Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
aerolaconic Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapta Zezé'nin yaramazlıklarından bahseden kısımlar bana Goscinny'nin Sempé (bizde Pıtırcık) serisini hatırlattı. Ama yarıdan sonra Portuga ile tanışınca işler değişti. Sanırım ara sıra tekrar okuyacağım. Dün gece başladım ve az önce bitirdim. Bir de bu kitapta yasaklanacak ne var bulamadım. Hayır kalbi o kadar temiz biri de değilim üstelik. İlk başta belirttiğim gibi kitap satsın diye yürütülmüş bir reklam kampanyası olabilir diyeceğim ama zaten 111 baskı yapmış bir kitap için kimse bu kadar küfür yemeyi göze almaz. Bence herkesin kitaplığında olmalı. İçindeki küçük çocuğu uyandırmak için okunmalı.
Tüm bunları görmezden gelerek kitabın özüne yöneldiğinizde aslında kurgusu sağlam bir macera var. (Her ne kadar başlangıcı Tarkan'ı kurtaran kurt hikayesinden araklanmış olsa da) Mantık hatası yok, ince detaylar güzel. Hatta benim özellikle takdir ettiğim işin, sonunu baştan anlattığı halde okuyucu kitabın sonuna kadar merakla bekleten bir kitap. Çoğu yerde kafanızda tahminler yürütürken, ha sahi böyle olmuştu dedirtip yanıltıyor. Ancak, bitmek bilmeyen tasvirler, birbirini tekrar eden, olmasa da olur kelimeler insanı yıldırıyor. Örneğin: Nefret etmek.. Bu ülkeden, o ülkeden, sabahın şafağından, akşamın karanlığından, gece yarılarından, yalçın dağlardan, cehennem dipli vadilerden, lanetli kardan, amansız yağmurdan, yakıcı güneşten, her türlü renkten, tattan, iyilikten, kötülükten nefret etmek. Kitapta neredeyse böyle olmayan tek paragraf yok. Okumayı zorlaştırması bir tarafa insana afakanlar basıyor. Kitap okumaktan tiksindim.
Kadın kılığına giren şeytanın bir adama olan aşkının öyküsü. Yazım tarzı ve yazıldığı dönemin atmosferini vermek açısından güzel. Bir de (gerçi edisyonun da etkisi büyük) elinizde 3 yüzyıllık tarihi bir belgeyi tutuyormuş gibi hissediyorsunuz. Ama öykünün kendisi çok aman aman ilginç değil.
Ön yargı ne kadar kötü bir şey. Ben hep adına bakarak fettan bir kadının fantezilerle dolu dünyasından bahseden bir kitap olduğunu düşünür dururdum. Meğersem alakası yokmuş. Kadının ezilmesinden, toplumun ahlaksızlığına, adaletin adaletsizliğine yağdırıp duran bir kitapmış. Anlatım tekniği (özellikle birinci bölüm) çok güzel. Gerçek bir olaydan esinlenildiği söylenmekte olan bu kitabın vakti zamanında müstehcen olduğu gerekçesi ile toplatılması (ya da toplatılmaya kalkılması tam bilmiyorum) tam bir rezalet. Bu kitabı okuyup tahrik olduğunu, birilerinin tahri olabileceğini düşünerek toplatılmasını isteyen bence sapığın en önde gidenidir.
Mutlaka okunması gereken harika bir başyapıt. Sayfa sayısının çok olması sizi korkutmasın. Su gibi akıp giden bir anlatımı var.