Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar
Masal gibi yılların masal sinemasıydı diye başlayan cümlemizin tamamlayıcısı saptamada, Yeşilçam izleyicisi daha çok kadın ve çocuk olan aile sinemasıydı. Bu nedenle de melodram sinemasıydı. Çocuk yıldızlı filmler de salon komedileri ya da aile melodramlarıyla ortak özelliklere sahipti. Bu filmlere “çocuk melodramı” diyen değerlendirmeler de yapılmıştı tarihte. Sinema Tarihçisi Giovanni Scognamillo da çocuk yıldızlı filmleri “çocuklu melodram” olarak tanımlayanlardandı.
Yazar ın hayata bakışını anlatan satırlar onu tanıtıyor:Edebiyat nasıl bir şey biliyor musun? Edebiyat demeyeyim de yazabilmek diyeyim. Yaptığımın edebiyat olduğunu söyleyecek kişi ben değilim. Ama yazabilmek, oturduğun koltuktan şöyle bir 20 santim falan havaya yükselmek demek. Benim için de böyle mutluluk verici, çok başka bir ruh hali; mutluluk hormonu salgılamamı sağlayan bir şey; tatmin. Yani yazmak, kendimi gerçekleştirmek, demek.
Babıali'de yarım asır çalışan Gürbüz Azak Menderes'in asıldığında çiçeği burnunda bir gazeteciymiş. Azak, Babıali'de bazı yazar ve gazetecilerin 'niye üç kişi asılıyor en az 30 kişi asılmalı' diye ter ter tepindiklerine şahit olmuş.
Dile kolay tam 50 yıl Babıali'de çalıştı. Türkiye'nin yakın dönem tarihinin canlı şahidi Gürbüz Azak'la Babıali'deki hatıralarını anlattı.
- Babıali’ye yolunuz nasıl düştü?
50’li yılların sonuydu. Ahmet Emin Yalman’ın çıkardığı Hür Vatan gazetesine grafiker olarak girdim. İlk işe başladığımda gazetede çalışanlardan biri odaya başını uzatıp “Siz yeni mi başladınız” diye sordu ardından da “Babıali’de iki yıl çalışan ömür boyu kopamaz” dedi. Gerçekten de 50 yıl çalıştım, kopamadım.
İktisat okurken rakamlardan çok harfleri sevdiğini fark edip yazmaya başlayan, yazı hayatına radyo oyunlarıyla başlayan, otuzu aşkın kitabı bulunan Süleyman Bulutun bu kitabında türk yazın tarihinin önemli km taşlarından olan üstadlarla ilgili yazdıkları okunmaya deger..
Tarihe Nizamülmülk olarak geçmiş olan ünlü devlet adamının asıl adı Hasan bin Ali bin İshak’tır. Onuncu yüzyılın ortalarından itibaren İran ve Mezopotamya’yı fethederek, buraya yerleşen ve onbirinci yüzyılın ortalarında gücünün doruğuna ulaşan Selçuklu Devleti’ne vezirlik yapmış büyük bir devlet ve siyaset adamıdır.