Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sedat KINCI Tarafından Yapılan Yorumlar
Ankara’daki sinema dünyasından, İstanbul ve Tokat’taki sinema dünyasına, çok ilginç anılarla, filmlerle, izleyicilerle ve olaylarla birlikte 1930’lu yıllardan alıp bugüne getiren bir kitap. Unuttuklarımızı içimiz burkularak, gülümseyerek, heyecanlanarak hatırlatan; bizler film izlerken yaşananları, film gösterimi öncesinde sonrasında yaşananları, bilmediklerimizi öğreten bir kitap.
1925 yılında öğrenimini tamamladıktan sonra İzmir'deRedd-i İlhak İlkokulu'nda başöğretmen olarak görev yapmaya başladı. Burada görev yaptığı sıradaMustafa Kemal Atatürk'ün bir ziyaretinde onunla tanıştı. Bu tanışmanın ardından Lozan'a dil öğrenimi için gönderildi. Yurda döndükten sonra bir süre Fransız Kız Lisesi'nde öğrenim gördü. 1929'da Ankara Musiki Muallim Mektebi'nde 1933'de ise Ankara Kız Lisesi'nde öğretmen olarak görev yaptı. Orta okul ve liselerde ders kitabı olarak okutulan "Vatandaş İçin Medenî Bilgiler" kitabını hazırladı. 1935 yılından 1952 yılına kadar Türk Tarih Kurumu'nda asbaşkan olarak çalışmalarını sürdürdü. Türk Tarih Tezi çalışmalarında yer alan Afet İnan, "Türk Tarihinin Ana Hatları" kitabının hazırlanmasında görev aldı.
Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım.Akşam, uykularımı senden alırım. Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade başdönmesini bulurum.Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmezki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... hepsi. En çok da en ilk de Leylâsın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini..."
En büyük aşkların bile, yanında saygı ve sadakat olmayınca sarsılmaya mahkûm olduğuna Kemal ve Aygül’ün aşkında tanık olacaksınız. Selim Bey’in bilge yaklaşımıyla, ailenin uçurumun kenarından döndüğünü göreceksiniz. Canların başına gelen kazalarda, canımızın nasıl yandığını hissedeceksiniz.Elinizdeki kitap bir aynadır aslında. Sana, bana, bize… Romandaki ailemizin yaşadığı olayların birçoğunda kendimizi, ailemizi, ailemizden kesitleri okuyacak; bazen kahkahalar atacak bazen de gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.Gözünüzü, gönlünüzü ve bu kitabı açık tutmanız dileğiyle…
ayçE ayyıldız işte o çocuklardan biriydi. Gizli gizli divanın altına girdiğinde saçları somyanın yaylarına takılır, yakalanıp zılgıtı yer, televizyon kapanırken “İstiklal Marşı”nı “hazır ol”da dinler, bayram harçlıklarıyla çatapat alır, tırmandığı ağaçlardan inemeyip mahsur kalır, lastik ve misketleri cebinden eksik etmezdi.Ve bir gün, o mutlu çocukluk anıları saklı kaldıkları sandıklardan çıkınca, hatırladıklarını Facebook’ta paylaşmaya başladı. Çünkü kelimeler sihirliydi...