuduğumuzda bölgeyi: Deşt-i Kıpçak’ı, diğer bir deyişle Doğu Avrupa’yı, Rusya’nın gerçek tarihini daha iyi anlayabilmekteyiz. Araplarla münasebetleri de çalışmada yer bulmaktadır.
“İsrail’in Kuruluşu” başlıklı bölüm oldukça dikkatimi çekti. Babil’den günümüze Yahudi ve Filistin meselesi anlatılmaya çalışılmış. Her Doğu’lunun mutlaka hatırlaması ve bilmesi gereken bu meseleyi bu kadar detaylı bulacağımı tahmin etmiyordum. Naziler, Romalılar, İngilizler, Belfour…
Çalışmanın Hitler, Normandiya Çıkarması, 1917 Ekim Devrimi ve Türkiye Cumhuriyeti bölümleri de dikkat çekici bilgilerle dolu.
Sultan Alparslan’ın Bizans’ın sonunu getirdiğinden Moğolların öfkeli istilasına, kadastro memurluğundan ülkesinin kurucu başkanlığına yükselen o bilindik isme dair detaylı bir çalışma. Müellifinin akademik tarzdan uzak olduğunu biliyoruz ve bu yönüyle de okurunu sıkmadan anlatmaya devam ediyor. Favorim Büyük Petro’nun hayat hikayesi. Kuşkusuz diğerleri de kıymetlidir. Arşivlerde olması gereken bir çalışma, özellikle biyografi yazarlarına tavsiye ediyoruz. Bu arada Enver Paşa hakkında da önemli malumatlar da unutulmamış. Tarihsel olarak kitap hakkını veriyor. Tapınakçılar dahi çalışmada yer bulmuş.
Bölgenin Müslüman hâlini farklı açıdan okumaktayız. Eser okunduğunda bölgenin idari yapısı hakkındaki sorunların ve anlaşmaların günümüzde hâlâ devam ettiğini kolayca anlayabiliyoruz. Müslümanlar üzerinden birçok bilginin Batı’ya nasıl aktarıldığı yer alırken Arapça’dan Latince’ye yapılan tercümeler de yer almaktadır. Abbasiler'in 750 yılında hâkimiyetlerine son verdiği Emeviler, kısa sürede Endülüs topraklarında yeniden vücut bulmuştur. Halife soyundan gelen Abdurrahman İspanya’da asırlarca sürecek olan İslam hâkimiyetinin temelini atmıştır. Türlü badireler atlatarak Bağdat’tan Fas’a ulaşan Abdurrahman, yarımadada bulunan Emeviler’e yolladığı mektupta oraya gelip liderleri olmak istediğini ve Emevi Devleti’ni sürdürmek istediğini bildirir. Yarımadadakilerin hepsi kabul etmese de bir kısmı bu öneriyi kabul eder ve Abdurrahman bölgeye ulaşır. Başlangıçta her şey kolay olmaz ama Abdurrahman amacına ulaşır. Müslümanların birbirleriyle olan savaşları ve sürtüşmeleri de anlatılmaktadır.
Eser dört isim üzerinden İstanbul’un şehir tarihini aktarırken, Osmanlı tarihine dair malumatlar da içermektedir. Dördünün de etrafında olan bazı isimlere yer verilmiş. Çalışmadaki görsel zenginlik okumaya teşvik edici olmuştur. Sorularını evinin penceresinden sopayla alan Zenbilli Ali Efendi’den II. Osman’ın gayri ahlaki öldürülmesine, Üsküdarlı olmanın ne anlam ifade ettiği gibi anekdotları farklı bakış ile okuyabilirsiniz.