Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
meseller Tarafından Yapılan Yorumlar
Uzun zamandır bu kadar keyif alarak Dostoyevski eseri okumamıştım. Aşırı beğendim. Beni üzen tek tarafı çok ince olması. Keşke 600-700 sayfa civarlarda olsaydı da doya doya okuyabilseydim bu eseri dedim içimden. Gerçekten çok güzeldi.
Şiddetsiz iletişimi İlme Vefa'da hocalar arası ders olarak yaptık. Bu ekole dair değil de bu kitaba dair söyleyebileceğim, hem yazım tarzı hem verilen hayattan misaller gayet ufuk açıcıydı. Tek başına okuyunca aynı etki olur mu bilmem ama biz ders olarak yaptığımız için kendi ufkumuzu katarak ve kendi hayatımıza uyarlayarak bir çok bölümden faydalandığımızı ifade etmem gerekir. Efendimizin o herkese hitap eden, yerine göre seyreden şahane uslubuna hayran olarak, çağın paldır küldür ve net olmayan çıkarcı uslubunu reddederek, elimizden geldiğince her çiçekten ayıklayarak bal toplamaya çalışıyoruz. Gayemiz bu. Böyle kitapları direk önermiyorum çünkü bu tür kitaplar kimine ilaç kimine zehir olabiliyor. Velhasıl biz fayda sağladık.
İçeriğinin doluluğuyla bundan önceki diyaloglardan fark edilerek ayrılan Phaidon sonunda sizi hüzne gark eden bir eser olarak Savunma gibi bir nihai sona sürükler. Ruh ve onun ölümsüzlüğü, çarpıcı bir şekilde antik yunan coğrafyacılığının ileri tespitleri, değişim, oluşum, zıtlıklar antik cennet ve cehennem tasavvurları aklımda kalan yerleri.
Uzun zaman sonra böyle keyifli bir kitaba rastlamak mutluluk verici. Ayrıntı Yayınları’ndan bu sene basılmış olan oldukça yeni bir kitap bu. Daha önce paylaşmış olduğum stoa felsefesiyle ilişkili kitaplardan farklı olarak -yazar özellikle onlarla aynı kategoriye girmediğini belirtmiş- burada Seneca’nın görüşleri güncel ve derinlemesine felsefi bir yaklaşımla ele alınıyor. Görebildiğim kadarıyla yazarın da ilk kitabı. Sadece felsefe açısından değil, herkes tarafından okunabilecek, hatta okunsa hayatımıza anlam katmamıza yardımcı olacak bir kitap. Bir şans verin derim
Ne yazarsa okurum" diyebileceğim bir yazar Dan Ariely. Bu kitabında da uzmanı olduğu, insanın akıldışı (akılcı olmayan) yanlarına değinmiş ama bu kez içine düştüğü bir sosyal medya travmasından çıkmak için. Kitabı yazmak üzere bir kulübe kiralamış ve orada tamamlamış eserini. Hiç beklemediğim bir girişle başlıyor eser: Şeytanlaştırma. Ariely; altı kısım, 12 bölümde, inandığımız yanlış şeylere neden inandığımızı ve bu, "yanlış inanışlı" insnaların ne kadar çok ve katı olabildiğini açıklıyor. Kitaptaki anahtar terim, "Yanlış İnanış Hunisi". Şöyle açıklıyor: "Yanlış inanış süreci bir huni olarak düşünülebilir. Bu huniye ilk girildiğinde kişinin bilim, sağlık, siyaset, medya ve benzeri alanlarda kabul edilmiş gerçekler ve yerleşik bilgi kaynakları hakkında sadece birkaç kuşkusu olabilir. Huninin dibindeyse tüm 'ana akım' kaynaklar reddedilir ve insanlar alternatif gerçekleri ya da komplo teoilerini bir an bile tereddüt etmeden benimser."