Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar
Kredi kullanarak ve sürekli yeni yatırımlar yaparak büyüyen Güney sanayii, 1980'lere gelindiğinde 125 dönüm alanda faaliyet gösteren bir tekstil devi, sanayi imparatorluğu haline gelmişti..Tekstil sektöründe tekel konumuna gelen Güney sanayii'nin mal varlığının toplamının o yıllarda 50 milyar lirayı bulduğu ifade ediliyordu.. Ancak, 1980'li yıllar Ahmet Sapmaz ve Güney Sanayii imparatorluğu için uğursuz geldi. Borçları 38 milyarı bulan, kendisi de borçları da hızla büyüyen Güney Sanayii için artık kredi muslukları bir bir kapanmaya başlamıştı.. Hükümetin kur garantisi kaldırması ise çıkışı hızlandıran etken oldu.. Kur garantisi kaldırılınca, borçla alınan makinaların kur farkı 2.5 milyar yirayı aştı.
Parma Manastırı, Stendhal'in Balzac'a yazdığı bir mektuptan anlaşıldığına göre altmış yetmiş gün içinde bir stenografa veya sekreterine söyleyerek yazdırdığı bir romandır. Nasıl yazılmış veya yazdırılmış olursa olsun, Balzac bile bu romanı çok beğenmiş, "Elli yıldan bu yana yayımlanmış kitapların en güzeli" olarak kabul etmiştir. [1][2] Roman André Gide tarafından “Fransız romanlarının en büyüğü “, Henry James tarafından ise "sahip olduğumuz en iyi romanlar arasında" olarak değerlendirilmişti.
Yazılarımın içinde Zerdüştün ayrı bir yeri vardır. Onunla insanlığa şimdiye dek verilen en büyük armağanı sundum. Binyılları aşan sesiyle Zerdüşt yazılmış en yüce kitap, gerçekten yüksekler kitabı olduğu gibi - insan denen olguyu uçurumlar boyu aşağısında bırakmıştır - hem de kitapların en derini, doğrunun en derin hazinelerinden doğmuş olanıdır; bir tükenmez kuyudur, içine daldırılan kova ancak altın dolu, iyilik dolu olarak çıkar
Ruhun Tutkuları, filozofun tasvir ettiği felsefe ağacının dallarına uzanan bir ahlak incelemesidir. Ancak tutkuları mutluluk ve özgürlük için bir engel olarak gören Stoacı geleneğe karşı tutkuları rehabilite eden Descartes'ın yaklaşımı bir ahlakçı tavrı değil modern anlamda söylersek, bir nörofizyoloğun tutumudur. Böylece adeta filozofun vasiyet eseri olan bu çalışmanın ana konusu, ruh ve beden arasındaki biyolojik birliğin oluşturduğu failin insani özelliği, sonra da ahlaki bir bireydir ve Descartes gerçek anlamda bir etik sunmaktan ziyade yönteminin son meyvesi olarak bir "pathos" projesi tasarlar.
Tolstoy’un Üç Ölüm adlı hikâye kitabında Holstomer, Çömlek Alyoşa, Balodan Sonra, Köyde Şarkılar ve Üç Ölüm adlı beş hikâye var. Bu hikâyeler, kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında belirtildiği gibi “Tolstoy’un sade ve çarpıcı anlatımının en güzel örnekleri.” Beni içlerinde en çok etkileyen hikâye, Türkçeye ilk kez çevrilen ve bir atın sergüzeştini anlatan Holstomer oldu.