Toplam yorum: 2.394.374
Bu ayki yorum: 22.981

E-Dergi

sedat KINCI tarafından yapılan yorumlar

18.09.2020

25 yıldır Merkez Arşiv de görevli, elli yaşındaki bu adam ,ünlü kişilerin hayatlarını gazete ve dergi kupürlerinden,devamını (doğum ,ölüm, boşanma belgesi )arşivden gizlice alarak tamamlayıp bir koleksiyon oluşturmaktadır.
Birgün bu ünlü kişilerin arasına 36 yaşında meçhul bir kadının fişi takılır.Işte bu saatten sonra Don Jose 'yi durdurabilene aşkolsun.Çılgın bir sekilde kadını aramaya başlar.Içindeki dürtülere engel olamaz.Hayal aleminde, kendi ic sesiyle konuşup durur ,tumdengelim bir yaklaşımla kafasındaki planları uygulamaya geçer.Işte kitabimizin kısaca özeti budur.Benden ortalarda bir puan aldı bu defa Saramago'nun kitabi.Farklı bir kurgu ile karşılaşacağımı sanmıştım,biraz hayal kırıklığı oldu açıkçası ama olsun okudum ve bitti.
18.09.2020

Ancak Benazir’in yaşamını yazmamdaki asıl neden, dünyada çok insanla kurabileceğimi düşündüğüm bir empatiyi onunla kurabileceğim düşüncesiydi. Gençliğimden beri babamın da özeniyle Benazir yaşantımda bir örnek oldu.Bazı yaşamlar vardır, kıskanırsınız, neden sizin yaşamınız o yaşamlara benzemiyor diye hayıflanırsınız. Ucunda ölüm de olsa, kısacık bir yaşam da size sunulsa, razı olmak istersiniz. Zira tarihe anlamlı bir not düşmek, bütün yaşam boyunca “ben ne işe yarıyorum” sorgulamasından daha anlamlı gelir.Kitabı yazmakla bir anlamda kendimi kısa süreliğine de olsa aynı kuşaktan olduğum Benazir’in yerine koyabildim. Bir süre onun yaşadığı sıkıntıları, sevinçleri, sevgileri ve korkuları yaşamaya çalıştım. Zor bir yaşam olduğunu ancak okudukça, tanıdıkça anlayabildim. Yaşamın zorluğunun sözcüklerle anlatılmasının olası olmadığını öğrendim.
18.09.2020

Sabahattin Ali’nin kızı Prof. Dr. Filiz Ali, anılarını Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Yok Bi’şey, Acımadı ki… adlı kitapta anlattı. Kitapta Ali’nin annesiyle bir zamanlar sorunlu ilişkisinden Nurettin Sözen tarafından nasıl görevden alındığına kadar pek çok anekdot yer alıyor. Türkiye’nin kültür-sanat alanındaki değişime ışık tutan Filiz, devlet sanatçılığı unvanı alan bazı isimleri de eleştiriyor.
18.09.2020

Kitapta Ahmet Ümit’in otuz yazısı üç ayrı bölümde toplanmış. Yazıların ana ekseni elbette edebiyat ve polisiye. Ancak sadece sınırlı bir konu etrafında dönüp durmuyor. Zira Ahmet Ümit yazılarında yazarları, kitapları ve roman kahramanlarını anlatırken bir yandan da bir adım geriye çekilip toplumsal arka planların, felsefi temellerin, psikolojik nedenlerin ipuçlarını veriyor. Çoğu gazetelerde çıkan yazılar olduğu için dili son derece akıcı ki bu durum zaten Ahmet Ümit okuru için şaşırtıcı değil. Aslında yazılarında toplumsal ve psikolojik arka planı vermeye çalışması da Ahmet Ümit okuruna aşina. Zira romanlarında yaşanan cinayetin temasına bağlı olarak bu tarz bir alt yapıyı okuyucuya sunar Ahmet Ümit. Sultanı Öldürmek romanında örneğin, İstanbul’un fethini feth edilenlerin gözünden anlattığı kısımlar ilgimi cinayetten daha fazla çekmişti. İstanbul Hatırası‘nı okurken tarihi yarımadayı daha önce hiç görmemiş biri gibi bir an önce gidip görmek istemiştim.
18.09.2020

ismail saymaz'ın yazdığı, duyulduğu anda infial uyandıran ancak bir süre sonra kamuoyunca unutulan olayların anlatıldığı okurken acı veren kitap.
kitabın daha acı veren noktası ise; bu olayların öngörülmesine ve hatta haberdar olunmasına rağmen, yetkililerce önlem alınmaması ve engellenmemesi ve bu yetkililerin ceza almaması ileride de bu olayların tekrar edebileceği korkusunu yaşatması...