Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

01.12.2024

"Şehitler yaptıklarımızı görüyor. Yapmadıklarımızı da ... Biz 41 çizer ve 16 yazar yan yana gelip bir ses vermek istedik. Binaların ve şehitlerin dillerinden konuştuk. Şehitlerimizin birer sayı olmadığını biliyoruz. Siz de biliyorsunuz." cümleleriyle başlıyor kitap.

21 öykü ve daha fazla resim karşılıyor bizi bu cümlelerden sonra.

Bir hastane konuşuyor, bir dondurma arabası, bir okul, bir su deposu, bir câmi, bir oyuncak dükkânı ve bir kilise ...

İsimler var sonra, yaşarken haberdâr olmadığımız ama artık kardeş ismi olarak gönlümüze yazdığımız.

Hikâyeler kurgu olmayan ...
01.12.2024

Bir tren yolculuğu sonrasında okumuş olmamla mı ilgili hislerim? Ya da giden ya da kalan değil de geride bırakılan olmamla mı?

Böyle sordum ama cevabını biliyorum ben. Her ikisi de! Cevap için neden tercih yapmak gerekiyor ki?

Safa'yı anlamak istedim aslında ama "ben" dahi kızdım herkes için bir rol hazırlamasına.

Peyami'ye de kızdım çok; hiçbir şey söylememesine ve yapmamasına.

On bir yaşında davranmayan çocuğa da kızgınım aslında ama onu belli etmek istemiyorum.

Ağlamayan herkese kızıyorum şimdi gözyaşlarımla ...

️ O, eksik parçalarını arıyordu; bense fazla parçaları atmaya çabalıyordum.

️ Dışarıdan gelen bir göz; şehri, insanları daha iyi gözlemleyebilir. Hep aynı yerde yaşamak hayreti azaltır.

️ İnsan için en tehlikeli durum, yaşadığı geçici durumları kalıcı sanmasıdır. Bu, kimliksizliğe giden yoldur.

️ Hayat akar gider ama gerçek duygular kalır.

️ En sıcak sesi, dünya sustuğu zaman duyabilirsin.
01.12.2024

İspanyol yazar, Batı'nın zulmünü yine bir Batılı gözüyle anlatıyor.

...

"... küçük belediye mezarlığın hemen yanında hilal ve beş yıldızın, Katolik ve Ortodoks haçlarının birbirine karıştığı, hepsi kıbleye bakan yığınla mezar taşı var. Ölüm, aynı barbarlığın kurbanı olan, Kitab'a inanan herkesi birleştirmiş, eşit kılmış."

Bense farklı bir pencereden bakıyorum. Onlar hayattayken de böyle yanyana böyle birlikte yaşıyorlardı. Ölüm de zulüm de bunu değiştiremedi.

...

Rahmet Kabristanı Aksâ'nın surlarına mücâvir, hemen aşağısında Kidron Vadisi ve Zeytin Tepesi'nin eteklerinde Yahudi kabristanı.

Bu yüzden ben Balkanlar'ın Kudüs'ü diye Bosna-Hersek'e; Avrupa'nın Kudüs'ü diye de Endülüs'e yol tuttum.
01.08.2024

Bu kez Aksâ'nın görünen yerlerini değil toprağının altında kalan mücâdeleyi okudum Burak'la ...
01.08.2024

Güray Süngü 14 Mart'ta "Ben bir gençlik romanı yazmış olabilirim. Bir daha yapmayacağım söz. Yetişkinler okumasın. İhtiyarlar okuyabilir. Ama yetişkinler okumasın." diyerek takdim etti bu kitabını.

Hemen yaşımı hesapladım; iki bine kadar olan on yılları ve iki binden sonraki on yılları alt alta koydum, parmaklarım yetmedi. "Demek ki okuyabilirim." dedim içimden.

Bugün okudum. Kitabı alırken yanındaki turuncu kalemi ve turuncu ayracı da kitaba arkadaş ettim. Ayracı kullanamadan yerine koydum, kalemin de ucunu açmam gerekti.

"Bir daha yapmayacağım söz." demiş yazar ama bu devirde kim sözünü tutuyor ki, o da tutmaz bence. Netice de o bir yetişkin! Ya da ihtiyar mı demeliydim? Bilemedim!

Sanki bir tane daha yazar gibi. Çünkü bu kitapta Ali'nin ablasının adını okumadık hiç, abla da anlatılmaya değer bence. Tır şoförü olan babanın hikâyesini merak etmiyorum mesela. Çünkü baba ya yoktur ya da uzaktadır Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı'ndan sonra!