Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Mehmet Poyraz

Gazeteci ve araştırmacı yazar. Gazetecilik mesleğine Adana’da başlayan, basın sektöründe muhabir, editör ve yayın koordinatörü olarak çalışan Mehmet Poyraz 27 Mart 1974 tarihinde Osmaniye’de dünyaya gelmiştir. Sebilürreşad ile Derin Tarih dergilerinin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerinde de yazıları yayımlanan Poyraz, araştırmalarını daha çok Rusya ve buradaki Türkler üzerinde yoğunlaştırmasıyla bilinmektedir. Basın Kartı sahibi de olan Mehmet Poyraz aynı zamanda gercektarih.com.tr’nin de genel yayın yönetmenidir.

Mehmet Poyraz Tarafından Yapılan Yorumlar

25.09.2021

M.Ö. VII.yüzyılda Asurluların dağılmasıyla ortaya çıkan ve Sakalar ile İskitler tarafından Güney Kafkasya’da, Kura ve Aras nehirleri arasındaki sahada kurulan Atropatena/Adorbaygan adlı devleti günümüzde Azerbaycan yaşatmaktadır. 27 asırlık kadim bir devlet olan Azerbaycan’ın bu tarihi geçmişi yakın zamanda Prof. Dr. Hasan Aziz-oğlu Hasanov tarafından belgelendirilerek kitaplaştırılmıştır.
27.08.2021

Devletine, milletine ve rejime bağlılığıyla da bilinen Cicero, Sezar'dan sonra çok güvendiği kişi tarafından idam edilmiştir.
Hak ve hukuktan yana olan Cicero, "Dostluk Üzerine" adlı eserinde insan ruhununda, dostluk gibi ölümsüz olduğunu savunurken, yine iyi dostlukların uzun yıllar boyunca hatırlanacağına dikkat çekmektedir.
O'na göre sadece iyi insanlar arasında dostluklar kurulabilir ve dostluklar ihtiyaçtan oluşmaz.

24.08.2021

Abdürreşid İbrahim ilk defa bir dergide, özellikle tarih dergisinde bilinmeyenlerle anlatılıyor. Her zaman ki gibi dergi mutfağı epey bir emek sarfetmiş.
24.08.2021

Çok özel bir sayı. 1944 Kırım sürgünü enine boyuna ele alınmaya çalışılmış.
Ülke olarak zor günlerden geçtiğimiz bir dönemde, “Kaygısız Beyin” kitabının ilgilisine sunulması gayet yerinde olmuş. Özellikle pandemi dönemiyle beraber ortaya çıkan, sosyal konumu ne olursa olsun, insanlardaki kaygılar belirgin bir şekilde artmıştır.

Kaygılı insanlar o kadar çoğaldı ki, neredeyse herkes birbirine telkinler de bulunmaya başladı. Pandemi şartlarının getirdiği kaygılardan aslında hiç etkilenmeyen kimi insanlar, başkaları için kaygılanır oldu. Buna şahidim. Örnek olarak, kepenklerini indiren esnafın şu an ne yaptığını merak edenler azımsanmayacak sayıda olduğuna emin olabilirsiniz.

En meşhur kaygılı insan olarak Yaşar Kemal’i biliyorum. Bazen de tuhaf buluyordum kaygısını. Böyle bir romancı nasıl olurda ölünceye kadar “araba çarpma” korkusuyla yaşamıştır diye de kendi kendime sorguladığım da olmuştur.

“Kaygısız Beyin” kitabı da aslında çok bildik bir örnek ile okurunu selamlamakta. Evden çıktıktan sonra “acaba ocağın altını kapattım mı?” diye merakta kalanları anlatmakla başlıyor kitap. İlk başta klasik kişisel gelişim kitabı gibi dursa da, aslında öyle olmadığını sayfaları çevirdikçe anlayabiliyorsunuz. Kitabın yazarları alanında uzman ve bilinen isimler. Söz konusu çalışmalarına pratikten aldıkları tecrübelerini aktarırken, bilimsel anlamda yapılan son çalışmaları da ihmal etmemişler. Meseleye yaklaşımları, her okurun rahatlıkla kavrayabileceği üslupla anlatılmış ve bunda da çevirmenin önemli ölçüde katkısı da göz ardı edilmemelidir.

Beynimizin kaygılara etki eden bölümlerinin tane tane anlatıldığı kitap vücudumuzu nasıl kontrol altına alacağımızı da tarif etmektedir. Okumayanlar için tuhaf gelebilir ama birçok kişinin bunu başaracağına eminim. Bu kitapta tavsiye edilen egzersizlerle, kişinin kaygılarından kurtulma ihtimalinin de yüksek olduğunu söyleyebilirim. Kitap kurtları iyi bilir. Hani derler ya; “bir kitap hayatınızı değiştirebilir.” İşte, “Kaygısız Beyin” de onlardan sadece biridir.