Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

01.12.2024

Post-modern darbenin şâhidi ve maalesef mağduru olmasaydım, İstanbul'daki câmileri, kiliseleri ve sinagogları birlikte görmeseydim, ateist olduğunu ifade eden Filistinli entelektüelleri okumasaydım ve dahi Abdullah b. Selâm'ı, Muhayrik en-Nadrî'yi, Rudolf Aleksandar Hren'i ve Jovan Divjak'i hiç tanımasaydım yine de "yazar"a ve "yazdıkları"na böyle bakabilir miydim?
...

Bugün -bizim âciz hesabımıza göre (!)- ömrünün sonlarına yaklaşan Üsküp doğumlu biri aynı evinde oturarak siyasî olarak dört ülke değiştirmiş oluyor !!!
...

Kitapta (özet olarak) İsrail’in 1947-2010 yılları arasında mülkiyet, eğitim, sağlık, istihdâm ve yurttaşlık hakları alanlarında uyguladığı ayrımcılık anlatılıyor.
...

Kitabın benim için en can alıcı kısmı 1967 savaşının İsrail'deki Filistinliler açısından Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin işgal edilmesiyle bir birleşme anlamına gelmesiydi.

Bakış açısı bu kadar mühim !!!
01.12.2024

"Bu kitapta, 1981 ve 1986 yılları arasında bulunduğum ülkeleri ve şehirleri, o dönemin şartlarında, İslâm medeniyetinin değerlerini referans alarak anlatmaya ve yorumlamaya çalıştım." diyerek tarif etmiş kitabını geçen ay dünya sürgününü tamamlayan müellif.

"Gözlemler, izlenimler, değerlendirmeler ve yorumlar iyimserliği yakalamada, kötümserliği önlemede, karamsarlığı gidermeden, okuyanların yoluna ışık tutabilirlerse boşuna yazılmamış olacaklardır." işaretiyle de sırlamış takdîmdeki sözlerini.

İsterdim müellife, temennîsinin hakikat olduğunu söylemeyi ...

O Hicâz başlığındaki yazılarında Cidde'deki üniversiteden bahsederken ben Mekke-i Mükerreme'deki Bin Bâz Kütüphanesi'nin merdivenlerini adımlıyordum; Mekke-i Mükerreme'deki araç ve trafik sorunsalından dert yanarken ben 6 nolu otobüsle Harem'e yol tutmuş oldum; Nûr Dağı'nın yüksekliğini anlatırken ben İcâbe Mescidi'nde kıyâma durdum ve dahi Medine-i Münevvere'deki sükûneti tarif ederken ben yine göklere bakıp Gamâme'yi arar oldum.
01.12.2024

Bu sabahın bir hediyesi oldu Halil İbrahim İzgi'nin son kitabı. Her öyküde (romanda da ya şiirde değil de sadece öyküde) kendimden bir şey arıyorum son yıllarda. Bu kitapta da aradım. Almanya günleri, tren yolculukları hatıraları canlandırsa da başka bir şey aradı gönlüm. Birinci bölümün sonlarına doğru "rüyâ" deyince yazar tebessüm ettim
01.12.2024

Sekiz yazar kendi Kudüs'ünü anlatmış bu kitapta.

Dursun Ali Tökel, Zeytindağı kitabından bahsetmiş. Hislerimin ve huzursuzluğumun bir başka gönülde yankısını bulduğunu görerek okudum bu bölümü.

2006 yılında Mühendis Bey'in fakültedeki ortak Türk Dili dersinin ödevi için okumuştum ilk kez Zeytindağı'nı. "Bizden olmayan, kuru ve somurtkan şehir" ifadelerinin açtığı yara o kadar taze ki içimde.

Naime Erkovan "görünenin ötesinde başka bir âlemin varlığını te'yîd eden, iki âlem arasında asılı kalan" bir şehir demiş Kudüs-i Şerîf için.

Evliyâ Çelebi'nin "gam giderici avlu" olarak tarif ettiği Aksâ'daki enbiyânın rûhlarıyla, meleklerin kanatlarıyla ve dahi ulemânın sesleriyle musâfaha etti de mi yazdı bu cümleleri diye düşünüyorum.

"İsrâ âyetleri okurdu büyükler; 'bir gece' deyince hemen ağlardı kadınlar. Kudüs yaşardı gece ve gündüz; uyumazdı, çünkü hep bir rüyânın içinde yaşardı." Cihan Çetinkaya.
01.12.2024

İmâm Mâturîdî'nin tüm eserleri taranarak "küllî kâideler, imân, İslâm, Allah inancı, nübüvvet, âhiret, insan, kâinat, aile ve toplum, ibâdet, ilim, ahlâk, duâ ve Kur'ân-ı Kerîm" başlıklarına dâhil edilebilecek hikmetli cümleleri derlenerek tanzîm edilmiş bu kitap.