Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
murat aytar Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın denge ayarı bozuk , Biraz fazla sola çekiyor. İnsana dair aradıklarımı , Peri Gazozu'nda daha çok bulmuştum. Bu yüzden Ercan Kesal'ın kalemini merak edenlere Peri Gazozu'ndan başlamalarını tavsiye edeceğim. Kesal'ın bu kitapda düşlediği dünya , yerinde yani sadece düşlerde var olabilir. Metin gerçeklerden uzaklaştıkça çekiciliğini de yitiriyor. Aslında Kesal'da durumun farkında , kitabın girizgahında "en azından yazdım işte" demek için yazıyorum diyor.
Kocatepe'nin batırılışı hatırlanması istenmeyen , tartışılmasından kaçınılan tabulaşmış bir konu. Sanırım Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kurmayları konunun tartışılmasından hoşlanmıyorlar. Rahmetli Meker bu tabuya karşı Cehennemde Ateş Kardeşliği kitabını yazmış. İyi de yapmış.Yazarımız her ne kadar konuyu Hava Kuvvetleri açısından değerlendirmiş olsa da bilinmeyen pek çok olayı ben bu kitapta öğrendim.- Hava taarruzu öncesi Amerikan dışişleri bakanı Kissenger , Başbakan Ecevit'le alay edercesine söz ettiği konvoyun olmadığını , Türk bayraklı gemileri batırırsak kimsenin bir şey diyemeyeceğini söyledi mi?- Taarruzdan sonra Kocatepe battı , diğer iki gemi niye batmadı? - Pilotlarımız diğer gemileri ellerinden kaçırdılar mı? - Gemiler uçaklarımıza karşı ateş açtı mı? - Uçaklarımızdan vurulan oldu mu? - Bu çatışmada uçak kaybettik mi? - Bu rezilliğin asıl sorumlusu kimdi ?
Okurlar , okudukları kitaba emek verdiklerinden olsa gerek , okuduktan sonra kitap hakkında olumsuz söz etmek istemiyorlar. Belki okuduğunuz 100 kitaptan 10 tanesi sizi sarsar , ufkunuzu açar , birkaç gün etkisinden kurtulamazsınız. Bu kitap diğer 90 dan biri. Okurları tarafından çok olumlu eleştirilerle karşılanmasını da anlamak benim için güç. Yazarın bu ilk kitabında denediği yazım tekniği , oldukça sıkıcı. Karakterlerin birinin hikayesi biterken diğerininki başlıyor. Hep bilindik , üzerimde iz bırakması mümkün olmayan , sıradan hikayeler. Kitap başlangıç karakteri ile son buluyor. Arada bazı klişeler de var. Roman yazarla inatlaşıp okunmaz. Fakat kendimi zorlayıp okudum.
Ne zaman Tolstoy okusam , etkileyici bulduğum tüm edebi eserlerin yazarlarının aynı zamanda filozof olduklarını ve yaşamlarından süzdükleri önemli bilgileri bize vermeye çalıştıklarını hatırlıyorum. Sahi insan neyle yaşar ?
Kendini daha fazla tutamadı ve bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Çaresizliğine , yalnızlığına , insanın ve Tanrı'nın zalimliğine , Tanrı'nın yokluğuna ağlıyordu. (Sayfa 65)
Yükseldiğimi sanırken bayır aşağı yuvarlanıyormuşum meğer. Evet olan gerçekten de bu. Başkalarının gözünde yükselirken hayat ayaklarımın altından akıp gidiyormuş. (Sayfa 66)