Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar

24.02.2011

Biraz sinir oldum galiba, bitmesi planlanan bir serinin son kitabı nasıl ‘şimdilik’ bitebilir!!!... Söz de bu kitap serinin sonuydu ama şuan 8 kitabın toplamından daha çok ortada çözülecek sorun var. Zoey, Steve Rea, Stark, Kalona, Rephaim, Neferet bi de şimdi Aurox... Bunların içinde olduğu sorunlar yumağının daha başında bile değilmişiz meğerse... Aslında bu kitabın sonlarına kadar, ortada nerdeyse hiç olay yoktu, konular gereksiz yere uzatılıp duruyordu, son 100 sayfa ise tam bir olaylar bombardımanı gibiydi ve bizi -devam kitaplarınında olacağına kesin gözüyle baktıran- kördüğümlerin içine sürüklüyordu.
Kitabı okumak yine her zamanki gibi çok keyifliydi, konu sürükleyici, anlatım ise oldukça akıcıydı, ama keşke hakettiğimiz “net sonu” da bu kitapta bulabilseydik....
24.02.2011

Francesca sıradan bir kızı alıp dikkat çekici hale getireceğine ve sezon bitmeden nişanlanmasını sağlayacağına dair bir bahse girer....O anda seçtikleri kişi ise yengesinin baskıcı yaklaşımlarıyla iyice silikleşen Constance’tır. Constance’ın beklentisi ne aşık olmak ne de evlenmektir ama hayatı boyunca yaşayamayacağına inandığı sezon heyecanını tatma fırsatı için bu bahsin konusu olmayı kabul eder. Constance asla aşık olmayacağını sanırken Francesca’nın yakışıklı kardeşi Dominic le karşılaşır ve ikiside bulundukları her ortamı özel kılan çekimin etkisine kapılırlar… Bu kitapta tek eksik sanırım Dominic’in iç seslerine yer verilmemiş olması.. Genel olarak hiç basım hatası ya da anlatım bozukluğu yok,konusu güzel, çeviride çok akıcı, bence severek okuyabileceğiniz bir kitap…
15.02.2011

‘Zalim Cazibe’ nin büyülü satırlarında Julian ile tanışmıştık, bu kitapta ise Adrian ile...Hem babası tarafından istenmeyen evlat olduğu sürekli hissettirilen hem de arkadaşı Philip’in ölümü ile yıkılan Adrian bir anlık sinirle kardeşinin göz koyduğu Liliana ile evlenir. Bu noktadan sonra sürekli hatalı kararlar alıp küçümseyip durduğu eşine karşı affedilmez davranışlarda bulunur. Liliana ise sabrı, çabası, azmi, neşesi ile çocukluğundan beri aşık olduğu Adrian’ı zamanla kendine bağlamaya başlar.
Konu aslında çok güzel ama bazı yerlerde -çeviriden mi bilmem- cümleler kafa karıştırıcı ve olaylar bazen yerine oturmuyor (Mesela Adrian bir bölüm sonunda aydınlanma ve pişmanlık anı yaşıyor, yeni bölüme başlıyoruz bu sefer sanki bu satırlar hiç yazılmamış gibi aynen zıtlaşma ve tartışmalar kaldığı yerden devam ediyor, ‘ee o zaman o okuduklarımız neydi’ diye düşünüyor insan..). Bu durum akıcılığı bozsa da bu göz ardı edilebilir, çünkü ben bu seriyi gerçekten sevdim, kesinlikle okunmaya değer, bu yüzden 3 arkadaştan Arthur’u keşfedeceğimiz diğer kitabı da dört gözle bekliyorum...
09.02.2011

Charles, çirkinliğinin konu edildiği bir konuşmaya kızar ve gelecekteki eşi olacak güzeller güzeli Louıse’e bir oyun oynar. Kendini gizleyerek Onu bir hayale aşık eder, ama bu oyun Charles’ı tam bir felaket girdabına sürükler. Bu çok farklı bir konu, kesinlikle elinize aldığınızda bitirmek isteyeceğiniz bir kitap ama bence bir çok olumsuzluğu da barındırıyor. Bu kitapta malesef, bütün konuşmalar ve olaylar sonsuzluk gibi gelen ‘iç sesler’in arasına sıkışmış, birçok basım hatası göze çarpıyor, yer yer akıcılığı bozan farklı bir çevirisi var ve ‘amber’ ile ilgili detaylar gereksiz yere aktarılıp duruyor. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumda benim için zor ilerleyen bir kitaptı. Bir de tüm kitabın en can alıcı noktası bence gerçeğin fark ediliş anı olacaktı. Oysaki yazar, bu anı da bizden esirgeyip es geçmiş, sayfalar sonrasında bu farkediliş anını 2-3 kelimeye sıkıştırmış, benim için bu da ayrı bir hayal kırıklığı nedeni…
03.02.2011

Artık bir ‘katil’ olduğu gerçeğinden kaçmak için beş parasız Londra’ya gelen Fleur, çaresizlikten vücudunu satma noktasına kadar gelir… Böylece, önce ölesiye nefret edeceği sonrasında ise içinde bulunduğu çıkmazın kurtarıcısı olacak Adam’ la yolları kesişir
Ritgeway Dükü Adam Kent ise aldığı savaş yaralarıyla çirkinleşmiş, her zaman sadakatsiz bir eş olan karısına bile saygıda bir an kusur etmemiş, çalışanlarını gözeten, kızına sonsuz sevgisini yansıtmaktan çekinmeyen, çok farklı, güçlü, mükemmeliğin sınırında bir insan.
Tatsız başlayan tanışıklıklarına rağmen birbirlerinde huzuru, mutluğu, sevgiyi ve sonsuz aşkı bulan Fleur ile Adam’ın paylaşımları her satırda mükemmel bir şekilde aktarılmıştı, Bir gizemin çözüm süreci kitaba heyecan katmıştı, konu benzer diğer kitaplardan oldukça farklıydı, sürükleyici ve merak uyandırıcıydı.. 1-2 harf hatasını saymazsak basım hatası hiç yoktu, çeviri ise oldukça akıcıydı. Bu kitaba -okuduğum onlarca tarihi aşk romanı ile kıyasladaığımda- tereddütsüz en güzellerden biri diyebilirim. Gerçekten bayıldım ve hiç bitmesin istedim…