Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Yasin Tenekecioğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
Roma'nın atasını Caesar'ın hayatını anlatan biyografik bir kitap. Dönemin Akdeniz dünyası, kıta Avrupası ve hatta Britanya'sı hakkında fikir verebilir. Roma'nın kültürünü, yaşayışını, hikayelerini, savaşlarını bulacağınız bu kitap, akıcı ve bir o kadar da sürükleyici bir dille yazılmış. Caesar'ın Cleopatra'ya destek vererek girdiği savaşta, dünyanın en büyük kütüphanesinin, İskenderiye Kütüphanesi'nin, yanması ise kanımca anlatılanlar içinde en trajik olanı, Caesar'a Senato'da yapılan suikasttan bile daha trajik. Dünya hala bu olayın yasını tutuyor. Kitap roman tarzında yazılmış, çok detaylı değil. Beklentiyi düşük tutmakta yarar olmakla beraber kanımca tatmin edici bir kitap. İyi okumalar!
H.G Wells'in Zaman Makinesi, hiç şüphesiz bilimkurgu romanları arasında başyapıt olarak görülen romanlardan biri. Roman, Zaman Makinesi icat eden binaenaleyh zamanda yolculuk yapan bir Zaman Gezgini'nin tüyler ürperten maceralarını anlatıyor. Teknoloji ve bilimin gelişmesiyle insanoğlunun geleceğinin ne tarafa doğru evrileceğini merak eden yazar, açıkçası iç karartıcı bir gelecek tasvir ediyor. İnsanların Morlocklara ve Eloilere evrildiğini görünce romanın dönemin İngiltere'si ile bağını da yazarın Darwin'den ne ölçüden etkilendiğini de anlıyorsunuz. Bir Eloi olan Weena'nın Zaman Gezgini'nin cebine koyduğu çiçekler, yazarın insanlıktan hâlâ umutlu olduğunu ve bizim de öyle olmamız gerektiğini anlatıyor.
Seyahatname okuyanlar için dili biraz yavan kalmış olabilir. Şehirler hakkında pek fazla bir şey öğrenmek mümkün değil, ülkelerin ve vatandaşlarının kültürleri ve ananeleri başarılı bir şekilde aktarılmamış. Yazar, tarihçi olması hasebiyle gidip gördüğü ülkeleri anlatırken hep bir Osmanlı bağı aramış, bu sebeple bazı bölümlerde toplumu, şehri vs. anlatmak yerine kişilere veya mesela bir yapıya takılıp sığ bir anlatıma sebep olmuş.
Kitap, yaşanmış bir hikâyeden esinlenerek yazılmış. Antonio Iturbe, Auschwitz hakkında araştırmalar yaparken keşfettiği kütüphanecinin kitabını almak istediğinde satışın İsrail'den yapıldığını farkediyor, konunun biraz üstüne düşünce de gerçek kütüphaneciyle, Dita Kraus ile, tanışma şansını yakalıyor. Dita'dan çok yararlanarak yazıyor eserini. Eserin oldukça etkileyici olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Nazi mezalimi, Yahudilerin çaresizliği, ve başlarda pek destek bulmayan Siyonizm'in bu zulüm ile beraber gitgide nasıl benimsendiği satır satır anlatılmış. Dramatik bir hikâye olmasının yanında Dita'nın irade ve hayata bakışı ümit veriyor. Ayrıca, şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum: Dün zulme uğrayan mazlumların bugün zulmetmesi, insanı derin düşüncelere sevk ediyor. Her şeye rağmen farklılıklarımız yerine ortak yönlerimizi vurgular ve her canlıya evvelâ canlı olduğu için saygı duymayı öğrenebilirsek dünyayı daha yaşanılabilir kılabiliriz diye düşünüyorum. İyi okumalar!
Kitap Ercan Kesal ile tanışmama vesile oldu. Daha önceden birkaç rol aldığı filmi izlemiştim, ama hakkında bir okuma yapmamıştım. Entelektüel bilgisi, hayata bakışı, hikayeleri ve mücadelesi ilham verici. Anlatım sohbet tadında geçiyor, dili çok akıcı. Şahsen okurken çok zevk aldım. Hayata dair bir kitap. İnsanlığın ortak sorularından birkaçını da ele almış, kendince yorumlamış. Etkileyici! Diğer kitaplarını almayı düşünüyorum. Herkese iyi okumalar!