Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Mehmet Poyraz

Gazeteci ve araştırmacı yazar. Gazetecilik mesleğine Adana’da başlayan, basın sektöründe muhabir, editör ve yayın koordinatörü olarak çalışan Mehmet Poyraz 27 Mart 1974 tarihinde Osmaniye’de dünyaya gelmiştir. Sebilürreşad ile Derin Tarih dergilerinin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde de yazıları yayımlanan Poyraz, araştırmalarını daha çok Rusya ve buradaki Türkler üzerinde yoğunlaştırmasıyla bilinmektedir. Basın Kartı sahibi de olan Mehmet Poyraz aynı zamanda gercektarih.com.tr’nin de genel yayın yönetmenidir.

Mehmet Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar

04.02.2022

Afganistan’ın yapısını daha iyi anlamak adına hayli başarılı. Bunun yanı sıra “Hazarlar” ile karıştırılmasının da önüne geçilmiştir. Az da olsa “Hazaralar” bir şekilde “Hazarlar” olarak da anılmaktadır. Moğolların bölgeye hakim olmak adına yolladıkları askeri birliklerin, ki çoğunluğu Türk kökenli, Hazara Yurdu’na yerleşmesiyle ve burada çoğalmasıyla ortaya çıkan Hazaralar’ın kökenleriyle ilgili bilgileri tek kaynaktan yetinmeyen müellif farklı görüşleri de okurun ilgisine sunmuş. Bir ırktan ziyade topluluk olarak da tarif etmek mümkün ilk başlarda. Elbette köklerinde ve günümüzde damarlarında dolaşan kan Türk kanıdır. Afganlıların baskısına da maruz kalan Hazaralar, İran etkisinde de kalmıştır. 19.yüzyılın sonlarına kadar bağımsızlıklarını devam ettiren halk çalışkan, fakir ve tutumlu olmalarıyla da bilinir. Ne kadar aç kalırsa kalsınlar asla hırsızlık yapmamaları her zaman takdir görmüştür. Sovyet döneminde ve sonrasında Afgan meselesinin ardında kalan Hazaralar şimdi karşınızda.
04.02.2022

Günümüzde Kalmuklar hakkında tek eser. Togan’ın bozkır topluluğu dediği Kalmuklar Moğolların bir kolu olarak tarih sahnesine çıkıyor. 15 ve 16.yüzyıllarda Moğollar ve Çinlileri hayli tehdit eden ardından Özbekistan’a, Fergana’ya gelerek baskı kuran Kalmuklar, Hive Hanlığı’nı da tehdit etmiştir. Önce Budist olan sonra İslam’a geçen Kalmuklar da olmuştur. Kimi Batı kaynaklarında Moğollar ile bir tutulan bu topluluğun Osmanlı ile de temasları olmuştur. 18 ve 19.yüzyıllarda Rusların hakimiyetine girerek nüfusları azalırken kuvvetleri de kırılmıştır. Çarlık Rusya döneminde sistemli biçimde dağıtılan ve katledilen Kalmukların bu kaderi Sovyet Rusya döneminde Stalin’in politikalarıyla devam etmiştir. Balkanlara ve Türkiye’ye sığınmak zorun kalan Kalmuklar olduğu gibi Kırgızistan’da da hayatına devam edenler de bulunmaktadır. Türkistanlılara kök söktüren, İdil’e yerleşen ve Nogayları dahi etkisi altına alan Kalmukların hüzünlü hikayesi. Müellifi arşivlik bir çalışmaya imza atmıştır.
04.02.2022

Bu eseriyle ırkçılığın fikir babası olarak bilinen Gobineau, Yahudi düşmanı olmamasına rağmen Nazilere ilham vermesi hayli ilginç. “Toplum” kavramını bilinenin aksine farklı yorumlayan müellife göre “Toplum” birlikte düşünen ve hareket edendir. Siyahileri maymuna benzetirken, Kalmukları da eleştirmektedir. Tuhaf şekilde ahlaki yozlaşmanın devletleri çökertmeyeceğine ısrarla dikkat çekmektedir. Bunu yaparken de eşcinsel Spartalılardan bahsedip teorisini güçlendiriyor. Üstün insan ırkının tespitini de kafatası ölçümüyle yapmaktadır. Kıyıdan köşeden dipnotlardan bildiğimiz bu eserin, yaklaşık bir buçuk asır sonrada olsa dilimize kazandırılmış olması konuya meraklı okuru epey memnun edeceği aşikardır. Türkçeye çevirisi epey eleştirilmiş. Kendi açımdan buna pek takılmadım ve aklıma bile gelmedi. Sanırım dönemin Türkçesi ile tercüme edilmek istenmiş. Zeki Velidi Togan’ın, Akdes Nimet Kural’ın eserlerini günümüz Türkçesine aktarsak nasıl olurdu acaba? Bunu sormamız gerek eleştirmeden önce.
30.01.2022

Müellif, diğer Haçlı Seferler ile ilgili çalışmalardan farklı olarak kitabın giriş metninde konunun öneminden bahsederek okuru daha bilinçli olmaya davet etmektedir. Bunu yaparken de İbn Haldun, Farabi, Nurettin Topçu gibi isimler üzerinden Haçlı tarihi meselesine felsefi bir yaklaşımda sunmaktadır. Haçlı Seferleri’nin günümüze kadar devam ettiğine dikkat çekilen çalışmada, konuya hakim okurun yeniden yorumlanan bilgiler ışığında yeni birikimler edineceği muhakkaktır. Ayrıca konuyla ilgili kıyıda köşede kalmış kimi isimleri de gün yüzüne çıkarttığı da görülmektedir. Söz konusu çalışmanın hayli titizlikle hazırlandığını ve ilgilisine yeni bir şeyler söylemek adına uğraş verildiğini de söyleyebiliriz. Meseleyi ilk defa okuyanlar için kolaylaştırıcı olurken, hakim olanlar ise mutlaka yeni bir şeyler bulacaktır. Kısaca bu eserde müellif hadiseler silsilesinden ziyade, Haçlı Seferleri’nin ana temasına vurgu yapmaktadır. Elbette önemli hadiseler göz ardı edilmemiştir.
30.01.2022

Aslen Kazanlı babayla, Taşkentli annenin evladı olarak Menemen’de dünyaya gelen Doktor Muzaffer Alatur’un kendi özel penceresinden Kurtuluş Savaşı’na ve döneme dair değerlendirmelerin not edildiği hatıratın bir asır sonra okurun ilgisine sunulması konuya dair malumatların zenginleşmesi açısından yerinde olmuştur. Cephelerden ziyade dönemle ilgili kişisel değerlendirmelerde bulunması bu çalışmayı farklı kılmaktadır. Kurtuluş Savaşı esnasında ABD’nin tutumunu da kaleme alan Alatur, o zamana kadar bu ülkenin Türkleri fazla bilmediğine dikkat çekmekte. Bolşevikler hakkında düşüncelerini de yansıtır. Bu dönem, Ankara, Moskova, Lenin, Mustafa Kemal Paşa ve İngilizlere dair notlar düşen doktorumuz Mustafa Suphi’nin öldürülmesi içinde kesin bir dille failin hakimiyet-i milliye olduğunu belirtmektedir. Ege’de Yörük Ali Efe ve Çerkez Ethem’in halka zulüm ettiğinden ve bununda Kuvayı Milliye’ye zarar verdiğinden, Ankara’nın kontrolü ele almasından sonra vaziyetin düzeldiğinden bahsetmektedir.