Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Mehmet Poyraz
Gazeteci ve araştırmacı yazar. Gazetecilik mesleğine Adana’da başlayan, basın sektöründe muhabir, editör ve yayın koordinatörü olarak çalışan Mehmet Poyraz 27 Mart 1974 tarihinde Osmaniye’de dünyaya gelmiştir. Sebilürreşad ile Derin Tarih dergilerinin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde de yazıları yayımlanan Poyraz, araştırmalarını daha çok Rusya ve buradaki Türkler üzerinde yoğunlaştırmasıyla bilinmektedir. Basın Kartı sahibi de olan Mehmet Poyraz aynı zamanda gercektarih.com.tr’nin de genel yayın yönetmenidir.
Mehmet Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar
“Onbeşliler” içerisinde askerlik hizmetine dahil olan Sivaslı Musa Kazım’ın maceralarla dolu askerlik hatıralarında döneme dair ayrıntılar okurun ilgisine sunulmuş. Sakarya muharebesinde, cephede gelişen bazı hadiseler oldukça ilgi çekici. Cephede yaralanmasından sonra Kastamonu, Ankara ve Adana hastanelerinde tedavi gören Musa Kazım, İstanbul’da gördüğü ve yaşının da 800-1000 diye tarif ettiği koca çınar ağacını da hatıratını almış. Çınarı ilginç kılan bir diğer yanı ise gövdesinin içinde bir küçük bakkal olması. Aile hayatının da yer aldığı eserde Çerkezlere dair malumatlarda aktaran Musa Kazım memleketi Sivas’tan İstanbul’a gidişini de kaleme almıştır. Öte yandan cepheye gitmek için askerlik şubesine başvurduğunda epey zorluklarla da karşılaşıyor. Zira çocuk muamelesi görür. Savaş sonrası Sivas Belediyesi’nde çalışan Musa Kazım kız kardeşlerini de okutmayı ihmal etmez.
Kısaca söz konusu bu kitap “Şov Müslümanları”na sesleniyor diyebiliriz. Sözünü ettiğimiz bu grubun en azından “ne yapıyoruz” babında bu eseri okumalarını ve buna göre de kendilerine çeki düzen vermeleri temennimizdir. Müellifin şu tespiti de yerindedir. Diyor ki, her zeminde popülist ve oportünist isimler İslam’ı temsil ediyor ve hiç alakası olmasa da bu kişiler “Siyasal İslamcı” olarak anılmaktadır. Müslüman dünyası birbirini yerken ve şov yaparken Batı muazzam şekilde çalışmaktadır. Sonuncusu da bizim tespitimizdir okuduklarımızdan.
Son Osmanlı ile Cumhuriyet’in ilk döneminde çeşitli vazifelerde bulunan Mülazım Atıf Kamçıl’ı ilk defa anlatan biyografik çalışmada İttihatçılara ait kimi sır perdeleri aralanmaya çalışılmış. Biyografi çalışmalarının sıkıntılı olduğu Türkiye’de Atıf Bey’in ailesinin rızasının alınması kitabı başarılı kılmaktadır. Atıf Bey’in özel eşyaları üzerinden yaşadığı döneme ışık tutulmaya da çalışılmış diyebiliriz. Eserin müellifi oldukça genç bu tür eserler için ve kendisini de tebrik ediyoruz.
İslamiyet öncesi Türklerin epey aksiyoner olduklarını fark ettiğimiz bu çalışmada entrikaların bol olmasının yanı sıra Uygurların Çinlileri vergiye, daha doğrusu haraca bağladıkları dönemler hayli ilginç gelmektedir. Asırlar boyu Türklerle Çinlilerin devamlı mücadele halinde olduklarını görürken barışçıl süreç geçirmek adına soylular arasında evliliklere de rastlıyoruz. Çin sarayını basan Kürşad’ın hikayesini tüm gerçekliğiyle kaleme alan yazar, bir zamanlar Rusların korkulu rüyası olan Kıpçakları da ihmal etmemiştir. Avrupa ile Çin arasındaki sahada Türklerin nefes kesen hayatlarını soluksuz okuyabilirsiniz. Elbette düşman sadece Ruslar ve Çinliler değildir. Türklerin kendi aralarındaki çekişmeler ve entrikalarda okuyucunun ilgisine sunulmuş. Kavimler göçünü başlatan lider ile Türkleri yöneten bilge kadının hayatı da çalışmada yer almaktadır.