Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

08.04.2012

Vazifesinde çeyrek asırı tamamlayan bir kişinin kaleminden dökülenler. Aynı teşkilat içerisinde görev yapıyor olmak kitabı almam için önemli bir ektendi, tabi yaşanmışlıklara verilen kıymet ilk zikredilecek saik.
Yer yer üslubu ile ilgili farklı değerlendirmeler zihnimde şekillense de okunabilir bir kitap.
08.04.2012

Tarihsellikle ilgilenenlerin mütağni kalamayacağı bir isim. Tarihselci bakışın ihtal olmadığını bizim kültürümüzde bu anlamda altyapı teşkil edecek noktaların olduğundan hareketle bir yaklaşım sunuyor. Bu kitabında müellifin farklı tarihlerde kaleme aldığı makaleleri yer alıyor.
07.04.2012

Müellifle yapılan söyleşilerden derlenen bir kitap. Benim gibi Fatma Hanım’ın yazdıklarının sıkı bir takipçisi iseniz, kitapta yeni bir şey bulacağınızı söyleyemem. Fakat bu, menfî bir durum mu? Kesinlikle hayır. Neden? Zira kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Fatma Barbarosoğlu’nun sözü söz. Zaman içerisinde, konjonktüre göre değişkenlik göstermiyor. Dolayısıyla kitapta taaccüble karşılayacağınız bir şey/cümle yok. Bunun yanında söyleşilerin (Hayat, Kitap ve Hayatla Kitap Arasında başlıkları altında) kronolojik olarak sunulması, bir zaman tüneline girilmiş edası oluşturuyor.
Bir de Fatma Hanım, “İmaj ve Takva”sında soru soranla sorulan arasındaki ilişkiye temas eden satırlar kaleme almıştır. Söz konusu perspektiften bakıldığında “sözü söz” olanları hangi sorular karşısında dile getirdiği daha bir anlamlı oluyor.
* * * * * *
İslâmî kesim, denize kavuşmak üzere akmaktan vazgeçti. Göle dönüştü. Dibi kir tutuyor. Bataklıklar ortaya çıkıyor. Çünkü yıllardır ötekileştirdiklerinin repliklerinden bir hayat tasavvuru çıkarmaya çalıştı. Yıllardır, başkalarının sordukları sorulara, cevap aranıyor. Kendimize soru sormaktan ise, hâlâ çok uzağız. (s. 68)
“Kim hüznü onun kadar benimsedi.” (Hüsrev Hatemi) Hüznü niye bu kadar benimseriz? Hüznün son noktasına varamadığımızdan belki. Yarıda kalmış bir hüzün peşimizi bırakmıyor ve yarıda kalmışlık, her şeyin tadını bozup acılaştırıyor. Bir hali sonuna kadar yaşayamayınca, o hali aşmak mümkün olmuyor. (s. 175)
“Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu, yazdıklarımızı tekrar okurken anlarız.” (Paul Vallery) (s. 190)
31.03.2012

Kitap literatüründe kadın aleyhine var olan müktesebatı değerlendirmeye tâbi tutuyor. Giriş kısmında temel tez sarahaten kaydedilmiş ve kalan kısımda bu tez çerçevesinde yorumlar mevcut. Müellife göre;
"Kadınla ilgli "olumsuz" rivayetlerin hadis olmayıp kökleri ta antik çağlara uzanan kadın aleyhtarı tarihi bir anlayışın ürünü olduğu kanaatindeyiz."
Söz konusunu hadislerin sened tahlilleri ile ilgili mufassal çalışmalar mevcut. Savunmacı bir uslubun hakim olması gerçeklikten uzak bir çizgi oluştursa da ilgili rivayetlerin bir arada sunulması anlamında kıymetli bir çalışma olarak değerlendirilebilir.
25.03.2012

Farklı zamanlarda kaleme alınan makalelerden oluşan kitap, müellifin hissî mucizelerle ilgili kanaatlerini ihtiva eden bir bölümle başlıyor. Her makalede farklı bir kıssa ele alınmış. Makalelerin iskeleti genel olarak, ilgili kavramların semantik tahlili, konuyla ilgili İslam ve İsrailî literatürdeki malumatlar ve sonuç.
Müellif akıcı ve anlaşılır üslubunu bu eserinde de çok başarılı bir şekilde yansıtmış.