Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar
İspanya'nın Cordoba (Kortoba) kentinde doğdu, Roma'da öldü. Marcus Annaeus Seneca adlı varlıklı bir kişinin oğluydu. Gençliğinde Roma'ya giderek dönemin ünlü düşünürleri olarak bilinen, Stoacı Attalus, Pythagorasçı Fabianus ve Sotio'dan felsefe ve retorik okudu.vakti olan okusun derim
Çevremde Ayten Aygen gibi çalışkan az yazar/insan gördüm. Düşünebiliyor musunuz; 80 yaşında Uğur Mumcu Vakfı’nda felsefe kurslarına gidip, sertifikasını alıyor. Hiç durmuyor...
2006 yılında yine ailesinin bir bölümünü anlattığı “Nart’ın Prensleri”ni (Şehir Yayınları) yazdı.
İlk romanında Balkanlar’dan gelen muhacir; ikinci kitabında ise Kafkaslar’dan gelen Çerkes akrabalarının acı hikayelerini yazdı.
Bu süreçte hep telefonlaştık; ne çok bilgi sahibi oldum.
Örneğin bilmezdim; rahmetli Metin Toker’in bir Çerkes Prensi olduğunu.
Ve daha neler...
Mişel Strogof bütün iletişim imkanlarının kesintiye uğradığı bir ortamda Sibirya'yı baştanbaşa geçerek Moskova'dan İrkutsk'a hayati bir haber taşımakla görevlidir. Bir yandan doğanın yarattığı engellerle diğer yandan istilacı düşmanlarla başa çıkmak zorundadır.
Jules Verne, çarın ulağının başından geçenleri anlatırken hem bir kahramanlık destanı, hem bir yol hikayesi, hem de bir tarihi roman sunuyor bizlere; okuyucuyu Sibirya coğrafyasında gezdirirken Avrupalı gazetecilerin ağzından Rus Çarlığı'nın yerel halklarla ilişkilerine dair fikirlerini aktarıyor, kahramanın görev bilinciyle duygusal dünyası arasındaki çelişkilerin analizini yapmayı da ihmal etmiyor.
İnönü, başarılı bir komutan olduğu kadar, şefkatli bir baba, iyi bir aile reisiydi.
Peki neden eşinin içinde ukde kalacak böyle bir davranış sergilemişti?
Anıyı anlatan kızı Özden Toker, bu davranışın nedenini şöyle açıkladı: "Babam bizleri çok severdi. Ama o her şeyden çok ülkesini, ordusunu severdi. Çünkü onun asıl ailesi; ülkesiydi, Mehmetçiklerdi, ordusuydu.Atatürk çağırdığında işte onun için geriye bakmadan koşarak gitti....
1947-48 yıllarında İstanbul'da da Ruslar adına casusluk yapan Philby, 1981'de çekilen videoda Doğu Alman istihbarat servisi üyelerine Berlin'de gizli bir konferans veriyor ve İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6'e girişinden Sovyetler Birliği'ne kaçışına kadar tüm kariyerini anlatıyor.
Hızla yükseldiği MI6'in sırlarını KGB'ye nasıl sızdırdığını anlatan Philby, videosunda Stasi ajanlarına tavsiyelerde bulunuyor.
Yıllarca Batılı istihbarat servislerinden kaçmayı başaran ve bu yüzden "yüzü olmayan adam" olarak anılan ünlü casus Markus Wolf tarafından kürsüye davet edilen Philby, konuşmasına "Sizi uyarıyorum. Ben kalabalık önünde pek konuşamam. Yıllarca geride kalmaya çalıştım" diye başlıyor.