Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

murat aytar Tarafından Yapılan Yorumlar

11.08.2024

2016 yılında 71. Yunus Nadi Ödülü’nü aldığı için okumaya karar verdiğim bu romanın da , Sema Kaygusuz Mavi Kumru Moteli’nin konukları aracılığı ile insanlarımıza ve toplumumuza ayna tutmaya çalışmış. Kaygusuz devlet , adalet , din , mertlik , cinsellik , sadakat , etnisite ve iyilik kavramlarıyla ilgili eleştirel düşüncelerini bizlere aktarmış. Bazen anlatımını güçlendirmek için başarılı benzetmeler de kullanmış. Örneğin "büyülenerek göğe bakarken kuyuya düşen Thales gibi" derken aslında okuyucuyu başka konulara yönlendirip bir bakıma dinlendirmiş. Ancak yine de etkileyici diğer romanlardaki güçlü kurguyu bu romanda görebildiğimi söyleyemem. Ayrıca güncelliğini yitirmiş ufunet , mülahaza , muhayyile , demevi , hüdayi nabit , feraset gibi artık güncel olmayan pek çok kelimeleri kullanarak kurduğu cümleler okumayı güçleştirmiş. Sanırım Sema Kaygusuz üst düzey romancı olamayacak ve bu romandaki kafayla giderse yerel ve az okunan romanların yazarı olarak kalacak gibi gözüküyor.
08.08.2024

Naci Görür Atatürk Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma ideolojisi ile yetiştirdiği kuşakların 1947 doğumlu üyesi.Elazığ'ın kerpiç evli yoksulluğunda dünyaya gelip 4 yaşında yetim kaldıktan sonra vermeye başladığı zorlu yaşam mücadelesini,günümüzde dünyada saygınlığı olan bilim insanı olarak sürdürüyor.Kalan ömründe amacını içinden çıktığı Türk Milleti’nin bağımsızlığını,canını ve malını koruyabilmek için depreme karşı eğitip bilinçlendirmek olarak belirlemiş. Kitabı iki bölümde değerlendirirsek yanılmayız.Hoca başlangıçta eğitim hayatından ve kişisel anılarından söz etmiş.Sonlara doğru ise 1999 depreminden sonra alınması gereken önlemleri ve deprem dirençli kentler yaratabilmek için yapılması gerekenleri anlatmış.Kitap herkesin çok kolay okuyabileceği akıcı üslupla yazılmış.Yeri gelmişken kitapta adı geçen değerli insanlardan,hocaların hocası İhsan Ketin’i de burada anmalıyım.Ruhu şad olsun.Unutmayın Naci Hoca gibileri okumayanlar Serhan Asker’in Acı Yoruldu’sunu okumak zorunda kalırlar.
04.08.2024

Babanız olduğunu düşünen kişi başkalarına satmakta olduğu annenizi bir kıskançlık krizi sonunda öldürürse, cinayetin ardından o akıl hastanesine sizde aylığı 300 frank karşılığında yaşlandığı için artık fahişelik yapamayan Polonya göçmeni Yahudi kadının Paris’teki kaçak çocuk yuvasına gönderilirseniz bu kötü müdür? Yoksa beterinde beteri mi vardır? Belki de iyi midir? Bizim küçük Muhammed’imiz namı diğer Momo’muz bize görebildiği kadarıyla hayatını anlatıyor. Bu kitap bir romandan çok ötesi. Ahlak felsefesi üzerine sizi iğneleyen, doğrunun, yanlışın, yalnızlığın ve de en önemlisi sevginin ne demek olduğunu sorgulatan bir kara mizah şahikası. Bu şaheser tıpkı sonuna yaklaştıkça başına dönmek istemeyeceğiniz, hayatımız gibi. Kurgusu öylesine iyi ki bugün dönülmesi mümkün olmayan, olsa bile ağırlığını kabul etmeyeceğimiz geçmişimiz gibi yazılmış. Okurken bir önceki sayfayı bir daha görmek istemiyor hep ileriye gitmek istiyorsunuz. Çok beğendim, siz de okuyun.

31.07.2024

Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi , merak uyandıran denemelerden oluşuyor. Denemelerin konularında herhangi sınırlama bulunmuyor. Yakın tarihimize ilişkin konulardan , güncel siyasi durumumuza , toplum biliminden , dil bilimine kadar çok geniş alanda ufuk açıcı değerlendirmelere yer verilmiş. Nişanyan bu seriyi 1000 cilt yazsa hepsi de okunur. Ancak benim kitapta yazılanlardan daha çok merak ettiğim bir konu var. Neden bu kitaplar bu kadar az satılıyor? Yayımlandıktan 40 gün sonra 31.07.2024’de Kitapyurdu’nda ki toplam satış rakamı 140. Yanlış okumadınız sadece yüz kırk. Bu da bizim ayıbımız olarak burada kayda geçsin. Arkadaşlar satın alın pişman olmazsınız.
31.07.2024

Romain Gary okuyucusunu, hakkında çok az düşünülen, çok az konuşulan, modern toplumlarda bile tabu olmaktan çıkamamış bir konuda, oldukça iyi kurguyla karşılıyor. Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran romanda sorulanlar, sorulara verilen yanıtlar ve insanın kendisi hakkında bilgi sahibi olmasının çok zaman alabileceği gerçekliğine yapılan vurgu övgüyü hak ediyor. Erkeğin iktidarı nedir? Sonu gelir mi? Gelirse ne olur? Bu sorulara yazarın cevapları, biz okurların cevapları ve bütün cevaplar üzerine düşünmek için, edinmeye değer çok güzel bir roman.