Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
seruppi Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap Nilgun ve Sinan'in yillar sonra hic beklenmedik bir yerde hic beklenmedik bir sekilde karsilasmalariyla basliyor. Ikisi de birbirinden umutlarini kesmis ve bitmeyen asklarini unutmusken bu karsilasma onlari tekrar ilk basa goturuyor. 30' lu yaslarinda ve unlu bir sair olan Sinan'in bir lisede siirleri uzerine yaptigi konusmanin ardindan verilen partide o lisede ogrenci olan Nilgun'le tanisir. Nilgun aktris olmak isteyen siradan bir lise ogrencisidir. Sinan Nilgun'den cok etkilenir ve o gunden sonra hergun gorusmeye baslarlar. Sinan Nilgun'le evlilik planlari yaparken Sinan'in ailesi O'nun icin baska bir gelin adayi secmistir bile. Yillar onlari farkli yasantilara suruklemis ama ikisi de birbirlerini unutamamistir. Bu karsilasmanin ardindan asklari kaldigi yerden devam edecektir ta ki bitmeyen asklari yeryuzunde var olan diger bitmeyen asklarin sonu ile noktalanincaya kadar...Pinar Kur' u ilk defa okuyorum.Anlatisini pek zengin bulmadim, kelime oyunlari yaptigini pek farkedemedim ki bu da bence hikayeyi son derece fakir bir anlatima donusturmus. Kitabin bolumlerinin cogunu meraktan okudum fakat temelde basladigim kitabi bitirmeyi gorev bildigim icin kitabi bitirdim. Kitabin kahramanlari icin yapmaya calsitigi ruh cozumlemeleri son derece yapay, bunaltici ve tatminsizlik verici.
İki köklü yahudi ailesinin Paris'te kesişen yollarının konu alındığı bir kitap. İstanbullu, varlıklı Camondo ailesi ailenin ihtişamını tüm dünyaya duyurabilmek için Paris'e taşınır. Diğer yandan yıllar önce İtalya'nın küçük bir liman şehri olan Livorno'ya taşınmış Tunus'lu mevki sahibi, zengin Scemama ailesinin tek isteği ise Camondo ailesi kadar tanınmış olabilmektir.Scemamaların yıllardır kabaran çocuk özlemleri hiç beklenmedik bir mucizeyle diner ve bayan Scemama Hannah'ın doğumu sırasında olur. Hannah evlenecek çağa geldiğinde kaybettiği babasının tek vasiyeti olan Camondo ailesi ile izdivacı yerine getirmek için Paris'e taşınır.Boş zamandan muzdarip iseniz okumanızda bir sakınca yok.
Ayşe Kulin Türkçe'yi son derece güzel kullanan ve çok akıcı bir dili olan bir yazarımız. Bu kitabı Veda adlı kitabın devamıdır. Eğer Veda'nın tadı damağınızda kaldıysa ve acaba ileride neler olacağını merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Belki bazı bölümler biraz daha detaylı anlatılabilirken bazı bölümler daha da kısa kesilebilirdi ama bütün olarak hayal kırıklığı yaratmayan bir kitap.
başarının ve hırsın için için yiyen bir kurt misali kemirdiği bilime adanmış hayatları anlatan bir kitap. kitap Marie Curie'nin dudak uçuklatıcı hırsını ve çalışma azmini anlatıyor. Son nefesine kadar bilimle dolu oluşunu, Piere Curie ile olan evliliğini ve diğer konuları da içine alan bu kitap biraz daha uzun ve açıklayıcı olabilirdi. Kitabı çok zevk alarak okumadım. Sadece Curie'ler hakkında, bir ders kitabı bölümde bile daha tatlı bir anlatımla anlatılacak olan bu çift hakkında, bildiğimden çok az daha fazlasını öğrendim. Gizli kalmış herhangi bir yan ortaya çıkarılmamış, detaylı ve doyurucu bir araştırma yapılmamış.Elinizin altındaysa ve okumak için başka birşeyiniz yoksa okuyun tabi.
Buket Uzuner'in birçok kitabını beğenerek okudum. Özellikle Gelibolu isimli kitabını çok beğenmiştim. Fakat bu kitap beni büyük bir hayal kırıklığına ugrattı. Belki tam olarak anlayamadım.Genel olarak bu yazarın dilini çok akıcı bulduğum halde bu kitapta bir tıkanıklık, düğümlenmiş cümleler,yetersiz tasvir beni bunalttı açıkcası. Neyse ki kısa sayılacak bir kitap! Buket Uzuner'i kesinlikle bu kitabı ile değerlendirmeyeceğim kesin fakat yazarın diğer kitapları düşünüldüğünde bu kitabının da okunması gerekli diye düşünüyorum.