Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

01.12.2024

"Kendin için ölümden sonra seni hatırlatacak bir şey yap/yükselt. Zira insan için hatırlanmak ikinci bir ömürdür!"

Gencecik, yakışıklı, gelecek vadeden Filistinlileri; dünya nimetlerine doymadan, doğduğu coğrafyadan başkasını görmeden, çoğu Aksa'nın avlusunda yürüyüp Kıble Mescidi'nde safların arasına karışmadan, Kâbe'ye el süremeden cümlemizin utancı olan bu işgale karşı can veren güzel insanları okudum ben bu kitapta.

Uday et-Temîmî, Şeyma Ebû Avf, Abdurrahman ez-Zamilî, Eymen ey-Yasinî. Hanadi Halavani, Ayide es-Saydavi, Hatice Huveys, Zineh Umru ve Ayda ed-Disi.

Müslüman ya da Filistinli olmayıp "insan" olduğu için can verenleri de. Rachel Corrie, Tristan Anderson, Brian Avery, Thomas Hurndall, Şirin Ebû Âkile.

Dünyada onları tanıyan, bilen bir kişi kalmadığında dahi onların isimleri yaşayacak ...
01.12.2024

Yûsuf'un adım attığı şehirleri seviyorum ️

...

İki yıl önce "Avrupa'nın Kudüs'ü" diye çevirdiğimde yüzümü Endülüs'e, gördüm; zeytin ağaçlarını, gözyaşıyla boyanan caddeleri ve dahi taşların feryadını ...

Morisko kavramını bana öğreten -dünya kadar büyük, kalabalık ve geniş olmayan 'dünyam'ı çizen- Merhûm Âkif Emre'ydi.

Şimdi Kurtuba, Granada, Sevilla, Ronda ve Malaga ân ân gönlümde canlanırken "Taş" şiirini okumaktan başka bir teselli bulamıyor gönlüm ...
01.12.2024

"Doğu Türkistan'daki 1200'den fazla toplama kampında milyonlarca Müslüman Türk esir olarak tutuluyor, Çin yönetimi, ilk başlarda bu kampları reddetse de ortaya çıkan deliller ve artan kamuoyu baskısı üzerine kampların varlığını artık kabul ediyor. Fakat bu kampların Doğu Türkistanlılara faydalı yerler olduğu, buralarda verilen eğitim vasıtasıyla cehaletle mücadele edildiği iddia ediliyor. Dikenli teller, uzun duvarlar ve kameralarla çevrili olan kamplarda genel olarak Çince dil eğitiminin yanında komünizm propagandası yapılırken, İslam ve Türk kültürü karşıtı günlük ideolojik programlar düzenleniyor."

Kitabın her sayfası gönlümdeki yarayı kanattı. Tam olarak böyle yaptı.

Doğu Türkistan için "açık hava hapishanesi" deniyor. "Filistin'de, Arakan'da yaşananlardan aşağıda değil" diye ekleniyor. "Endülüs gibi arkasından ağıt yakmayalım" diye anlatılıyor.

Bu kitapta Doğu Türkistanlıların, Uygur Türklerinin kültürlerinden, örflerinden, sanatlarından, edebiyatlarından bahsedilmiş.
01.12.2024

Yayınevlerinin çocuk kategorisinde yayınladığı kitaplar sadece çocuklar için yazılmıyor kanaatindeyim. Çocukların dili yoktur benim nazarımda. Gençlerin dili, yetişkinlerin dili de yoktur. Benim için tek bir dil var; öğrenmeye, konuşmaya ve anlamaya çalıştığım: "Gönül Dili"

(Farsçada "dîl" gönül demek. Ne güzel ...)

("Gönüldür her şeyi insanın
Çünkü bu can bu tenden çıkmak içindir" mi demişti Güzel Şâir!)

...

Yedi öykü var bu kitapta. Yedi de resim. Öyküleri okumayı biliyorum da resimleri hakikî anlamda okuyabilmek için daha çok "okumam" gerekiyor.

...

Sadece yazın değil dört mevsim, on iki ay "karpuz" görüyor ya gözlerimiz ... Ne diyeyim.
01.12.2024

Birbirimize yol arkadaşı olduk bu kitapla. Otuz kuş Kâf Dağı'na yol tuttu ben de gönlüme.

"Her birinin ayrı bir dili vardı.
Ayrı rengi, ayrı gagası, ayrı kanadı vardı.
Ayrı sözcükleri vardı.
Ötüşleri ayrıydı.
Ama anlaşıyorlardı.
Kalpleri aynı çarpıyordu."

Bir ağaçkakan söyledi:
"Dilsizdi ama yayla çiçeklerini dilini bilirdi. Her pınarla pınar dilinden konuşurdu. Nasıl teşekkür ettiğini ben bildim, ağaç da bildi."

Bir sarıasma "Onu rûhu sevinir" diye incir topladı daldan.

Bir turaç "Beni gözleriyle severdi." dedi.

Bir karga bahsetti: "Döndüğünde daha da unutkan olmuştu. Ama bizi sevmeyi hiçbir zaman unutmadı."

Bir güvercin "Mektup götüren ayağımdan öperdi." diye anlattı sevdiğini.

Bir kanarya söyledi: "Sesimin ona iyi geldiğini bir ben bildim, bir de o bildi. Bir de Allah bildi. Başka kimse bilmedi."

Bir ay kuşu itiraf etti sessizce: "Bakışlarımızla konuşurduk. Bakışlarımızla anlaşırdık."