Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar

23.04.2019

kitabın içeriğine baktıgınız zaman göreceksiniz ki bu anlatılanlar benim yaşadığım ülkede mi var diye bir şaşkınlık yaşayacaksınız.çagdaş gezginimiz ülkemizin bütün gezi ören yerlerini gezerek güzel bir eser ortaya koyuyor..
12.04.2019

ATLAS ;bir zamanlar türkiyedeki en çok takip edilen ve büyükşehirlerde yapılan DİA gösterileri ile benim gençliğimin en degerli editörü olan Mehmet abi, Çünkü yazar, gittiği her yerde kültürü, tarihin mirasını, sanatı yansıtmayı unutmuyor. 'Gündelik' dünyanın yansıtılmasının çok ötesinde bir tutum bu. Dahası, Mehmet Yaşin bilgiçlikler taslamıyor; her yolculuğunda, her gezisinde amatör bir gezginin heyecanını koruyor."
12.04.2019

Bu kitap, Abidin Dino’nun can yoldaşı Nâzım üzerine yazdığı yazılarla Nâzım mektuplarını, şiirlerini içeriyor.
12.04.2019

Salahattin Tanç, Osmanlı Imparatorluğu’nun son yıllarında başlayan hayatını bir Cumhuriyet askeri olarak sürdürdü. Bu hayatın dönüm noktalarını bizimle paylaştığı anıları, Cumhuriyet’in başlangıcından 1980’lerin sonuna kadar Türkiye’yi, bugünü şekillendiren şartların gelişimini, hatta Türkiye’nin hiç değişmeyen kimi hallerini ortaya koyuyor.Kuleli Askeri Lisesi ile başlayan askerlik mesleği boyunca içinde Londra Ataşemiliterliği de bulunan çeşitli görevler üstlenen, 1960 darbesinden sonra emekli olan ve 1988 yılında hayata gözlerini yuman Salahattin Tanç’ın anılarını oğlu Tuluy Tanç yayına hazırladı. Yakın dönem Türkiye tarihini, onu bizzat yaşayanların ağzından dinlemek isteyenler için...
12.04.2019

Haldun Derin anilarinda Atatürk’ün son yillarini, Çankaya’nin dillere destan sofralarini, “mutat zevat”i, Nutuk’un yazilma sürecini, Inönü’nün Ikinci Dünya Savasi sirasinda sergiledigi ustalikli diplomasiyi, demokrasiye geçis sancilarini, Inönü-Bayar çekismesini anlatiyor. 2004’te aramizdan ayrilan Haldun Derin’in tarihçi Cemil Koçak tarafindan yayina hazirlanan hatirati, az bilinen bir döneme içeriden bakiyor. Haldun Derin yalnizca gördüklerini, duyduklarini, bildiklerini ya da gözlemlerini aktarmakla ve bütün bunlarin yaninda, 1930’lu ve 1940’li yillarin “kaptan köskü”nden haberler vermekle kalmiyor; bunu yaparken güzelim Türkçesiyle bize edebî degerde bir eser sunuyor. Okuyucular; eminim, anilarin lezzeti ile üslubun güzelligi arasinda gidip geleceklerdir!