Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
muharrirane Tarafından Yapılan Yorumlar
Tekrar okuma gereksinimine kapıldığım nadir kitaplardan birisi oldu "Kovulmuşların Evi".
Hayata dair, insana dair, yazara dair, doğaya dair birçok gerçekler; yazarın hayalleriyle, hayal kırıklıklarıyla ve mazisiyle yoğrulup dış dünyaya (yani okura) sunulmuş.
Samimi ve içten bir üslupla kaleme alınmış bu eseri tüm kitapseverlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Bu kitaptaki öyküleri (Acaba öykü dememiz haksızlık olmaz mı diye düşünerek [ çünkü bu kitabın her satırında yazarın ıstırabını duymamak için sağır; gün yüzüne çıkarmak için didindiği gerçekleri görmemek için kör olmak lazım gelir] öykü diyebiliyorum.) okurken eski dönem insanların yaşamına dair bir türlü önleyemediğim bir merak duygusu hissettim. Böyle bir kentin olup olmadığını araştırma duyusu, yazarın müthiş kurgu yeteneğine duyulan hayranlıkla karışıp tekrar tekrar eseri okuma iştiyakına gark etti beni.
Uzun zamandır böyle bir eser okumamıştım. Ve bu kitabın esrarını çözünceye dek elimden bırakacağımı da sanmıyorum.
Edebiyatın sıkıcı yazarlarından sıkılanlara şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitaptır, Ali Ayçil'in sağlam tekniği ve kusursuz üslubuyla abideleştirdiği "Sur Kenti Hikayeleri"
Şiir okumak amacıyla aldığım bu kitapta şiire doydum.
"...bir gün gözlerimin ta içine bak / anlarsın ölüler niçin yaşarmış..."
Sadece şiir okumak isteyen herkese tavsiye olunur.
Bu romanda Reşat Nuri, yetim Feride'nin aşk yüzünden yaşadıklarını anlatıyor. Feride -çok sevdiğini sonraları anlayacağı- Kamran'ın geçmişiyle ilgili öğrendiklerinden sonra hiç düşünmeden kendini Anadolu'nun ıssız kuytularına atar.
İşte -Türk edebiyatının yüzünü ağartan- roman da asıl burada başlar. Feride'nin günlüğü şeklinde yazılan eserde dil gayet akıcı ve roman tekniği çok sağlamdır.
Cengiz Aytmatov 10 yıl ara verdikten sonra bu romanını yazmış. Romanda gazeteci Arsen ve karı eksilmeyen Kırgız dağlarında yaşayan bir pars olan Caabars'ın yaşadıkları ilginç olaylar usta yazarın sağlam tekniği ve mükemmel Türkçesiyle sunulmuş.
Eserin dile getirdiği gerçek ise "İnsan globalizme karşı, sermayeye karşı insanlığını koruyabilecek mi?"