S.Yalçın belliki büyük bir emek harcamış kitap için. Ben, kitaptan, magazin yönü ve aile soyağaçlarını anlattığını bölümler dışında (ki bu bölümler kitabın yarısı neredeyse) zevk aldım.Çünkü yakın tarihimiz gözönüne serilmiş kişilerin arka planında.
Bir röportajında (sanırım Tempo dergisinde)"Bir gazeteci olarak tarihe bir katkıda bulunuyorum. Sabetaycıları yazayım diye çıkmadım yola. Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne, cumhuriyetin kuruluşundan 1960'lı yıllara kadar ailelerin etrafında dönen bütün süreci yazdım. İktisadi, kültürel ve siyasi anlamda bir dönüşüm hikayesi var kitapta." demiş. Sabetaycıları anlatmayacaksa neden bir sabetaycı aileyi kitabın merkezine koyuyor, neden belki 100 defa "bir sır var ama ne?" deyip duruyor, neden yaklaşık 1500 ismi zikrediyor (çoğu dönmedir imasıyla ve sanki bir afişe etme durumu var) anlamış değilim. S. Yalçın bir tarihçi değil, belki iddia etmiyor ama tarihe katkı diyor. Diğer kitaplarında da varolan durum bu kitapta da var, kişiler üzerine kurguluyor olayları ve bilimsellikten dem vurması boşa gidiyor böylece.
Özetle iyi niyetli olsun olmasın S.Yalçın kitabı okunmalı, başka kitaplar da yazılmalı bu konuyla ilgili.
Son olarak; Kurtlar Vadisi dizisinde, hatta fragmanlarında kitabın reklamının yapılması "Ben tarihe katkıda bulunuyorum" iddiasında bulunan bir kişiye hiç yakışmadı.