Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
elwood Tarafından Yapılan Yorumlar
Tarihle gerçekten ilgileniyorsanız ve özellikle ekonomik olayların tarihi biçimlendirdiğine inananlardansanız mutlaka okumalısınız bu kitabı. Konunun uzmanı değil sadece meraklısıyım, özellikle keşifler ve hemen sonrası tarihin. Bu kitap ta işte keşifler, akdeniz dünyasındaki siyasi, ekonomik ilişkiler ve doğal olarak ülkelerin gelişimi veya çürümesini detaylı bilgi ve belgelerle anlatıytor. Zaten Braudel dünyanın bildiğim kadarıyla buy konuda bir numarası.
Osmanlı açısından bakacak olursak Osmanlı deniz hakimiyetini ve hakimiyetsizliğini de ayrıntılı olarak öğreniyorsunuz ki hiç bir Türk tarih kitabında böyle bilgiler okumadım ben. Osmanlı ekonomisinin daha Kanuni zamanında sarsılmaya başladığını örneğin. Kitabın en güzel tarafı bütüncül olarak anlatması tarihi, ekonomik,siyasal,sosyolojik hatta.Diğer cildi bitirmedim daha ama bu Braudel dendiği kadar varmış.
Ahmet Altan'dan ve diğer popüler yazarlarımızdan beni soğutan nedenleri saralayayım önce: İlk olarak moda oluşları ki, insanda okuma isteği olsa bile bunu törpülüyor, ikincisi yakıştırmalar (örneğin Altan'a kadını iyi anlayıp anlatan kişi denir değil mi) ve son olarak durmadan yeni bir kitaplarının çıkması ki bu da yayınevlerinin politikası olsa gerek. Beni Altan'dan O.Pamuk'tan ve popüler gazetelerimizde ve eklerinde durmadan bahsedilen ve alınmalı! okunmalı! denen yazarlarımızdan soğutan nedenlerden aklıma gelenler.
Ahmet Altan'a gelirsek belki tüm suç onun değil ama ne demek kadınları iyi anlamış ,anlatan yazar? Fantazileri çekinmeden yazmış kişi ne demek? Ben bile bu -kitabı için konuşursak- Altan'dan daha iyi cinsel fantaziler kurabilirdim ki bu ironi değil. Bu romanı ve diğer okuduğum iki kitabı (sudaki iz ve kılıç yarası) genel olarak boş okunduktan sonra hemen unutulabilecek (sudaki iz'in durumu farklı)kitaplar. Gerçek olamayacak kadar iyi çizilmiş kişilerle desteklenmiş amerikan renkli roman anlayışına doğru gidşini gördüğüm yazarın bir potansiyeli olduğuna eminim, ama neden popülerlikte ve tabii kadın-erkek ilişkilerinde ısrar ediyor anlamıyorum.
Sonuç olarak Ahmet Altan'ın kitaplarını genel olarak beğenmiyorum, neyseki bana ihtiyacı yok!
Ben kitabı "Nietsche Ağladığında" romanından sonra okuduğum için yazardan bir takım beklentilerim vardı.Yine iyi diyaloglar, biraz iç gıcıklayıcı düşünceler ve tabii hakkım olan iyi bir kurgu. Fakat bu romanda belki tek iyi olan, insan portrelerine az yer ayrılmasına rağmen yeterince inandırıcı olması. Bu roman vasat bir Amerikan psikoloji romanı olmuş gbi geldi bana, hele "Nietsche Ağladığında" dan sonra okuyunca!
Kitap başarılı kurgusuyla ve ilginç diyaloglarıyla okuru kendine çekmeyi başarmış.Bunu da bir ölçüde özellikle Nietzsche'yi roman kişisi yapmasıyla sağlamış. Ama romanı Nietzsche için alanlar hayal kırıklığına uğrarlar, çünkü Yalom ondan istediği gibi yararlanmış, Nietzsche olarak değil.Yani insan tarafını kurgulamış ve filozof tarafını vitrin olarak kullanmış. İnsan ilişkilerini analiz etmeyi seven -hadi buna insanlarla uğraşmayı seven diyelim- ve biraz olsun psikolojiden hoşlanan herkesin bu müthiş kurgulamayı okumasını isterim.
Fransız sosyalisleri için çok önemli bir isim olan Proudhon (hala öyle olduğunu sanıyorum) Felsefenin Sefaleti ni yazmadan önce Marx ın bu kitabını yazacağını bilseydi, herhalde yazmazdı.
Kitapta Marx'ın kullandığı üslup, bir akademisyen diliyle bir işçinin dilinin karışımı ve yaptığı esprili kanıtları, verdiği örnekleri anlamak için hiç te sosyalizm kültürünü bilmek gerektirmiyor.
Kitap sadece bu üslubu görmek için bile mutlaka okunmalı.
Bunun yanında Marx'ın erken dönem yapıtlarından olduğu için de özellikle sol kültürü merak edenler için Marx'ın gelişimini görmek açısından çok önemli.
Aşağıda Ö.Özbek'in yorumunda değindiği nokta da önemlidir. Çünkü gerçekten Marx'ın önerdiği program olarak zamanın sosyalist çevresine tanıtılmıştır.