Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

HÜLYA ER... Tarafından Yapılan Yorumlar

24.07.2008

adından anlaşılacağı üzere kitap, osmanlı özlemini barındırıyor.

osmanlı'nın keşifleri, yönetimi, büyüklerini anlatıyor ve''hepimiz osmanlıyız''diye bitiriyor.

aslında son derece basit bir dille yazılmış kitapta yer yer , hiç haz etmediğim ağdalı cümleler de yok değil.
''...zamanın öğüten, un ufak eden kahhar akışından varlık evimizi siyanet edebilmek için selin üzerine tanıdık öteberiden bir havuz yapmalıyız kendimize mahsus...''gibi.

mustafa armağan, diğer kitaplarında yaptığı gibi yine tarihimizin bilmediğimiz yönlerini anlatıyor bize.

osmanlı nın kusursuzmuş gibi zikredilmesi, yani bu çok gözüme gözüme giren tarafgirlik, tarihi konulu bir kitabı okurken beni rahatsız ediyor ama, yine de kitabın içeriğindeki bilgilerin hakkını vermek lazım.
24.07.2008

kitap akp'li vekillerin eşlerinin hayrünnisa gül olsun, emine erdoğan olsun...tesettüre girme hikayeleri ile başlıyor. hepsinde de ortak özellik evlendikten sonra başlarını kapatmaları.buraya dikkat çekiyor.

sonra türbanlı kızların okuduktan sonra ev hanımı olduğunu belirtiyor.

türbanın tarihsel serüvenini anlatıyor.(ki burada çok çok eskiden saç teli koparılıp büyülerde kullanılmasın diye saçların örtüldüğünden başlatıyor süreci)

kitap türban konusuyla başlayıp epey bu hususa değinince bütün kitabın bunu anlattığı sanılabilir. ama hayır. çok ilginç tarihi anektodlar içeriyor. bir çoğunu da''bu konu araştırılmalı''diyerek sonlandırıyor soner yalçın.''bu konu araştırılmalı, kitabı yazılmalı, filmi yapılmalı''buna katılıyorum. türk tarihinden yüzlerce film çıkar.

soner yalçın okumaya efendi ile bay pipo ile başlayanların önyargıyla yaklaşacağı bir kitap olabilir. zira bu kitaplar bence epey karışık, kafa yorucu.
ama bu kitap daha nefes alır türden. daha sade,daha keyifli.

24.07.2008

tadına doyulmaz bir kitap. tadına doyulmaz çünkü kitap, alatlı'nın net ve rasyonel düşünce ürünü makalelerinden oluşuyor. akıcı ve anlaşılır üslubunun yanı sıra doğru tespitlerde bulunuyor:

-okul öncesi yaşlarda kuran kursları şekilcilikten öteye geçmediği gibi, çocuğu ezberciliğe sevk ediyor.

-imamlığın bir meslek olarak düşünülmesini değil, her müslümanın meslek sahibi bir imam olması gerektiğini düşünüyorum.
imam ya da hatip, bir mavi yaka, orta kademe hizmetli değil, islami dünya görüşüne bütünüyle hakim, deyiş yerindeyse, islam ilahiyatının doktoru olmadığı sürece, camilerin, hissettikleri ilahi dürtüyü reikiden yogaya, adını bile bilmediğimiz nice ruhani ses veren toplulaşmalara yönlendirenlere, kapalı kalmaya devam edeceğini düşünüyorum.

-ne her yasal hak helaldir ne de her haram yasayla önlenebilir.

-çağdaş batılının kitaplı dinlerin hiçbirisiyle uzlaşamadığını görmek lazım. papaz ve hahamların tüm uğraşmalarına rağmen, kilise ve sinagogların batı toplumunun yabancılaştırıcı güçleri arasında yer aldıklarının farkına varmak lazım. insanları tümüyle din dışı bir sistemde ve fakat iyi bir hristiyan ya da yahudi olduklarına, yaşadıklarına inandırmak diye bir şeyin olduğunun ayırdında olmak lazım. çağdaş putperetstliğin farkına varamazsak, kendimizi dindar bellemişken aslında küfr içinde olmamız mümkündür.

-emperyalist kurgu, tahrik ve kıyıma ilişkin hemen hiçbir şey söylemeyen batılı aydınların, tc'nin kurulmasıyla sonuçlanan yakın tarihimizi değerlendirirken kullandıkları lanetleyici dilin, balkanlar'da, kırım'da ve kafkasya'da katledilen ve göçe zorlanan milyonlarca müslüman söz konusu olduğunda tarafsız bir dile dönüşüyor olmasına isyan ediyorum.

gibi.
düşünce dünyamıza yeni bilgi kırıntıları katacak, keyifle okunan bir kitap.