Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

meseller Tarafından Yapılan Yorumlar

07.12.2025

2025 ajandamı çalmışlar, koleksiyonumun eksiğini tamamlamak için geri döndüm :)
07.12.2025

benim için alışkanlık oldu artık, her yıl sonu yeni ajandayı heyecanla bekliyorum
18.11.2025

Özkara, başarısızlığı yüceltmiyor, ama onu hayatın doğal bir parçası olarak kabul etmemizi istiyor. Başarısızlıktan kaçtıkça küçülüyoruz, oysa kucakladıkça büyüyoruz. Kitap boyunca hissettiğim en güçlü şey buydu: Kalkmak, çalışmak ve başarısız olmayı göze almak... Çünkü belki de gerçek başarı, asla düşmemekte değil, her seferinde yeniden kalkabilmekte.

Bu kitabı okurken içimden şu geçti Hepimiz hata yapıyoruz, hepimiz düşüyoruz, hepimiz yoruluyoruz. Ama önemli olan, kendimize şunu söyleyebilmek: “Ben buradayım, yeniden denemeye hazırım.” Ve bazen, yeniden denemek bile başlı başına bir zafer.
18.11.2025

Stoa felsefesinin geç dönem düşünürlerinden biri olan Epiktetos günümüze hiçbir eser bırakmamıştır. Söylevler ismindeki bu eser, öğrencisi Arrianus tarafından kaleme alınmıştır. Arrianus bu konuda şöyle der: "Epiktetos'un Söylevler'ini, onları yazma kudreti gösterebilecek bir kimse edası ile derlemediğim gibi; hiçbir zaman onları kendim yazmış gibi teşhir etmedim." Söylevler kitabı dört kitaptan oluşuyor. Bunlar da kendi içlerinde 95 alt bölüme ayrılıyor. Bu bölümlerde, pek çok konuya dair fikir, olay, söz ve insanlar örnekleniyor.
18.11.2025

Bazı kitaplar vardır, ilk sayfasında değil, son cümlesinde sarsar insanı. Jamal tam da böyle bir kitap. Sessizce başlar, ama bittiğinde iç sesinizi susturamazsınız. Selahattin Demirtaş, politik bir figürden çok daha fazlası olduğunu bir kez daha gösteriyor ve bu kez yargıların değil, kelimelerin gücüyle karşımıza çıkıyor.
Kitap, sadece adını taşıyan bir öyküyle değil; kadınların, çocukların, yoksulların, göçmenlerin ve susturulanların hikâyeleriyle dolu. Her öykü bir yara gibi açılıyor, ama öyle bağırmadan, ajitasyona kaçmadan...
Her cümle, duyulmayanların sesi, görülmeyenlerin aynası. Bu kitapta duygu var ama duygu sömürüsü yok. Adalet var ama klişe adalet kavramlarından uzak ve en önemlisi: İnsanlık var, vicdan var...
Cezaevinden yazılmış olması bu kitabı daha da derinleştiriyor. Çünkü dışarıyı içeriden görmeye çalışan biri değil; içeriden, içeride olanı anlatan biri konuşuyor, bu da kelimelere bambaşka bir ağırlık yüklüyor.