Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar
Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’te ruhun dönüşümlerini anlattığı hikayedir.
Bu dönüşümlerin ilki, deveye dönüşüm aşamasıdır. Deve, ona ne yapacağı söylenen bir yük hayvanıdır. Hepimiz bize ne yapacağımızı söyleyen, şekil verilebilir beyinlerimizi, içinde yaşadığımız toplumla uyum içinde olan istekler ve korkularla koşullandırarak nasıl düşüneceğimizi söyleyen ebeveynlere, öğretmenlere, koçlara, din adamlarına ve dahasına sahibiz. Ancak, belli bir yerden sonra deve kendini aslana dönüşmüş bulur.
Diriliş adlı roman Tolstoy’un , Savaş Ve Barış ile Anna Karenina ‘dan sonra üçüncü büyük en önemli romanıdır. Eser 1899 senesinde yazılmış olan bu eser Tolstoy'un en sevilen romanlarından biridir. Eser, Tolstoy'un toplumsal eşitsizliğe, üst sınıfların kalpsizliğine ve suçluluk duygularına ve Çarlık Rusya’sı bürokrasisi ve elit tabakasına yönelttiği eleştirel bir romanıdır
Diriliş Lev Tolstoy’un geçirdiği ruh ve inanç buhranın ortasında yazılmıştır. Tolstoy bu romanı yazdığı yıllarda "modern" kilisenin kurumsallaştığını ve ikiyüzlü bir hale geldiğini Hıristiyan ruhundan uzaklaştığını düşünmektedir. Diriliş yazarın bu buhran günlerinde yazılmış bir eserdir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir. Osmanlı İmparatorluğu tahtında 33 yıl görev yapmıştır. Bunalımlı bir dönemde tahta çıkan Abdülhamid, Batı'ya karşı dengeci, Doğu'ya karşı İslamcı politikalar izlemiş, ülke içinde mutlakiyeti (monarşiyi) güçlendirmiştir
Papa, 1616'da Galileo'ya güneş merkezcilikten vazgeçme ve bu konuda hiçbir şey söyleyip yazmama emri verdi. Galileo on yıl boyunca tartışmalardan uzak durdu. Ancak 1623'te bu konuda kitap yazma projesini arkadaşı ve hayranı olan Kardinal Maffeo Barberini'nin teşviki ile yeniden canlandı. Galileo'nun kitabı, 'İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog' 1632'de basıldı. Güneş merkezcilik konusundaki çalışmaların yer aldığı bu kitap büyük yankı yaptı.
uzun zamandır içinde bastırdığı bir tutku patlamasıyla, şu an hala kulaklarımda çınlayan bir sevinç ve azim karışımı bir sesle Bu şey ikimizin arasındaki uçurumu kapatacak bir köprü mü? Daha kutsal etkilerin parladığı ve daha yüce umutların ışıldadığı yaşamlarımızın bir arada tutacak olan şey bir serveti vermek ya da kazanmak mıdır? Hayır, hayır; ölmek üzere olan babanın beni göğsüne bastırırken o sadece sevgi, umut ve güven veren gülümsemesi bizi bir araya getirmeli ve iki ayrı mekânda olan bizi, bir araya getirip mutlu olabileceğimiz ortak bir zeminde buluşturmalı.