Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar

03.05.2019

1890’da yayınlanan Açlık romanı yazara 1920 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazandı. Açlık Norveçli yazarın biyografisi gibidir. Ünlü bir yazar olma sevdasıyla Kristiania’ya (Oslo) gelen genç bir yazarın açlık ve sefaletle mücadelesini işler roman. Yaşadığı sefaletin boyutları ve katlanmak zorunda kaldığı açlığın şiddeti öyle korkunçtur ki, bunun fiziksel ve ruhsal etkileri çok sarsıcıdır. Yazdığı yazılardan kazandığı parayla geçinen genç yazar derme çatma pansiyonlarda yaşar. İşler yolunda gitmediğinde parklardaki banklarda uyumak zorunda kalır. Sahip olduğu eşyaları teker teker satar. Hatta kitaplarını da…
03.05.2019

İlk romanını yazarken Pınar Aylin, geçtiğimiz ve yaşadığımız yüzyılın en önemli edebi tartışmasına son noktayı koymuş: Ne söylediğin mi nasıl söylediğin mi belirsizliğine. Bu iki sarkaçlı saati tek bir potada eriterek salise sekmeyen kusursuz bir saat oluşturmuş ve çağımızın ihtiyaç duyduğu “yeni” yazın sanatının başlangıç gongunu işte bu sarkaçla vurmuş.Şarkıcılıktan edebiyat a geçmiş pınar hanımın kitabı hayli degişik olmuş..
03.05.2019

Çanakkale Muharebeleri, her iki taraf için çok fazla zayiata mal oldu. Daha az sayıda kayıpla, aynı zafer elde edilemez miydi?
Çanakkale’yi savunmak için kurulan Osmanlı 5’inci Ordu Komutanı Alman General Sanders, başta Mustafa Kemal olmak üzere savunma düzenine karşı çıkan Türk komutanları neden görevden aldı?
Çanakkale Muharebeleri’yle ilgili gizli kalmış gerçekler ve bu gerçekleri gün ışığına çıkaran belgeler…
ASKERİ TECRÜBESİNİ EDEBİYAT VE TARİH ALANINDA DA GÖSTEREN GENERAL NAİM PAŞA NIN YAZISI OKUNMAYA DEGER
26.04.2019

bahrın geldiği şu günlerde seyyah olup alemi gezmek kadar güzel bir şey olabilir mi?Ama yazarımız Ahmet efe arkadaşımız bu şanslı insanlardan ,gezmiş ve sagolsun bize anlatmış,...Okumak lazım her zaman..
24.04.2019

1890 yılında İstanbul’da doğan, 14 Temmuz 1971 yılında vefat eden Kılıç Ali Bey’in asıl adı Emrullahzâde Asaf Tevfik’tir. Mondros Mütarekesi’nin ardından Orta Asya’da bulunan Enver Paşa’nın genç subaylara ihtiyaç duyması nedeniyle “Turan’a gideceğiz, vatanı o yoldan; Turan’ı gerçekleştirmek suretiyle kurtaracağız” der. Seyahat etmeleri için gerekli parayı Celâl Bayar’dan rica eder ama o, “Enver Paşa’nın ordusuna katılın, ama iyi düşünün; geri döndüğünüzde acaba Anadolu’yu yerinde bulabilecek misiniz?” diye sorarak, Atatürk’e katılma önerisinde bulunur. Bunun üzerine 1 Eylül 1919 tarihinde Sivas’ta Atatürk’ün emrine girerler. Atatürk kendisini “Enver Paşa’nın adamı” olarak bildiği için kabul etmek istemese de zamanla güvenmiştir.