Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Seyma Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

31.03.2016

Taşrada yaşayan ve beş bekar kıza sahip olan Bennet ailesinin, zengin ve soylu bir beyefendinin kendilerine komşu olmasıyla değişen hayatını konu ediniyor kitap.Dönemin getirdiği sosyal sınıf farkı bariz derecede işlenmiş.Genç ve soylu bir adamın tutkulu bir sevgiye karşı gururu ve önyargısıyla verdiği mücadeleyi de içeriyor eser. Kitabın sayfaları nasıl akti gitti anlayamadım. Güzel bir eserdi.
29.03.2016

Kadının duygularını okurken farklı bir hisse kapıldım. Hiçbir karşılık görmemesine ve gururunun fazlaca kırılmış olmasına rağmen yazdığı satırlarda kadının eksilmeyen aşkını çok güzel ifade etmiş Zweig. Kitap ağırlıklı olarak kadının sevdiği adama gönderdiği bu mektubu kapsıyor. Akıcı bir anlatim mevcut fakat adamın düşünceleri geri planda kalmış. Kitabın eksik yönü bana kalırsa bu. Sadece kadının mektubunun odak noktası yapılması beni tatmin etmedi. Okuyunca acaba adam neler düşündü diye sormadan edemedim. Hem sayfa sayısı hem de konusu itibariyle bir çırpıda okunabilecek, çerez tadında bir eser.
26.03.2016

Yazar okuyucuyu tarihin derinliklerine çekip; Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk ile tanıştırıyor. Efsane bu üç isim arasındaki alaka daha akıcı ve etkileyici anlatılamazdı. Yaşadığı anın tadını almaya çalışan ve bunun yanı sıra ilmi meselelerle alakadar olmaktan zevk alan Ömer Hayyam; din, tarih, felsefe ve gök bilimine dair her şeyi okuyup zihine nakşetmiş Hasan Sabbah; devlet yönetiminde söz sahibi olan, devrinin en maharetli devlet adamı Nizamülmülk. Olaylar aktarılırken aralara serpiştirilen Hayyam dizeleri okuyucuyu hem düşündürüyor hem de ruhunu besliyor. Insan bu dönemleri okurken gerçekte var olduğu zamandan kopuyor. Olayların yanı sıra şehirler o kadar güzel tasvir edilmiş ki bir ara Semerkand'a, bir ara Merv'e, daha sonra Alamut'a, Nişabur'a, Tebriz'e doğru kanatlanıyorsunuz.Hiç bitmesin deriz ya bazı kitaplar için, işte Semerkant benim için o kitaplardan biriydi.
24.03.2016

Hem dini ilimler hem de fenni ilimler konusunda kendini bir hayli yetiştiren fakat bir gün ruhunu huzursuz eden bir şüpheyle karşı karşıya gelen Raci'nin; Aynalı dede ile karşılaşarak ruhunu kemiren bu şüpheleri giderme aşamaları anlatılır bu güzel eserde. Zira Raci hakikati arayan bir yolcu, Aynalı dede ise hakikati bulmuş bir kuldur. Şüpheler içinde boğulurken bir mezarlıkta Aynalı dedeye rastlayan Raci, onun yanına her gidişinde hayali yolculuklara çıkar ve bu yolculuklardan pek çok şey öğrenir.Yazar bu yolculukları ifâde ederken muhayyilesinin ne kadar geniş ve güçlü olduğunu okuyucuya bizzat hissettirir. Zira insan okurken o aleme dalar ve kendini oradaymış gibi hisseder.Vahdet-i Vücûd ilkesi kitaba hakim. Özellikle "Saadet nedir?" sorusuna bazı peygamberlerin; Aristo, Platon gibi düşünürlerin, Lokman Hekim'in, Buda'nın v.s. cevap verdiği kısım çok hoştur.Kitabı her yönüyle çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ediyorum
18.03.2016

Ilk kez okuduğum bir yazardı. Kitabın ismini çok duyduğum için merak etmiştim. 2.Dunya Savaşı sırasında zarar görmesin diye ailesi tarafından bir adama teslim edilen çocuğun hikâyesi yer alıyor kitapta. Henüz küçük yaşta olan bu çocuğun savaşın yıkıcı etkisinden korunmak adına bulunduğu ortamdan uzaklaştırılmasına rağmen bu durum yeni hayatında daha büyük sıkıntılarla karşılaşmasına sebep olmuştur. Esmer olan çocuğun yöre halkından farklı olması dolayısıyla Çingene ya da Yahudi olarak algilanmasi güzel bir şekilde ele alınmış. Irkçılık çocuğa hayatı zehir etmiştir.Dışlanmış olmanın verdiği ruh hali kitapta ayrıntılı bir biçimde yansıtılmıştır. Eserin dili akıcı fakat olaylar anlatılırken aynı olayları tekrar okuyormuşsunuz hissi uyandırıyor okuyucuda.Ayrıca final kısmı beklediğim kadar etkileyici değildi.Eseri bu kadar çok okunmasına rağmen beğendiğimi söyleyemeyeceğim.