Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

21.09.2014

Halil Cibrân’ın el-Mustafa ismini verdiği “Ermiş” 12 sene kalır, Orphalese kentinde, kimi vakitler Orphalese halkı sorular sorar, ermişe ve ermiş de her birine anlatır; aşk, evlilik, çocuklar, verme, yeme-içme, çalışma, sevinç-keder, ev, giysi, alma-satma, suç-ceza, yasalar, özgürlük, akıl-tutku, acı, kendini bilme, öğretme, dostluk, konuşma, zaman, iyi-kötü, dua, haz, güzellik, din ve ölüme dair aforizma niteliğindeki cümlelerini …
21.09.2014

İlk kez bir kitapta, “ikinci basım için arkasöz” başlığı gördüm. İlk kez bir kitapta “içindekiler” beni, “arkasöz”e götürdü. İlk kez bir kitaba, arkasözünü okuyarak başladım. “Gönderen: Enis Batur”, yazarın tabiriyle 80 maddeden, bana göre 80 denemeden müteşekkil. Yazım süreci 1983-1991 yıllarını arasındaki sekiz yılı kapsıyor. “Okura Mektup” isimli son madde/deneme, “kitabı yazan kimdir” ve “yazar kitabı kime, kim için yazar” sorularının ekseni etrafında kaleme alınıyor ve söz konusu kitabın yazım sürecini betimliyor. Aynı zamanda, kitabın, sayfaların peşi sıra çevrilerek okunmasının yanı sıra alternatif bir okuma seyri de sunuyor …
20.07.2014

Eser, Sezai Karakoç'un 1962-1990 tarihleri arasında genellikle Ramazan aylarında yazdığı yazılardan oluşuyor. Tarihleri kaydedilmiş lakin tarih mühim değil, bugünü yazıyor. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu hakikati bir daha gözlerde ...
*
"Oruç, insanın katıldığı, her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır. Yani, samanyolunda ziyafet."
18.07.2014

Lisans ve Yüksek Lisans dönemlerinde kendisinden ders alarak kendimi, nasibliler zümresine dâhil eylediğim, kıymetli hocamın kaleminden dökülen bu eser, Nietzszhe’nin “Benim arzum başkalarının bir kitapta anlattığı şeyi, on cümlede anlatmak.” sözü ile başlıyor.

Aforizmanın, "kristalize olmuş düşüncenin ve estetize olmuş duygunun özgün bir dile geliş biçimi ya da dilsel formu" olduğunu kaydeden müellif; çalışmasında, İnsana, Yaşama, Duyguya, Öze, Bilgiye, Akademiye, Erdeme, Hukuka ve Söze Dair aforizmik deyişlerine yer veriyor.

Bir de spoiler paylaşalım:
* Yaşam, tekerrür etmeyen bir tecrübe tekliği.
* Masumiyet, maskelenmemiş insan suretleri ve yaşam siretleridir.
* Mahcubiyet, duygu karşısında aklın derin hicâbıdır.
* Düşünce yazıda dile gelir, dilde disipline olur.
* Tekebbür; varsıllaştıkça çoğalan yoksulluğumuzdur.
* Kentler; masumiyetin kalt ve masuniyetin zebh edildiği öfke tapınaklarıdır.
* Modernleşmek: Tükettikçe tükenen, kazandıkça kaybeden olmak.
* İstiğnâ, acziyetin kudret karşısında meydan okuma komedyasıdır.
* Akademisyen duruşu, eylemsiz söylemi ve ilgisiz bilgiyi reddeder.
* Platon, Phaidon’da ‘gerçekten saf olmayan için saf olanı kavramak imkânsızdır’ der. Sâfiyete, derinliğe ve berraklığa sahip olmayanlar açısından adaletin bilgisini kavramak muhâldir.
* Dilde sefâlet, kelâmda kifâyetsizliğe, düşüncede sığlığa ve duyguda yüzeyselliğe yol açar.
03.11.2013

İtibar Dergisi vesilesiyle tanıdım Suavi Kemal Yazgıç'ı. Yeni şairler konusunda çok girişken ve kabule açık biri olmama rağmen ilk adımı Said Yavuz'la atmak cesaret verici idi. Üslûb olarak etkileyici olduğunu belirtmeliyim. Hâssaten şiirler için seçilen başlıklar benim için ziyadesiyle anlamlıydı. Yalnızca satır aralarına değil bizzat satırlara duygular işlenmiş. Kaleminize sağlık ...
*
"ne çok kelime geçiyor
ne çok cümle demir atıyor
bizi ayıran ve kavuşturan boğaza
yine de korkuyorum
aramızda büyüyen suskunluğun
bizi sağır etmesinden"