Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Mehmet Poyraz
Gazeteci ve araştırmacı yazar. Gazetecilik mesleğine Adana’da başlayan, basın sektöründe muhabir, editör ve yayın koordinatörü olarak çalışan Mehmet Poyraz 27 Mart 1974 tarihinde Osmaniye’de dünyaya gelmiştir. Sebilürreşad ile Derin Tarih dergilerinin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde de yazıları yayımlanan Poyraz, araştırmalarını daha çok Rusya ve buradaki Türkler üzerinde yoğunlaştırmasıyla bilinmektedir. Basın Kartı sahibi de olan Mehmet Poyraz aynı zamanda gercektarih.com.tr’nin de genel yayın yönetmenidir.
Mehmet Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar
Yakın zamanda yitirdiğimiz Doğan Cüceloğlu’nun hayatına dair oğlu Timur Cüceloğlu’nun kaleminden dökülenleri okuyoruz. Kitap aslında Doğan Cüceloğlu hayattayken tasarlanmış ne yazık ki ömrü yetmemiş. Silifke’den ABD’ye uzanan hikayede, Doğan Cüceloğlu’nun kitaplarındaki gibi bir hayat sürdüğünü öğreniyoruz. İnsan ve çocuk sevgisini de anlatıyor oğul Timur.
Biz hâlâ Troya’da yaşanılanlar gerçek mi, yoksa efsane mi diye sorgularken, yazar büyük bir işe girişiyor ve Troya Savaşı’nı yeniden anlatma yolunu gidiyor. Bunu yapmadan önce de Türkiye’ye gelip Troya bölgesinde incelemelerde bulunuyor. En azından bölgeyi yerinde incelemesi işini ne kadar ciddiye aldığını göstermektedir. Homeros eksenli kaleme aldığı eserinde yazarın okura yeni bir şeyler verdiğini söyleyebiliriz.
Yaşadığı yüzyılın yarısından fazlasına damga vuran Cicero’nun hayatına dair önemli kesitleri okuduğumuz bu eserde Sezar’ın uğradığı suikastın yazar tarafından ustaca detaylandırılması dikkat çekmekle beraber, kıyıda kalmış bilgileri de öğrenmiş bulunuyoruz. Öten yandan dönemin Roma Cumhuriyeti hakkında sosyal ve siyasi hayatta okuyuculara aktarılmış. Elbette dönen dolapları, entrikaları da okumak hayli keyifli. Sonuncuları yazarın sıkmadan anlatması da takdire şayandır. Kuşkusuz çeviri de önemli.
Akademisyen kalemiyle ele alınmış, fakat herkesin okuyabileceği üslubun kullanıldığı bu roman kimi tarihi gerçekleri gün yüzüne çıkarmaktadır. Müellifin bir tarihçi olduğunu bilmemiz eseri güçlü kılarken, kurgusallıktan daha ötelere gitmemize neden olmaktadır. Okuru gerçek ile kurgu arasında götürüp getiren eserin bu halini elbette müellifi de bilmektedir. Bu yüzdendir ki, tarihi roman seçkilerinizin en tepesine bu eseri de not edin diyoruz. Öte yandan abartısız ve yalın bir tarihi roman okumak isteyenlere de tavsiyemizdir.
Türklerin ataları hakkında kıymetli malumatların verildiği çalışmada, bugüne kadar tartışmalı halde ortada duran kimi iddiaları müellifin cesurca ele alması, önce farklı yorumları öne sürüp ardından düşüncesini beyan etmesini takdirle karşılamak gerekiyor. Avrupa ile Çin arasındaki Türk yurtlarında hızlı bir okuma yapmamızı sağlayan çalışmada Osmanlının kurucuları arasında Moğol kökenlilerinin olup olmadığı da tartışılmaktadır. Türklerin göçebe ve şehir hayatlarına da dikkat çekilen çalışmada yüzyıllar önceki hayli ilginç alışkanlıkları da gözlerimizin önüne serilmektedir.